Gerçi liderleri, siyasi çizgilerinin doğruluğuna ve ülke için yarattığı projelere göre değerlendirmek gerek ama...
Bizde liderler bir nevi sahne yıldızı gibi algılanıyor.
Ya hayranlık, ya nefret!
Bundan Demirel de nasibini alıyor.
Ne ki benim sözlerim, sempati vaya antipatiden kaynaklanmıyor.
Amacım şunu anlatmak:
2. Çankaya tezine daha net bakabilmek için çok önemli bir pozisyonu ayırt etmek gerek...
Bu pozisyon, Demirel'in siyasetteki duruşu ve etkinliğidir...
Dikkat ederseniz, özellikle Mesut Yılmaz ile Tansu Çiller, Baba'nın Çankaya'da kalması için adeta çırpınıyorlar.
Neden?..
Çünkü, Demirel'in örtülü mesajını çok net algılıyorlar...
Eğer aşağı inersem, siyaset yaparım ve o zaman ne olacağını siz bilirsiniz, ona göre!..
6 defa gidip 6 defa geri gelen, sonunda da tereyağından kıl çeker gibi Çankaya'ya tırmanan Demirel'in, üstelik bu enerjiyle, siyasete giriştiğinde neler yapabileceğini kimseler kestiremez.
Siyasi yasaklıyken, Özal'ın güçlü karizmasına ve tuzaklarına rağmen, nasıl yeniden dirildiği henüz hafızalardan silinmedi...
Doğrusuyla eğrisiyle, Demirel'in siyasi potansiyelinin, çelik putreller üzerine oturmamış Türk siyasetini, nasıl çatırdatabileceği tartışma götürmez.
O halde, 2. Çankaya tezini altında yatan asıl gerçek:
Demirel'in atkif politikaya soyunup soyunmaması, meselesidir.
O zaman da, sağ'ın liderleri tarafından neden desteklendiğinin anlaşılması kolaylaşır.
Biz, Çankaya'da kim otursun, diye tartışıyoruz....
Liderler, "Demirel siyasete insin mi inmesin mi diye tartışıyorlar.
Maateessüf Ankara'nın yakın kaderi yine Demirel'e bağlanmış görünüyor.
Genç(!) liderlerimiz Yılmaz ile Çiller, bundan gurur mu duyuyorlar yoksa ızdırap mı, işte onu kestiremiyorum...
Hiç renk vermiyorlar ki!..
Fazilet içindeki yenilikçi kanadı kastederek, "Bunlara hastalık sirayet etti, Allah şifa versin" dedi...
Tipik bir Erbakan yaklaşımı!.. Yenilikçi kanat, Erbakan gölgesinin, partideki siyaseti güdükleştirdiğini, özgür politika üretilemediğini, Fazilet'in geçmiş bağlardan kurtulması gerektiğini savunuyor.
Doğrudur veya yanlıştır. Ama Erbakan'ın değerlendirmesi çok güzel:
Bunlara hastalık sirayet etti... Liderden farklı düşündüğün zaman yaftayı yapıştırıyorlar: Sen hastasın!.. Allah'tan "keçileri kaçırmış" demiyorlar.
İlker SARIER