
2000 Şafağı..
Bugünün sonunda, bin yılda bir yaşanan bir olayın tanığı olacağız. Takvimin bir, iki, üç değil, dört rakamı birden değişecek.
Yeni bin yılın ulusumuza ve tüm insanlığa barış, mutluluk ve refah getirmesini diliyoruz.
Yeni bir dünya kuruluyor ve Türkiye yeni yüzyılın dünyasına önemi artan bir ülke olarak giriyor.
Acılar, sancılar, çalkantılar içinde geçirdiğimiz 20. Yüzyıl'a, nihai kâr-zarar hesabına baktığımız zaman teşekkür borçlu olduğumuzu görüyoruz.
Biten yüzyıla "Boğazların hasta adamı" olarak giren bu ülke 2000'in şafağında, bölgesel büyüme ve zenginlik kaynağı potansiyelini harekete geçirmiş, küresel ekonominin, bölge ve dünya siyasetinin önemli bir parçası durumuna gelmiştir.
Başkan Clinton'un dediği gibi gelecek yüzyılın kaderini, Türkiye'nin kendisine biçeceği rol belirleyecek.
"Eğer Türkiye istikrarlı, demokratik, laik bir İslam ülkesi olarak Avrupa'nın tam bir parçası olabilirse" gelecek daha iyi olacak.
Hem bizim için, hem dünya için..
"Büyük Türk"ün keşfi
Yeni dünya düzeninin oluşturduğu sel, Türkiye'yi önüne katmış götürüyor.
Bu, durup dururken isabet etmiş bir piyango değil, yüzyıllardır örülen kozanın olgunlaşması ve delinerek ortaya çıkan mucizenin gerçekleşmesidir.
11 Ağustos 1968'de New York Times yazarı Sulzberger "Jeopolitikçiler, Rus-Amerikan rekabetini sonuçta Asya'nın "en büyük" olacağı bir dönemin izleyeceğini tahmin ediyorlar" diye yazmıştı.
Türkiye'nin milli bilincindeki dünya çapında güç olmanın hatıralarını anımsatıp "Türklüğün eski gücünün tekrar canlanacağı zamanlar gelecektir" demiş, "Büyük Türk"ü görmezden gelme adetini terk etmeleri için herkesi uyarmıştı.
Kehaneti 50 yıl bile geçmeden gerçekleşti.
Türkiye, Sovyet imparatorluğunun yıkıntılarından doğan yeni bölgesel sistemin merkez üssü oldu. Olanaklarıyla birlikte sorumlulukları da arttı.
2000'de ilk hedefimiz
Dünya enerji sisteminin önemli bir merkezi olma avantajı yanında, istikrarsız ve baskıcı rejimlerin ortasında örnek bir model olma sorumluluğu ile başetmekteki başarımız, yeni yüzyılın tarihini yazacak..
Son yıl, deprem acıları yüreğimizi yaktı, belimizi büktü ama, geleceğin vaad ettiği güzelliklerin temellerini de attı.
Terör kontrol altına alındı, AB üye adaylığımız kabul edildi, Türkiye G-20'lere girdi.
Enflasyonla savaşın kararı verildi, çağdaş demokrasinin altyapısı olan insan haklarını hayata geçirmek yolunda güven kazandı.
Türk halkı artık dünyayı düşman zannetmenin duvarlarını yıkmıştır. Bu güven duygusu hızımızı arttıracaktır.
Artık ilk hedefimiz demokratikleşme, insan hakları, enflasyon illetini yenmiş üreten, rekabetçi bir ekonomi ve Avrupa Birliği'dir.
Yaşam kalitesini arttırmaktır.
2000 şafağını umutla, inançla, azimle karşılayalım. Tarihin ve geleceğin vaat ettiği güzellikleri kutlamayı hak ettik..