kapat

03.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Al gözüm seyreyle İstanbul'u..

Bizim Sabah'ın dünkü Pazar ekini gördüyseniz, benimle ilgili neşriyatı da görmüşsünüzdür.. İlavenin yayın paşası olan Deniz Hanım sayesinde, artık okurdan saklımız gizlimiz kalmadı.. Herşey kabak gibi ortada..

Tutmuşlar, dünkü "Pazar Eki"nin koca bir sayfasına, hani "Yaşam" diye bir sayfa var ya işte tam oraya "hallerimi" işlemişler..

Sözde Sabah'ın bencileyin bir yazarı anlatılıyor ama sayfanın ana fikri "Ben sana köşe yazarı olamazsın demedim, adam olamazsın dedim.." şeklinde anlaşılıyor..

***

Benimle ilgili bir sayfanın tepesine konan "Yaşam.." sözcüğüne öteden beri takığımdır.. Hiç sevmem..

Erkek milletinin hayatına yön veren en önemli dinamiği "rutubetli" olarak tarif etmek hangi sersem dil meraklısının marifeti ise bütün medyayı peşine taktı..

Çevremde bu sözcüğe bir ben direniyorum.. Yine de benimle ilgili bir sayfanın tepesine kondurmalarını engelleyemedim..

Sallamak serbest
Bu sayfanın esprisi şu.. Bir tip seçiliyor.. O tipe önem vehmedilerek, hayatı kent ölçeğinde sorgulanıyor.. Alınan cevaplara göre de sayfa dolduruluyor..

"Kahvaltısını işte burada yapar.."

Başlığın altında İstanbul'un en şık mekanlarından birinin fotoğrafı..

"Alışverişte bu mağazadan vazgeçemez.."

Bu başlığın altında da yine sattığı mala anasının nikâhını isteyen bir butiğin fotoğrafı.. Adam normal şartlarda o mağazanın önünden geçmiyordur.. Geçse; bir takım elbiseyi ya kat karşılığı alacak, ya otoyla takas edecek.. Ama kendisinden böyle söz edilmesine itiraz etmez..

Bazen söz konusu zatın hayatıyla ilgili fazla detay bulunamaz.. Veya sayfa boş kalmıştır.. Sekreter tutar, Dolmabahçe Camii'nin fotoğrafını kor, altına da yazar:

"Bayram namazlarını burada kılar.." Hayatı detaylandırılan erkekse mesele yok da, bazen sosyeteden bir hanımı anlatırken de aynı şeyi yapıyorlar.. Bir Allah'ın kulu da çıkıp "Bayram namazı kadınlara caiz değil.." diye itiraz etmiyor..

İşin içine bir de "halkla ilişkiler" katmak icap ettiğinden bu sayfaların değişmez fotoğraflarından biri de Bebek veya Rumelihisar'daki manavlardan birinin tezgahıdır..

Başlığı da değişmez: "Manav Mehmet'ten vazgeçemez.."

Sanki İstanbul'da başka manav yok.. Sanki Manav Mehmet, sattığı portakalların içine enjektörle rakı şırınga ediyor..

Okuyucu haliyle bir file dolusu zerzevatı, bir dönüm bostan fiyatına satan Manav Mehmet'in neden vazgeçilmez olduğunu düşünmeye başlıyor..

Gönüllü kazıklanmanın dışında bir sebep bulunamadığından okur ister istemez; yazıda sözü edilen kişinin Manav Mehmet ile hissi ilişki içinde bulunduğunu düşünmeye başlıyor..

Her durumda akla ziyan bir takdim..

***

Deniz Hanım beni yakalayıp da "Selahattin Duman nasıl bir İstanbul'da yaşar.." der demez, başıma gelecekleri anladım, korkudan kalbim duracak gibi oldu..

Neden derseniz ya vereceğimiz cevaplardan İstanbul'da yaşamadığımız ayan beyan ortaya çıkacak..

Ya da kendimize "bir İstanbul seçkini" süsü vermek isterken, beceremeyip cümle aleme rezil olacağız.. - "Gözünü seveyim Deniz.." diye yalvardım.. "Bana böyle şeyler sorma, eğer illa da sayfa dolduracağım diyorsan koy birkaç manalı tasvirimi, altına birşeyler yaz.."

- "Öyle şey olur mu? Hem ezberden ne yazayım?"

- "Canım yaz işte.. Karadır gözleri, karadır kaşı.. Arasan bulunmaz cihanda eşi, de gitsin.."

Kaçacak yer yok..
Olay Zafer Mutlu'nun odasında geçmese belki atlatacaktık.. Lakin Deniz'den önce Zafer Mutlu müdahale etti.. O kadar kesin bir tavır koydu ki kaç kaçabilirsen..

Deniz Alpman ondan cesaret aldı ya! Başladı sorulara.. Biz de "Susurluk Sanığı" gibi direnmeye çalışıyoruz.. Cevabı kıvırmaya çalıştığımız zaman, Zafer Mutlu müdahale edip, yerimize birşey söylüyor..

Temsil, Deniz Alpman "Akşam yemeği için en sevdiğin mekân?" diye soruyor.. Ben "Sultanahmet Köftecisi.. Altı porsiyon turşulu köfte, üç piyaz.. İki de kemalpaşa tatlısı yedin mi.." diyecek oluyorum Zafer Mutlu düzeltiyor:

- "Deniz Hanım, yazın.. Levent'teki Villa Keyif favori mekânıdır.. Özellikle yazlık bahçesi.."

Mekâna itirazım yok.. Güzel yer lakin topu topu iki kez gitmişim.. Birinde yemekleri Mudo ısmarlamış, diğerinde de Villa Keyif'i işleten Ayşe ve Ayla Hanımlar ki; bizim Atilla Dorsay'ın kardeşleridir, para almayız diye tutturmuşlar..

Ben kendi aklıma uyup her akşam böyle bir mekanda yemek yemeye kalksam, birinci ayın sonunda nefesimiz kesilir.. Beylikdüzü'ndeki deprem hasarlı kooperatif dairesini ipotek ettirmemiz icap eder..

***

- "Kıyafetlerinizi nereden alırsınız?"

İçimden tövbe estafurullah çekiyorum.. Kardeşim, halimizi görmüyor musun? Ben de hiç kıyafet için alışverişe gitmiş adam hali var mı? Deprem bölgesine giden yardım kolilerinden birini çalmış gibi, içinden ne çıkarsa üstümüze giyiyoruz.. Zafer Mutlu atılıyor:

- "Deniz Hanım yazın.. Alışverişini genellikle Amerika'ya gittiği zaman yapar.."

- "Ne zaman yapmıştım?" diye itiraz edeceğim ama Zafer Mutlu'yu kızdırmak işime gelmiyor.. Onun eskimiş kıyafetlerinden en çok sebeplenen benim, gerçi biraz bol geldiğinden beni "Sarıkamış şehitlerinin yetimi" gibi gösteriyor ama olsun.. Üstelik gaza gelip ekliyorum:

- "Bir de Mudo'dan.."

Fitresini kıyafet olarak bana verdiğinden Mustafa Taviloğlu'nu da kollamak lazım..

İşte böyle diye diye koca sayfayı dolduracak röportajı bitirdik.. Orta yere "Selahattin Duman'ın İstanbul'u.." diye birşey çıktı.. Yayınlandığında kendim dahi "Bakalım nereleri seviyormuşum.." diye merakla okudum.. Çünkü, sözü edilen o mekânlara gitmeye kalksam, tövbe billah, kendi başıma bulamam.. Yine de aldırdığım yok.. Varsın öyle yazsınlar..

Neden derseniz "Beygiri yüzüyle değil, hızıyla ölçerler" de ondan..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır