kapat

03.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Tarih nevalesi

Berlin'de yılbaşı gecesi doğan Türk ikizleri Mircem ile Mircan kısmetleriyle geldiler:

Alman Hükümeti, çocuk parasını yeni yılda 250'den 400 Mark'a çıkarma kararı almıştı. Baba Hayri Doğrusöz, böylece her ay 800 DM (230 milyon TL) Alman nüfusuna destek prim alacak.

Türkler olmasa Almanya'nın hali gerçekten harap.

Geçenlerde de değinmiştik;

Almanya, AB'nin nüfusça en hızla küçülen ülkesi. 82.3 milyon olan nüfusunun, 25 yıl sonra 76.2 milyona düşeceği hesaplanıyor. (AGİT PA için Hazırlanan Fransız Raporu Ekim 1999.)

Almanya buna karşı önlem üzerine önlem alıyor.

Çoçuk parasına zam yapıyorlar. Ücretli hamilelik ve lohusalık izinlerinin süresini uzattıkça uzatıyorlar.

Çoğu yerde doğum ve bebeğin ilk masraflarını belediyeler üstleniyor.

Ama nafile.

Almanlar ne hamile kalmak istiyorlar, ne de hamile bırakmak. Yetkililer nüfus planlamasını gizlice sabote etmeye çalışıyor.

***

Bu arada doğum kontrol haplarını gizlice aspirinle değiştiren, veya prezervatif satan makineleri tahrip eden Hıristiyan Demokrat partili gençler türediği yazılıp çiziliyor.

RTL TV kanalı, Almanlar'ı gayrete getirmek için hafta sonları cinsel iştahı açıcı filmler gösteriyor.

Ama nafile.

Geçenlerde bir Alman gazetecisi söylemişti: "Bu önlemler yalnızca Almanya'daki Türkler'e yarıyor!"

Mircan'la Mircem işte bu gelişmelerin simgesi olarak yeni binyılda dünyaya geldi.

Aynı gece Türkiye'de dünyaya gelen yüzü aşkın bebek başına ise devletimiz bilindiği gibi 600 bin lira (yani 2 DM), çocuk parası ödüyor.

Türkçemizdeki "sürümden kazanmak" sözü herhalde bu durumlar için geçerli.

Berlinli ikizlerin babası, Güneydoğulu değil. Anne ise Bulgaristan göçmeni bir Türk.

Bu yüzden, Alman basını veya diplomatları "O bebekler, Türk değil, Kürttür!" türünden bir mızıkçılık yapamadılar.

Türiye'nin AB üyeliği ne kadar geciktirilse geciktirilsin, beş yıl, o da olmazsa on yılda, daha da çok taş konursa, bu binyıl içinde mutlaka gerçekleşecek.

Türkiye'yi yeni bahanelerle, AB'den uzak tutabilirler.

Ama Almanya'daki, nüfusları her gün doğal yollardan da artan Türkler'i azaltmak AB'ye bebek nüfuz etmelerini önlemek kolay değil.

Almanlar'ın 2 milyonu aşkın yurttaşımızın bölümünü, Kürt diye ayırmaları, bunlara ayrıcalıklar sağlayıp birçoğuna sığınmacı diye maaşa bağlamaları Türk nüfusu küçük göstermek için.

İnşallah geri kalanları da Fenerbahçeli, Galataraylı, Beşiktaşlı veya Trabzonsporlu diye bölmezler.

***

Almanların bu eksiğini Amerikalılar gidermeye yönelmiş görünüyor. Atatürk'ü zamanında iki kez kapak yapan Tİme dergisi, yılsonu sayısında bin yılın önemli şahsiyetleri arasında nedense Atatürk'e bir yer bulamamış.

12. yüzyılda yaşamış olan Salahattin Eyyubi'yi ise Einstein'ın da aralarında bulunduğu en önemli milenyum şahsiyetlerinden biri ilan etmiş.

Dergi, o yüzyılda fotoğraf çektirme olanağı bulamayan Eyyubi'nin bu eksiğini, Fatih'inkini anımsatan görkemli yağlı boya temsili bir portreyle ve altına da "Büyük Kürt komutan" yazarak gideriyor.

Einstein ve Roosevelt uzun uzun anlatılırken, Eyyubi'nin kurduğu devletin değil, onun Kürtlüğünün başlıklara taşınması ve yazının içindeki, "Ortaçağ'dan itibaren Ortadoğu'daki siyasal gelişmelerin dışında tutulan Kürtler"den söz edilmesi, acaba bir rastlantı mı?

Yoksa, Kuzey Irak'ta bir devlet kurulmakta olduğuna göre, "artık ona bir tarih ve komutan icat etmenin zamanıdır!" mı?

Eyyübi Hükümdarı'nın Kürtlüğünü kullanmak ve onu başlıklara taşımak Apo'nun bile aklına gelmedi. Ama herhalde şimdi Kürt Devleti'ne bir de, sentetik tarih yaratma zamanı geldi.

Ki, Amerikan ünlü yemek tarifi dergisi Saveur bile arada bir benzer gayretlere yöneliyor. Örneğin Türk mutfağıyla ilgili bir yazıda patlıcan dolması tarifi verirken, parantez açılıyor; üzüm ve fıstığın Kürtçesi ve Ermenicesi de yazılıp, Türkler 1915'te 15 bin günahsız Ermeni'yi de kesmişlerdi, Türkler Kürtler'i hep katlettiler türünden, Amerikan ev kadınları için hayati ve tarihi ayrıntılar veriliyor.

Yine de yeni binyılda her türlü ırkçılığın son bulması dileğiyle.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır