kapat

28.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Fren değil gaz

Genelkurmay Başkanı, sınıf arkadaşlarıyla bir araya geldiği toplantıda, çeşitli konulardaki görüşlerini açıklamış.

Bunlar, Türkiye gündeminin izlenmesi, tartışılması ve çözüm bulunması gereken meseleleridir. Örneğin Apo sorunu..

"Cumhurbaşkanı ve Başbakan bana Öcalan'ın durumunu sordu. 'Biz tarafız, çok acı çektik. Bize sorduğunuz zaman vereceğimiz cevap asılmalı olur' dedim. Ama ülke menfaatleri ne gerektiriyorsa siyasiler ona göre karar versin.

Aslında bu işi bizim üzerimize ihale etmek istiyorlar. Yani 'Asker asın dedi, biz de astık' ya da 'Asmayın dediler, o nedenle asmadık' demek için.."

Kıvrıkoğlu o toplantıda, Fethullah Hoca'nın yaptıklarının yanına kâr kalmaması, emekli generallerin şirketlerde çalışmaması, 28 Şubat demeçleriyle ordunun siyasi malzeme yapılmaması gerektiğini de söylemiş..

Bu duyarlıklar, Silâhlı Kuvvetler'in rejim için, temiz toplum hedefi için fren değil, itici güce sahip bir sigorta olduğunu anlatıyor.

Siyasi liderler bu avantajı değerlendirmeli ve ülke geleceği için kişisel olarak risk almaya artık cesaret göstermelidirler.

Bugünkü anlayışı ile asker, Avrupa yolunda değişimin önünü açan bir roldedir.

Milli Güvenlik Kurulu'na ana muhalefet partisi liderinin katılmasını sağlayacak Anayasa değişikliği gerçekleştiği takdirde bu kurumun demokratik kimliği ile beraber etkinliği de artacaktır.

Çok önemli bir şey daha olacaktır:

MGK'da alınan olumlu kararları ordu aleyhine istismar etmeye alışan rejim karşıtlarına da fitne üretme alanı bırakılmayacaktır.

Yıkılmayan evler
"Depremde bu kadar çok evin yıkılmasına şaşmadım. Enflasyon olan ülkelerde hep böyle olur.."

Marmara depreminden sonra bir Amerikalı bankacının bizim Salih Memecan'a bu söylediklerini unutmadım.

Enflasyona tutsak ülkelerde bankalar uzun vadeli konut kredisi vermiyor. O yüzden ev alanlar, yap-satçılarla karşı karşıya kalıyor.

Oysa istikrarlı ekonomilerde konut kredisi veren banka, müşterisinin aldığı evi denetliyor. O evin hem doğru, hem sağlam olması gerekiyor. Böyle evler de yıkılmıyor.

Vakıflar Bankası, enflasyonla mücadele programının başarıya ulaşacağı güveni ile uzun vadeli, düşük faizli konut kredisi vermeye yeni yıllara beraber başlıyor.

Türk halkı da nihayet enflasyonsuz bir ülkenin nimetlerinden yararlanacak.

Uluğbay'dan cevap
Hikmet Uluğbay "Derin bir çukur" başlıklı yazım için aradı..

Orada Hazineden sorumlu Devlet Bakanı olarak Çakıcı'nın iade istemine Türkbank soruşturmasının eklenmesi için istekte bulunup bulunmadığını sormuştum.

"Türkbank dosyası da iade istemine dahil edilmesi gerekirdi diye düşünüyorum" dedi.

Ama olaya DGM el koyduğu için bakanlık olarak ayrıca böyle bir ihtiyacın önüne getirilmediğini söyledi. Özeti şu:

"İşlem eksik ama kusur benim değil."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır