


4 virajlı yıl bitiyor!
Bir yıl daha bitti bitiyor, gelen 2000 yılını da yaşayıp öğütünce kocaman bir yüzyıl böylece kapanıyor. Pencereden baksan da... Balkona çıkıp baksan da... Sokağa inip baksan da... Hep aynı görüntü... Bu yıl bizim için çetin, zor, belalı, depremli, ölümlü, virajlı ve tarihe çentik atacak olaylarla dolu geçti.
4 virajlı yıl oldu.
4 viraj alındı.
4 gerçek ortaya çıktı.
Birinci Viraj: Akan kan durdu, terör bitti. Fakat Güneydoğu gerçeği bütün çıplaklığıyla ortada duruyor.
İkinci Viraj: Deprem sadece şehirleri değil, durmuş, donmuş, kireçleşmiş, kaderciliğe saplanmış beyinleri de vurdu, akıllarda bilimsel pencereler açıldı, toplum bilime doğru keskin bir viraj aldı. Fakat bilimi rehber yaparak yaşamaya nasıl başlanılabileceği gerçeği bütün iğnelemesiyle önümüzde bekliyor.
Üçüncü Viraj: Avrupa Türkiye'yi bekleme odasına kabul etti, tam umudumuzu kesmişken Avrupalı olma hayali yeniden tetiklendi. Fakat hem sokakta, hem karakolda, hem mahkemede, hem meyhanede, yani her alanda Avrupa kalitesine ulaşabilme gerçeği bütün netliğiyle karşımızda dikiliyor.
Dördüncü Viraj: Başta ABD ve sonra da Avrupa Birliği'nin arkadan iteklemesiyle ve bizim kurumların hepsine tek tek "senin rolün bu, seninki şu... Herkes sadece rolünü oynayacak... Merkez Bankası şunu şöyle yapacak... Hazine bunu böyle yapacak..." diyerek tarif edilmiş roller vermesiyle yepyeni bir Türkiye yaratma kararları alındı. IMF ile ciddi bir anlaşma imzalandı. Enflasyon inmeye, rekabet işlemeye başlayacak. Fakat Ankara'daki siyasi ve bürokratik kadronun bu kararların arkasında sonuna kadar durup duramayacağı gerçeği de bütün ürpertisiyle şahlanmış bekliyor.
***
4 viraj alındı.
2000'e dört nala giriyoruz.
Akan kan durdu ve çok değil bundan 5 yıl önce "Daha 30 yıl sürer... Bosna oluruz..." diyen karamsarlığı umuda çevirdi. Türkiye, 2000 yılında Apo'nun asılmasını değil; "Önemli olan bu yakalanışı, yeni kanların akmayacağı kalıcı bir ortama dönüştürmek" diye olgun konuşmalar yapmaya hazırlanıyor. Güneydoğu Anadolu'da yaşayan insanlarla, Türkiye'nin diğer bölgelerinde yaşayan insanlar; kardeşçe, dostça, birbirinin hakkına hukukuna saygılı olarak, didişmeden, bozuşmadan, boğuşmadan, bölünme türü çıkmazlara yeniden sapmadan yaşayabilecek bir model bulmaya zorlanacak. Güneydoğu'yu onarım projesi yükselen bir talep olarak gündemde yerini almış buluyor.
2000 zor bir yıl olacak.
Bayındırlık Bakanı Koray Aydın ve bakanlık kadrosu gerçekten övgüye değecek bir hızla depremde evleri tamamen yıkılanlar için prefabrik konutları yetiştirebildi. Fakat depremin beyinlerde açtığı bilimsel pencereler, içinde yaşanabilir, havası temiz, suyu temiz, gökyüzü temiz, toprağı temiz, evleri depremde yıkılmayan, trafiği canavarlaşmayan, işsizi çok az, verimli çalışanı bol şehirler kurma gerçeğini ortaya çıkarmış bulunuyor.
2000 yılı...
Yeni şehircilik yılı olacak.
***
1999 çok sancılı, acılı geçti...
2000 yılı çetin bir yıl olacak.
Bundan 3 yıl önce Türkiye'yi görüşmeye değecek bir ülke bile görmeyen Avrupa Birliği, şimdi onu üye adayı kabul etti. 1999 viraj oldu. Böylece Türklerin önünde 90 bin sayfalık Avrupa kriterlerini alıp, benimseme, hazmetme, uygulama yolu açıldı. Türkiye, yorulmadan, usanmadan, küsmeden, tespih böceği gibi içine kapanmadan kendine özgü bir Avrupalılaşmayı sürdürmekle yüzyüze geldi.
2000 yılında...
Konuşulan her 3 cümleden biri...
Avrupa kelimesiyle başlayacak...
1999, 4 virajlı yıl oldu...
4 önemli viraj alındı...