kapat

30.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Giden yıl... Gelen yıl....

Bugünü de sayarsak yeni yıla 48 saat kaldı... Bir yıl daha gidiyor. Giden yıl hüzündür, gelen yıl neşe, kahkaha, umut, iyimserlik. Bu yüzden olsa gerek gözyaşını göl edip ağlayarak yeni yıla girilmez.

Giden yıl eskidir.

Gelen yıl yeni...

Giden yıl da, gelen yıl da güneşin, ayın, dünyanın ve bütün kâinatın kendi düzeninin bir parçası olarak gelip, gidiyorlar. Dolayısıyla bizler de yeni yıla fazla üzülerek değil, fazla sevinerek de değil, olduğu gibi giriyoruz. Giden yıl büyük depremi yaşadığımız için gözyaşı dolu, kara bir yıl oldu diyebiliriz. Giden yılı ayrıca ekonomide "Bıçağın gelip kemiğe dayandığı bir yıl oldu..." diye de tarif edebiliriz.

Tahminler dumanlıdır.

Gerçek ise hayatın kendisi...

Ben falcı değilim...

Medyum da değilim..

Fakat gelen yılın "zil takıp oyanayacak..." türde bir rahatlık içinde gelmediğini söyleyebilirim. Giden yıl hüzünlüydü...Gelen yıl çetin ve umutlu. Umutlu oluşu, teorik olarak herkesi yani işçi ile patronu, memur ile valiyi, çiftçi ile tüccarı, işsiz ile işi olanı, rantiye ile ona yüksek reel faiz sunan devleti aynı tempoyla bağırtacak IMF reçeteli yeni bir Türkiye bina etme programının uygulamaya konmuş olması...

***

Yeni program: Çivileme...

Ücretler çivilendi...

Maaşlar çivilendi...

Döviz fiyatları çivilendi...

Taban fiyatları çivilendi...

Kiralar çivilendi...

Faizler bile çivilendi...

Hepsi 2000 yılının enflasyon hedefi olan yüzde 25'e göre sabitlendi. Buna karşılık vergiler korkunç arttı...Gelirler geriledi...Enflasyonu geri çekmek için alınan bu önlemlerin ekonominin hassas karnındaki sancıyı alarak iyileşen, pembeleşen bir ritim doğuncaya kadar herkes kıvranacak, daralacak, sıkışacak... İşçi işçiliği içinde, memur memurluğu içinde, çiftçi çiftçiliği içinde, işsiz, sanayici, tüccar, ithalatçı, faiz geliri sahibi, bankacı da kendi çapında zor günler yaşayacaklar.

2000 yıl bağırma yılı olacak.

Aynı tempoyla bağırma...

Ankara'daki siyasetçiler, devlete borç vererek dolar bazında yüzde 25-30 reel faiz almaya alışmış yani dünya ekonomi tarihinde bugüne kadar görülmemiş korkunç finans soygunu yapma tadını almış kesimin baskısıyla bu önlemlerden vazgeçmezse herkes kendi çapında; "öldük, bittik...." diye bağıracak.

***

2000: Bağırtıda eşitlik yılı...

Ankara'daki siyasetçiler, korkuya, popülizme, garibanizme kapılır ya da ihanete düşer de reel faiz soyguncusu kesimin, halkı soyan üç-beş tekelci şirket ile Hazine'yi soyan beş-altı müteahhitin lobisinden etkilenir önlemlerden vazgeçerse bağırtı eşitliğini bozmuş olur.

O zaman Türkiye nanay olur.

Ankara'daki siyaset; yüksek reel faiz soyguncusu kesimin, halkı soyan üç-beş tekelci şirket ile Hazine'yi soyan beş-altı müteahhitin etkisinde kalarak bu önlemlerin bir kısmından vazgeçerse işçi direnişleri, memur protestoları, çiftçi yürüyüşleri, emekli ayaklanmaları yükselir ve homurtular, "özveriyi yine biz yapıyoruz...." kuvvetli haykırışlarına dönüşür. 2000 yılı kimi zaman beyaz kefene girmiş, kimi zaman kış ortasında don gömlek, kimi zaman yüzünü TV'de gördüğü canavarlara benzeterek boyanmış, memur, işçi, çiftçi, emekli, profesör, öğrencinin sokaklara dökülmesine tanık olabilir. Eskiden zengin olmuşlar, sonradan görmüşler, aniden ünlenmişler, köşeyi bir yolunu bulup dönmüşler; hayatta su gibi para harcamaktan başka hiç bir şey başaramamış oğullarıyla kızlarının hangi mankenle çıktığını bile konuşamaz olurlar...Kaçacak ülke bile bulamazlar.

Medyum değilim...

Falcı da değilim...

2000: Sıkıntıda eşitlik yılı...

Ya eşit tempoda özveri...

Ya hepbirlikte ya hiç...

Ya eşit fedakârlık ya da...

Yeni yıla 48 saat kaldı.

Giden yıl hüzündür!

Gelen yıl umut!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır