kapat

28.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
'Belleme' atışması sürüyor
İstiklal Marşı'nın yazarı Mehmet Akif Ersoy'un ölümünün 63'üncü yılındaki anma törenlerinde de "belleme" tartışması sürdü. Fazilet lideri Recai Kutan, isim vermeden Tuğgeneral Işımer'i eleştirdi: Aziz milletimiz, gerçek mürtecileri belleyecektir

"Belleme tartışması" yeniden alevlendirdi. GATA'nın kuruluş yıldönümünde Ersoy'u "Arap milliyetçisi ve irticacı olarak" tanımlayan ve "İrticacıları belleyeceğiz" diyen Tuğgeneral Işımer'in sözlerine, FP Lideri Recai Kutan, ünlü şairi anma toplantısında aynı üslupla cevap verdi.

Ersoy'u anma toplantısı, "Tacettin Dergahı" diye de bilinen şairin Ankara'daki evinde yapıldı. Toplantıda Ersoy'dan övgüyle bahseden Kutan, "Çok sıkıntılı olduğumuz dönemde halkımızın dertlerini mısralara dökmüş, köy köy, cami cami dolaşmış bir aksiyon ve mücadele adamıdır" dedi. Kutan, isim vermeden Işımer'e de şunları söyledi: "Böylesine müstesna birisine rejim aleyhtarı, mürteci sıfatı yakıştıranlar olmuştur. Ancak bu ithamları ortaya atanlar bir süre sonra ortadan kaybolmuşlardır. Sonradan da dil uzatanlar oldu. Arap milliyetçisi, mürteci diyenler oldu. Nasıl bundan öncekiler kaybolduysa, bunlar da unutulup kaybolacaktır. Aziz milletimizin çoğunluğu, gerçek mürtecileri belleyecektir."

Yılmaz: Mehmet Akif softa veya molla değil
ANAP lideri: Akif'i softa ve molla olarak göstermek isteyenler, ona en büyük haksızlığı yapıyorlar

ANAP Kadın ve Gençlik Kolları'nın düzenlediği, "Yeni Yüzyılın Işığında Mehmet Akif" konulu panelde konuşan Mesut Yılmaz, ANAP olarak Ersoy'u anma toplantısı düzenleyip, bir ilke imza attıkları söyledi. Akif'in şahsında İstiklal Marşı ile milletin duygu, düşünce ve isteklerini devlet katına taşıdığını söyleyen Yılmaz, şöyle konuştu: "Ne var ki, milleti devletin sırtında bir yük olarak görenler ve milletin değerlerine sırt çevirenler, zaman zaman Akif'e saldırmışlardır. Akif ismi bugün, Türkiye sınırları içerisindeki insanımızı birbirine bağlayan büyük bir bağdır. Akif'e yapılan her saldırı geçmişimize mukaddesatımıza, insanımıza doğrudan yapılan bir saldırıdır."

İSLAM'I KAVRAMAYANLAR
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Akif'i softa ve molla olarak göstermek isteyenler, Akif'e karşı büyük haksızlık içindedirler. Aslında bu kadrolar İslam'ı ağızdan dolma bilgilerle öğrenmiş, gerçeği saptıran İslam cahilleridir. Akif, İslam'ı hurafelere alet eden softaları eleştirir, onları suçüstü yakalamış gibi teşhir eder. Bunlar için (Sarıklı mollalar) deyimini kullanır. Onların anlattıkları hurafeler için de (Saçma sapan sözler) tanımlaması yapar. Böyle vaaz veren softalar için (Boş konuşan aptallar) der."

Bilinmeyen Mehmet Akif
SABAH yazarı Karakoyunlu önceki günkü yazısında Mehmet Akif'in bilinmeyen yönlerini yazdı

* "... Hiç kuşku yok ki Türk düşünce yaşamında Akif tartışılmış; onun kadar yanlış anlaşılmış kimseye rastlamak mümkün değildir... Bir kesim, binlerce yıllık tarihin övünebileceği nadir değerlerin başında Akif'i görmüş; bir kesim ise Akif'i uygarlığın, laikliğin karşıtı gibi göstermiştir.

* İstiklal Marşı'mızın şairini "softa" gibi değerlendirmenin aslında yobazların eline koz vermek olduğunun acaba farkına varabildik mi?

* Akif, yobaz kadronun İslâmiyet'e aykırı davranışlarını ağır eleştiren bir düşünürdür. Yobaz kesim için Akif, "Gavur Baytar"dı. Akif, ölülerden medet umulmasını ve yağmur dualarına çıkılmasını alaycı dille eleştirmekteydi.

* Hürriyet ve İtilafçılar, Akif'i, İttihat Terakkici sayıyordu. Çünkü 31 Mart olayı olarak bilinen meşhur gerici isyanı ve isyanın kahramanı Derviş Vahdeti'yi çok ağır dille suçlamıştı.

* Karşılaştığı en ağır suçlama, "Balkan Harbi"nde düşmanın Türk halkına yaptığı eziyetler karşısında "tükürün yüzüne bu medeniyetin" dediği için, Avrupa hayranı aydınlarca "geri kafalı adam" suçlamasına maruz bırakılmasıdır.

* Mısır'da entari giymek yerine ceket, pantolon ve frenk gömleği giydiği için "Hıristiyan Akif, gavur Akif" olarak tanımlanıyordu.

* En ağır iddia, Akif'in şapka giymemek için Mısır'a gittiği idi. Oysa, Mehmet Akif'in Mısır'a gittiği dönemde "Şapka Devrimi" henüz yapılmamıştı ve Cumhuriyet Meclisi'nin milletvekilleri fes giyiyordu.

Ecevit: Akif'i şükranla anıyoruz
BAŞBAKAN Bülent Ecevit, Mehmet Akif Ersoy'un ölümünün 63. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Ecevit'in mesajı şöyle: "Vatan ve millet sevgisini büyük bir coşkuyla mısralarında dile getirerek milletimize İstiklal Marşı'nı hediye eden Vatan Şairi Mehmet Akif Ersoy'u ölümünün 63. yıldönümünde şükran ve rahmetle anıyoruz."

IŞIMER NE DEMİŞTİ?
Prof. Dr. TuĞgeneral Yalçın Işımer, 27 Eylül'de GATA'nın yeni öğretim yılında yaptığı "Atatürk ve Türçem" konulu konuşmasında şöyle demişti:

"Atatürk ibadetin Türkçe yapılması, Kuran'ın Türkçeye çevrilmesi için Mehmet Akif ile görüşmüştür. Mehmet Akif bu amaçla Mısır'a Al Azhar Üniversitesi'ne gitmiştir. Ancak danıştığı okulun yetkilisine göre, Kuran Türkçe'ye çevrilemez. Türkçe'ye çevirmeye çalışanlar, Arap indinde dinsiz ve kafirdirler. Mehmet Akif, Mısır'dan 1926 yılında dönmüş, Kuran'ı Türkçe'ye çeviremeyeceğini Atatürk'e bildirmiştir. Çanakkale Şehitleri şiirinde Akif, Çanakkale'de çarpışan Mehmetçikler için "Bedr'in aslanları ancak o kadar şanlı idi" diyor. Bedr Savaşında, 500 kişiyle çarpışan 250 Bedevi Arapla, dünya uluslarına karşı destanlar yazan Mehmetçiği bir tutuyor da "O kadar şanlı idi" diyor. Onun düşünce evreni Bedr Savaşı'nın ötesine gidememiş. Kuran'ı Türkçe'ye çevirmedi, Atatürk'ün ricasını yerine getirmedi diye, onu aziz kılanlar, şimdilerde Mehmet Akif Üniversitesi kurma çabasındalar. O üniversiteden çıkan kafalar bilinmelidir ki, Arabın adamı olacaklar. Arabın adamı olmak adamlık değildir. Ulusun adamı olmak yakışır adam olacak adama. Biz bu adamlara, adam sen de demeyeceğiz, bu adamları belleyeceğiz. Atatürk'e ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize dil uzatanları bir şekilde belleyeceğiz."

KIŞLALI DA KATILMIŞTI
bombalI bir suikaste kurban verdiğimiz Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Taner Kışlalı da son yazısıyla tartışmaya katılmıştı. Kışlalı, şöyle diyordu:

"Tuğgeneral Işımer'i hiç tanımazdım. Gönülden alkışladım. Dinci ve gerici çevrelerden yaylım ateşi geldi. GATA'daki konuşmasının tümünü buldum. Giderek artan bir coşku ile okudum. (...) 'Belleme' sözcüğünün anlamını Oktay Akbal geçenlerde ayrıntılı bir şekilde köşesine aldı. Işımer'in onları 'öğreneceğiz ve unutmayacağız' demek istediği açık. Ama bizimkiler bellemeyi argodaki anlamında değerlendirmede ısrarlılar. Çünkü küfürlü düşünmeye alışmışlar."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır