Ülkenin hali malum... İnsanlarımız her fırsatta kazıklanmaya çalışılıyor. Zaman zaman inançlarından, giyim-kuşamlarından dolayı hakaretlere uğruyor. Kimin gücü kime yetiyorsa, ezmeye çalışıyor. Hani derler ya, "Kör tuttuğunu yakalar"
İşte bu hengamede ben de elime geçirdiğim soysuzları, uygunsuzları, ahlaksızları, yanlış yapanları bu köşemde teşhir ederek kamuoyuna yansıtıp, birçoğunu kötü huylarından vazgeçirmeye çalışıyorum. Aslında şu Ortak Pazara, yani Avrupa Birliği'ne gireceğimiz önümüzdeki dönemde, kanunların tam hakimiyeti altında yaşamamız gerek. Gün geçmiyor ki, akla hayale gelmedik şikayetler almayayım. Tabii ben olayları şikayetler geldikten sonra yayınlıyorum ve vatandaşın hakkını arıyorum. Bu sefer tam tersini yapacağım. Nasrettin Hoca misali... Yani testiyi kırdıktan sonra değil, testiyi kırmadan önce uyarıda bulunacağım.
Uyarılarımın en önemlilerinden birini şimdi yapıyorum. Evet Şehirlerarası Otobüs İşletmecileri, sizlere sesleniyorum; Önümüzde yılbaşı ve bayram tatilleri var. Bu tatillerde vatandaş dinlenmeye ve yakınlarını ziyarete gidiyor. Tabii herkes uçakla gidemediğinden çoğu otobüslere hücum ediyor. İşte olaylar da ondan sonra başlıyor. Fakslar, e-mailler, mektuplar, telefonlar bir anda önüme yığılıyor. Çoğu otobüs yolcuları ve bütün şikayetler de otobüslerden...
Bakın açıkça söylüyorum; En büyüğünden en küçüğüne kadar, hepiniz dinleyin. Daha zamanınız varken, önlemlerini alın. İnsanlarımıza eziyet çektirmeyin. Yer numaralarınızı adam gibi verin. Bagaj fişlerinizi düzenli olarak teslim edin. Sürücülerinize ve diğer görevlilerinize tembihatlarınızı yapın. Malum kış ayındayız, arabalarınız zincirlerini, bakımlarını iyi yaptırın. Kısacası, peşin para ile sattığınız biletlerin hakkını verin. Umarım yılbaşından ve bayramdan sonra hiçbirinizden şikayet almam. Zira aldığım taktirde çok ağır konuşacağım, haberiniz olsun...