kapat

07.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
S u p e r o n l i n e
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Barış'ı hiç unutmadık

Bir ruh, gönül ve barış birliği idi, o akşam... Alabildiğine dolu koca Lütfi Kırdar salonunda esen, müziğin kendine özgü birleştirici havasıydı. Ve müzik aracılığıyla nerdeyse tüm bir ulusun üzerinde birleştiği bir duygusallığın yaratılması...

Barış Manço Projesi'nin onu ilk ölüm yıldönümünde anma girişimi, yer ve protokol sorunları dışında çok başarılıydı. Beni en çok etkileyen, Manço'nun hemen hepsini bildiğimiz, ama kimilerini o kadar iyi tanımadığımız (Örneğin "Güle Güle Oğlum" ya da "Kırkıncı Yıl" ne kadar harika bestelermiş) parçalarının müzikal kalitesi oldu. Büyük bir orkestra ve geniş bir koro tarafından seslendirilen bu parçalar, Türkiye müziğinin evrensele kanatlanması alanında parlak bir örnek oluşturabilirdi.

Erdal Kızılçay'ın düzenlemeleri, uluslararası piyano virtüozumuz Mehveş Emeç ve genç, parlak piyanist Eser Taşkıran'ın (Sanırım sevgili dostum Gökçen Taşkıran'ın oğlu) katkıları, Halit Kıvanç'ın sunuşu, her şey çok güzeldi.

Barış Manço, şu günlerde Türk halkının üzerinde anlaşabildiği sayılı sanatçılardan biri olma özelliğini taşıyor. Bu açıdan, onu birleştirici bir simge gibi almak ve sanatını, sevimli kişiliğini, çocuklarla inanılmaz dostluğunu ve elbette müziğini sürekli gündemde tutmak gerekiyor. "Mançoloji" albümü hepimizde var ama orada birçok parçası (bu arada "Güle Güle Oğlum") yok. Onları da içeren yeni albümler gerek Mançoseverlere...

Evet, ilk sınavını başarıyla veren Manço için bir kitapla o geceki müziğin CD/kasetlerini de yayınlatan Barış Manço Projesi, bu etkinlikleri düzenli olarak sürdürmeli, Barış'ı her yıl anmayı ihmal etmemeli.

Yoksa, belli olmaz, 20 yıl sonra bir densiz çıkıverir, "Barış Manço da kim, yaptığı zaten o yıllardaki pop müziğimizin biraz üstünde olan şeylerdi. Kendisi de hurafelere inanırdı, karısını aldatırdı, filan da filan" diyerek inciler döktürebilir!..

Levent'te yeni Kültür Merkezi
Önceki belediyelerin bir türlü çözemediği Levent, Çalıkuşu Sokak'taki kamu arsası, sonunda tümüyle yararlı biçimde değerlendi. Üç katlı çok güzel bir otopark yapıldı (Ve yarı yarıya boş duruyor: Oysa iki adım ötede, Levent meydanında bir arabalık yer için insanlar boğaz boğaza geliyorlar!) ve üstüne de çok güzel bir salon ve fuaye açıldı.

Beşiktaş Belediyesi, bu güzel salonun işletmesini beş yıl için TÜRSAK Vakfı'na devretti. Geçen akşam, salonun TÜRSAK Sineması adıyla açılışı vardı: Polonya filmleri haftası için... Başkan Yusuf Namoğlu, Orhan Gencebay, Atıf Yılmaz, Lale Mansur gibi ünlüler vardı.

Bu yeni salon, "barlar sokağı" Çalıkuşu ve Levent için bir kazanım. Hafta boyu Polonya filmleri sürecek; sonra da bir sanat sineması gibi çalışacak. Civardaki tüm sanatseverlere duyururum.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır