Eee nihayet 20. Yüzyıl da bitti. Türkiye açısından 20. Yüzyıl'ın özelliği; başta okullar olmak üzere, toplumsal tüm kurum ve alanlarda, alabildiğine "Türk'e Türk propagandası" yaparak, kuşaklarla kitlelerin hipnotize edilmesi ve "insan düşüncesi"nin tek açılı bir pencereye göre dondurulmak istenmesi oldu...
Her türlü angutluk, çapsızlık, yalan ve talan; iyice basmakalıplaşmış şoven demagojilerin arkasına itilip; her türlü hamakât ve rezalet tezgahları, o beylik klişelerin arkasında çalıştırıldı.
Özellikle savaş ve yönetimlerle ilgili toplumsal özeleştirilere asla geçit tanınmadı...
Her zaman umacı bir düşman imajı yaratıldı ön planda ve fırınlanmamış telkadayıfı giriftliğindeki megalomanyak hergeleliklere karşı çıkmaya kalkanlar, "düşmanın ekmeğine yağ sürmekle" suçlandı.
Çok kitap toplatıldı, çok yayın yasaklandı; çok düşünür, sanatçı, ozan, yazı adamının hayatı ezildi, yok edildi.
Savaş yenilgileri, Trablusgarp örneği, bir savunma zaferi olarak gösterildi halk kitlelerine...
Ayrıca Enver Paşa'ya özgü bir uslup sayesinde, "her komutan kendi zayiatından kendi sorumludur" ilkesi dahi bir kıyıya itildi. Örneğin Odesa'yı bombardıman ederek bir saldırıyla başlatılmış bir savaştaki kayıplardan bile daima karşı taraf sorumlu tutuldu.
Sonuç; 20. Yüzyıl'ın ilk çeyreğinde, 5 milyon km. karelik Osmanlı İmparatorluğu 782 bin km. kareye küçüldü. 24 devlet birden kuruldu eski topraklar üstünde...
Ve bir türlü kalabalık köylü taburlarına dayalı bir askeri yapılanmadan; askeri teknolojilerde aşamalar yapma dönemine geçilemedi. O nedenle de sürekli "yiğitlik" içerden, "silahlar" dışardan oldu..
Geri kalan 80 yıllık dönemin özetine gelince... İlk kez 2000 yılı bütçe tasarısında uygulanmaya başlayan "şeffaflık ilkesi", 80 yılda varılan son toplamı somut olarak koyuyor ortaya..
Hazine'den geçinmeliler kadrosunun irikıyımlarına ait bedava lojman sayısı, nerdeyse 235 bin...
Fena bir sayı değil...
Keyifli ve hem tepeden, hem egemence kullanılan resmi taşıt sayısı da nerdeyse 126 bin...
Örneğin Cumhurbaşkanlığına ait bedava lojman sayısı 387; resmi taşıt sayısı 143...
20. Yüzyıl'ın bitiminde de kendi kadrolarının egemenliğine göre biçimlenmiş "kabuk devlet" ilkelliğinden, halk kitlelerine servis veren "teknik devlet" çağdaşlığına geçilememişliğin yine somut bir belgesiyle bitirelim yazıyı...
Genç gazeteci Cihan Yavuz'un, Türkiye'deki itfaiye örgütü üstüne yaptığı araştırmada; İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç'ın, Ağrı itfaiyesi hakkında verdiği bir bilgi var:
"15 yıllık bir kamyonun üstüne bir su tankı konarak bir itfaiye aracı yapılmış. 2-3 kişilik de bir kadro verilmiş. Ağrı ilinde itfaiye örgütü bundan ibaret..."
Biten bir Yüzyıl'ın, işte Türkiye'deki özeti...
2000 kutlu olsun hepinize...