kapat

07.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
S u p e r o n l i n e
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Bölge liderliği için dünya liderinden yararlanalım
TÜSİAD'ın ABD Temsilcisi Abdullah Akyüz, Türkiye'nin bu ülkenin verdiği destekten azami yararı sağlaması için bir strateji belirlemesi gerektiğini söyledi

TÜSİAD'ın Washington Temsilcisi ve İMKB'nin eski Başkan Yardımcısı Abdullah Akyüz, Türkiye'nin Amerika için önemli bir ülke olmaya devam edeceğini belirterek, ABD'nin bilgisayar, haberleşme ve elektronik ticaret alanındaki dünya liderliğinden yaralanılması gerektiğini belirtti. Akyüz, bu alanlarda ortak yatırıma gidilmesi halinde Türkiye'nin teknoloji alanında bölgede lider konumuna yükseleceğini söyledi. Abdullah Akyüz Sabah'ın sorularını şöyle yanıtladı.

ABD'nin bize ilgisi neden? Türkiye politikasında bir değişiklik mi oldu?

Aslında ABD'nin Türkiye'ye ilgisi çok yeni değil. Ancak son zamanlarda belirginleşen bazı unsurlar var. Fakat ABD'nin Türkiye'ye ilgisine bakınca bunun temel nedeni, ABD'nin stratejik bakması. ABD'deki bir çok kurum, bir karar alırken çok uzun bir zaman boyutu içinde çeşitli senaryolar geliştirerek o konuyu inceliyorlar. Aynı yaklaşımı Türkiye ile olan ilişkilerine de uyguladıklarını görüyoruz. Ancak bu sadece Türkiye için geçerli değil. Türkiye, ABD açısından birçok stratejik konunun birleştiği bir ülke.

* Nedir bunlar?

Bunun bir tanesi ABD'nin Rusya politikası. SSCB döneminden beri ABD, Rusya'nın bölgedeki genişlemesini kontrol edebilmek açısından Türkiye'ye hep önem atfetmiştir. Hâlâ ABD, Rusya'ya çok önem veriyor. Bir şekilde kontrol edilmesi ABD'nin önemli bir politikası.

İkincisi enerji boyutu. Türkiye hem Orta Doğu hem de Hazar Havzası petrolleri anlamında önemli. Petrolle bağımlı olarak Türkiye'nin bir önemli rolü ise taşıma. Eğer petrol Rusya üzerinde varolan boru hatları üzerinden taşınırsa bu Rusya'nın gücünün korunması ve özellikle de petrolü üreten ülkelere karşı Rusya'nın dominant bir durumda olmasına yol açacak, onları bağımlılık altında tutacak. Dolayısıyla o ülkelerin ekonomik özgürlüğü için petrolünü bağımsızlıklarını zedelemeyecek bir şekilde dağıtma imkânına sahip olmaları önemli. O nedenle Bakü-Ceyhan hattı bu ülkelere sunulmaya çalışılan bir proje.

Üçüncü boyut, İsrail-Türkiye ilişkileri. Biliyoruz ki, İsrail, ABD'nin her zaman destek verdiği, menfaatlerinin çakıştığı bir müttefiki. ABD'deki Yahudi lobilerinin çok büyük gücü var. Türkiye, İsraille ilişkileri daha da ilerletip, askeri alanda, istihbaratta birliktelikler kurdu. Ekonomik olarak ilişkiler canlandı. Dolayısıyla İsrail'in bölgede ayakta durabilmesinin sağlanması anlamında Türkiye'nin bu ülkeyle ilişkileri çok önemli. Sadece İsrail'le de bağlı bakmamak lazım, bölgenin diğer ülkeleri açısından da önemimiz var.

Dördüncü konu Irak. ABD hükümetleri Saddam'a karşı çok ciddi bir tavır içindeler. Böyle bir ortamda, İncirlik Üssü'nün kullanılması ve oradaki bazı operasyonlarına destek verilmesi için de Türkiye çok önemli. Bu belki kısa vadeli, ama Türkiye, ABD için önemli bir ülke olmaya devam edecek. Irak, yarın gündemden çıksa bile ABD'nin bu bölgede kendi dilinden anlayan ve işbirliği yapabileceği bir ülke olması nedeniyle Türkiye politikasında, değişikliğe gideceğini düşünmüyorum.

Bir beşinci boyut, Balkanlar boyutu. Kosova, Bosna, yaşanan bir çok şey, Türkiye'nin tarihi ve coğrafi etkisi dikkate alındığında çok önemli. Oradaki bölgenin sorunlarının çok kısa vadede bitmeyeceği de biliniyor. ABD, NATO ya da AB, oradaki müdahaleyi kim yapacaksa Türkiye'nin kendisi için öneminin bilincinde.

Bütün bunların ötesinde, Türkiye'nin bizatihi ekonomik açıdan arzettiği bir önem var. Gelişmekte olan en önemli 10 ülke arasına sokarak Türkiye'yi, G-20'ye sokmak için verdiği destekle, Türk ekonomisine verdiği önemi de ortaya sermiş durumda.

Müteşebbislerinin bölge ülkeleriyle iş yapma üslubunun yakınlığı nedeniyle hem ABD için önemli bir ekonomik partner ve ihracat pazarı olabilir hem de diğer bölgelerde yapacakları yatırımlar için önemli bir atlama tahtası olabilir. İşbirliği imkânları doğabilir. Şimdi bir de AB boyutu buna eklendi.

Bu ilişkinin, saydığımız nedenlerden dolayı ve global ekonomiye uyum açısından önümüzdeki yıllarda yararı olabilir mi?

Bu ilişkinin nasıl gelişeceği veya ABD'nin sağlayacağı bu destek çerçevesinin somut olarak nasıl gelişeceği, Türkiye'nin bundan nasıl yararlanabileceği konusu çok şeye bağlı. Burada Türkiye'nin çok net bir şekilde, bu destekten nasıl yararlanabileceğinin stratejilerini belirlemesi lazım. Türkiye bu destek sayesinde neler kazanabileceğini, ne istediğini bilebilirse çok daha yararlı olabilir. Yani Türkiye, ABD şirketleriyle ilişkilerinde nasıl bir strateji izlemek istiyor? Hangi sektörlere öncelik vermek, ABD sermayesini hangi sektörlere çekmek istiyor? ABD sermayesiyle üçüncü ülkelerde neler yapabilir? Dünyanın en büyük tüketim pazarı olan ABD pazarına neleri satabilir? Bunların analizini yapıp Amerikan makamlarıyla masaya oturduğu zaman kendi tercihlerini de masanın üzerine koyabilmesi lazım.

Türkiye reformlarını iyi anlatmalı
Türkiye'de ABD yatırımlarının durumu nedir?

Genel olarak Türkiye'ye gelen yabancı sermaye çok az. Bunun içinde ABD sermayesi belki üst sıralarda ama rakam olarak çok düşük durumda. Tahkim gibi son düzenlemeler nedeniyle özellikle enerji yatırımları konusunda ABD yatırımlarının artmasını bekliyoruz. Zaten çok somut adımlar da var. Telekomünikasyon alanında da bu yatırımların olmasını bekliyoruz. Bunlar Amerikan yatırımlarını artıracaktır. Fakat bence Türkiye; ABD'nin liderlik ettiği dünyada, bilgisayar, haberleşme ve elektronik ticaret alanlarından yararlanarak, bu alanlarda da yatırım yapmasını özendirmeli. Türkiye'nin teknoloji alanında, yüksek teknolojili ürünlerde ve hizmetlerde, bölgede lider konuma gelmesini sağlayacak yatırımları ABD şirketleri ile birlikte yapması gerekir. Kapital ve know-how desteği alınması önemli bir konu. Türkiye'nin strateji geliştirerek, yarıştan kopmamasını sağlayacak yatırımları yapmalı. Bu konuda dünyaya baktığınız zaman bizlere en büyük desteği sağlayacak ülke ABD.

Portföy yatırımlarının büyük kısmı ABD'den geliyor. Türkiye portföy ve özellikle hisse senedine yapılacak yatırımlar açısından ABD'den çok daha fazla portföy yatırımı getirilebilir. Özelleştirme kapsamında bu düşünülüyor, ama biraz daha ağırlık verilmesi gerekir. Çünkü ABD, birey başına en fazla portföy yatırım yapan ülke konumunda.

Burada bir noktaya değinmek istiyorum; Türkiye şu anda içerde geliştirdiği, siyaset, insan hakları ve ekonomi reformlarıyla buna daha uygun bir ortamı sağlamaya başlamış durumda. Bundan sonra gelecek adımlarla bunu pekiştirecek. Bu süreçte Türkiye'nin bu farklarını, reformlarını çok iyi anlatması gerekir. Bizim de TÜSİAD ABD Temsilciliği olarak yapmayı planladığımız öncelikli şeylerden biri bu. Olabildiğince bu pozitif gelişmeleri, Türkiye'ye daha fazla sermaye girmesine, daha fazla şirketin Türkiye'ye girmesine neden olacak bir gelişmeye dönüştürmek istiyoruz.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır