Ülkemizde profesyonel olarak çalışan, yaptığı işi severek ve gönülden yerine getiren insan sayısının azlığı, üretim kalitesinin standartları konusunda günlük hayatımızı yoğun biçimde etkiliyor.
Bizim gibi basketbol eleştirmenleri, çoğunlukla sahada gördüklerimizi siz okuyucularımızla paylaşıyoruz. Ancak sahada gözükmeyen, fakat sahalardaki organizasyonların yapılmasında gerçekten büyük emeği geçen iki basketbol gönüllüsünden bahsetmek istiyoruz.
Deplasmanlı lig organizasyonlarını yapan, kişiliği ile tüm takımlara aynı mesafede kalarak belirli bir çizgide hizmet veren ve de en önemlisi prensipli davranarak, liglerin organizasyonunda istikrarı yakalayan bir hizmetin mimarı.
İkincisi Necip Kapanlı. Türkiye'nin toprağının her parçasını karış karış dolaşıp, 200 hakem kursu açarak ve de 200 genç hakem arasından 20'ye yakın genç filizi keşfedip, onların yetişmesine emek veren benzersiz bir basketbol hizmetinin mimarı.
Şu anda bu yeni filizlerden 10 tanesi C klasmanında bizzat kendi nezaretinde maç yöneterek, Türk hakemliğinin yeni yüzyıldaki temsilcileri olma adayları.
Eleştirmek hayatımızın bir parçası olmuş. Ya takdir etmek, yüreklendirmek? Yeni milenyuma girdiğimiz şu günlerde unutmaya başladığımız ama yine de sürekli hatırlamamız gereken bir kavram...