kapat

03.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Gelecek için...

Cumhurbaşkanı Demirel, Apo hakkındaki idam hükmünün infazı konusunda ciddi ve haklı bir uyarıda bulundu.

Bu iş için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararını beklemek gerektiğini söyledi.

Beklemezsek ne olur?.

Cumhurbaşkanı "Ne getirip ne götüreceğini benim şehit anam hesaplamak mecburiyetinde değil, devleti yönetenler hesaplamak mecburiyetinde" dedi.

"Eli mahkum MHP"nin lideri Devlet Bahçeli ile bu konuda özel olarak görüşen, sonra NTV'de görüşlerini açıkça ortaya koyan Cumhurbaşkanı belli ki kaygılı..

Meclis'te bir sonraki seçimi düşünen politikacıların, bir sonraki nesli düşünen devlet adamlarından daha fazla olduğunu kimse ondan iyi bilemez.

Fakat biz Apo konusundaki tartışmanın, tek kişiye indirilmiş bir intikam tutkusu haline getirileceğinden kaygılıyız.

Cumhurbaşkanı bile diyor ki:

"Bir taraftan AB adaylığına kabul edildik diye seviniyoruz, öbür taraftan Avrupa'nın şartlarına karşı çıkıyoruz. AİHM'ne Türkiye 'Sana ne oluyor?' diyemez. Dediğiniz yerde Avrupa ile koparsınız.."

Bu doğru ama doğrunun esası değil..

Ülke bütünlüğü için canlarını veren binlerce şehidin mübarek fedakârlıkları sayesinde elde edilmiş zafer, nasıl ebedileştirilir; asıl mesele bunu sormak ve aramaktır!

Apo'ya indirgenmiş intikam, bize yeni vatan evlâtlarının şehadetini talep eden bir cehennemi geri getirecekse bu şehitlerimize saygısızlık ve bebek katiline hak etmediği bir rütbe olmayacak mı?

Türkiye, geçmişin yanlışlarından intikam alarak ilerleyecek ve barışı kuracaktır.

Kan dökücü bir teröriste, talep ettiğimiz geleceği hak etmek için vereceğimiz ceza, onu ömrünün sonuna kadar bir hücrede tutmak, İtalyanların Ağca'ya yaptığı gibi her gün ölümü özletmektir.

Şehit analarını, asıl intikamın bu olduğuna ikna etmektir.

Böyle bir kararı, Avrupa Birliği'ne taviz diye değil, ülkenin sonsuza kadar bütünlüğünü koruyacak büyük uzlaşma adına vermeliyiz.

Duygularımız bu aşamada buna izin vermiyorsa AİHM'nin karar vereceği güne kadar geçecek zamanı, aklımıza açılan bir kredi olarak kullanmayı bilmeliyiz.

Ülkeye pahalıya mal olmuş zaferi, yanlışla malül acele bir kararla harcamaya kimsenin hakkı yok!

Vay kominist!

20. Yüzyılın son demokratik jesti, eski komünizmin başkentinden geldi.

Rusya Devlet Başkanı Yeltsin milletinin karşısına çıktı, şöyle dedi:

"Rusya'nın yeni binyılda yeni genç siyasi liderlere, yeni yüzlere ihtiyacı var. Yeni zekâlara ihtiyacı var. Güçlü, enerjik insanlar başa geçmeli, yıllardır iktidarda olanlar gitmelidir.."

Ve görevinden çekildi..

Çarlar bile demokrat oldu artık.

Kim bilir bu haberi Ankara'da kaç siyasetçi "Vay kominist!" diye karşılamıştır?.

Komünizm, ideolojik boyutta iflâs etti ama siyasi huy olarak pek çok yerde yaşıyor.

Halkları, fırsatları, umutları çarçur ederek..

Hepsine Yeltsin izanı dileriz!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır