


1900'de 19 yaşındaydı
Bu yüzyılda neler oldu?
Saymakla bitmez... Ama 20. yüzyıl der demez 2 tane Dünya Savaşı'nı, Atom ve nükleer cinnetini, Demir Perde'nin hem örülüşünü hem çözülüşünü, Ay fethini ve uzay yarışını, elbette ki sonuç ve uzantılarını, herkes bir çırpıda hatırlayacaktır.
Saymakla asla bitmez.
Aklın almayacağı icatlar ve insanı deli eden keşifler, keşifler...
Tıp'da harikalar.
Neler neler.
Bunlar ancak, ciltler dolusu kitaplarda toplanabilir.
Zaten son çılgınlık da internet'tir.
*
Peki Türkiye'de neler oldu?
O da saymakla bitmez.
Hiç değilse, bir kaç tane arabaşlık verelim.
20. yüzyılda, Kurtuluş Savaşı verildi. Laik Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.
Kurulduğundan 27 yıl sonra, Türkiye Demokrasiye geçti.
Hemen ardından da belli aralıklarla 3 buçuk def'a darbe oldu.
Ayrıntılara girersek, Asya-Avrupa kıt'alarının Boğaz Köprüsüyle birleşmesinden tutun deprem felâketlerine ve terör'e kadar, bir dizi tatlı ve acı olay var.
Bunları da ciltlere sığdıramayız.
*
Öyleyse tek ve net bir olay'a geçelim.
Nedir? Atatürk.
100 yıl önce de vardı.
Şimdi de var. Bin yıl sonra da olacak.
Düşünün.. 1900 yılbaşı gecesi, Atatürk 19 yaşında bir gençti... Yani 19'uncu yüzyıldan 20'inci yüzyıla geçtiğimiz ânı, gözleriyle gördü, vücuduyla yaşadı.
.....
Şimdi Atatürk, 2000 yılına geçişimizi de görüyor, bizimle birlikte yaşıyor...
Evet... 1881 doğumlu bir çocuğun, şimdiki Milenyum'a erişmesi, başlı başına bir Dünya Rekoru'dur..
O rekoru Atatürk, 2100'de, 2200'de, 2300'de ve ilerisi bol sıfırlı yıllarda, ayrıca kıracak... Kendi rekorunu sürekli kıracak.
Her 100 yıl devrilirken Atatürk daha büyüyecek. Ama hiç yaşlanmayacak.
Niçin tek'tir diyorlar Atatürk...
İşte bunun için tek'tir... Varsa dünyada, örneğini gösterin.