Sevgi duygusunun yöneldiği objelerden biri de "dünya"dır. Biz buna "dünya sevgisi" diyoruz. Dünyayı aşırı bir biçimde sevmek, dünyaya tapmaya kadar götürebilir. Dünyaya aşırı bir şeklide bağlanmak, düya sevgisinin eseridir.
"Dünya sevgisi her hatanın başıdır" diyen Hz. Peygamber, tutku haline gelen dünyanın insana neler yaptıracağına işaret etmektedir. Bütün maddi değerlerin oluşturduğu dünya, vasıta değerlere sahiptir. Bu vasıta değerlerin önemi küçümsenemez, ama onlar amaç da edinilemez ve edinilmemelidir. İnsan dünyaya hakim olursa hata işlemez, ama dünya ona hakim olursa hata işlemesi muhtemeldir. "Sevgi" ile "dünya" bir araya gelince, Yüce Allah, dünyaya "acile" demektedir. Acile, acil, yani hemen olan yakini zevkleri ifade etmektedir. Geçici olan zevklerin bileşimine Yüce Allah "acile" demektedir. Bu konudaki ayet şöyledir: "Hayır hayır, doğrusu siz dünya zevklerini seviyorsunuz, ahireti bırakıyorsunuz." (Kıyame, 20-21).
1- "Dünya hayatı bir oyundur." Bu özelliğin üç şekilde yorumlaması yapılabilir: Birincisi, oyunda herkes rolünü iyi oynamalıdır. Erkek, erkeklik rolünü; kadın, kadınlık rolün, evlat evlatlık rolünü ve herkes toplumsal hayatta ki statüsüne göre rolünü oynamalıdır. Rollerinin iyi oynamadığı bir tiyatro oyunun sanatsal bir değeri kalmayacağı gibi, dünya hayatında rollerini iyi oynamayan insanlar, dünya hayatının sanatsal zevkini ortadan kaldırmış olacaklardır. İkincisi, dünya hayatı bir oyun olduğu için, Yüce Allah onun yorgunluğuna işaret etmektedir. Üçüncüsü, dünya hayatının oyun gibi sonlu olduğuna, geçiciliğine ve değersizliğine dikkat çekmektedir.
II- "Dünya hayatı bir eğlencedir." Zamanı boşa harcatıp, sonra da pişmanlık veren bir özelliğe sahiptir.
III- "Dünya hayatı bir süstür." Dünya hayatı süs gibi, yapaydır; kaybolup gider. İnsanın hayatına sadece bir renk katar.
"IV- "Dünya hayatı bir övünçtür." İnsanlar, sahip oldukları maddi değerlerle başkalarına karış kibirlenir ve gösteriş yaparlar.
V- Diğer taraftan dünya hayatı bir çoğalma, bir aldatmadır.
BAYRAKTAR BAYRAKLI