|
|
İnsan hakları, haber ve düşünceleri yayma hürriyeti
Günümüz dünya ülkelerinin kabul ettikleri "İnsan Hakları" çerçevesinde mütalaa edilen "Kişisel hak ve özgürlükler" ile "Fikir açıklama hürriyeti" Anayasamızın 17. maddesinde, "Herkes; yaşam, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir" denilerek güvence altına alınmıştır.
İslam Dini de kişi haklarına önem vermiştir. Bunun en güzel göstergesi de; İslam'ın haklı bir sebep olmaksızın bir kişiyi öldürmeyi tüm insanları öldürmek, bir kişiyi kurtarmayı da bütün insanları diriltmek gibi kabul etmiş olmasıdır. (Maide: 32)
Kişi dokunulmazlığı denilince, insanın hem maddi, hem de manevi hayatı bakımından bir hak ve özgürlükler anlaşılmalıdır. Zaten, Anayasamızın biraz önce zikredilen maddesinde bu açıkça ifade edilmiştir. Hz. Peygamber, Veda Hutbesinde; "Ey insanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ve bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle muhteremdir; her türlü tecavüzden korunmuştur." (İbn Mace, Menasik 84; Ebu Davud, Menasik 67; Tebekatü'l- Kübra 2/184) demek suretiyle, bütün insanlığa can, mal ve kişilik haklarının dokunulmazlığını ilan etmiştir.
DÜŞÜNCEYE DEĞER VERMEK
Anayasamızın 26. maddesinde; "Herkes, düşünce ve kanaatlerini, söz, yazı, resim veya başka yollara tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir." denilmektedir.
İslam Dini düşünmeye ve düşünceye büyük değer vermiş; kişileri ilme, tefekküre teşvik etmiştir. Kur'an-ı kerim'in pek çok yerinde; "akıl etmez misiniz!...", "düşünmez misiniz!...", "İbret alın!..." ifadeleri yer almaktadır. İlmin ve fikir hayatının gelişmesini teşvik eden İslam, bu fikirleri açıklama ve yayma hürriyetini de tanımış; bir haksızlık karşısında susmayı, göürşünü saklamayı hoş görmemiştir.
Şunu da belirtmek gerekir ki; saf bir tenkit düşüncesinden uzak, intikam hissini tatmin edici ve "fikir"le alakası olmayan saldırılar, bu hürriyet kapsamına giremez; bunlar "fikir" olarak da kabul edilemez. Aynı şekilde doğru olup olmadığı belli olmayan, bir şahsı veya kurumları yıpratıcı iftira veya haberlerin yayılması da bu hürriyet kapsamı dışında kalır.
ÖZEL HAYATLAR
Fikir açıklama hürriyetinin işlendiği Anayasamızın 26. maddesinde, haber ve düşünceleri yayma hürriyetinin kullanılması konusunda "suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlandırılabilir." denilmek suretiyle, sınırları çizilmiştir.
Kişilerin şahsi hak ve hürriyetlerine önem veren dinimiz, kişilerin manevi şahsiyetlerine zarar verecek davranışları önlemek amacıyla, ayıp arama, dedikodu, söz taşıyıcılığı gibi kötü davranışları yasaklamıştır. Allah Teala; "Ey inananlar! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa fenalık edersiniz de sonra ettiğinizden pişman olursunuz." (Hucurat: 6) buyurmaktadır.
Haber ve düşünceleri yayma hürriyetinden bahsederek, kişi ve özellikle kurumları yıpratıcı yayın yapmak, telafisi mümkün olmayan zararara yol açabilir ve ayette belirtilen pişmanlıkları doğurabilir. Yüce Allah'ın da emrettiği gibi öncelikle haberin doğruluğu araştırmalı, ikinci olarak da açacağı yaralar gözönünde bulundurulmalıdır.
İslam'ın öngördüğü "beraati zimmet asıldır" kuralı, günümüz modern hukukunda kabul edilen ve Anayasamızda da güvence altına alınan bir prensiptir; "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." (1982 Anayasası md.38)
O halde, doğruluğu sabit olmayan bir haberin yayınlanması, haber yayma hürriyeti kapsamına girmediği gibi, kişilik haklarını da zedeler. Diğer taraftan devletin anayasal kurumlarına karşı bu gibi davranışlar ise, hem İslam ahlakına, hem de basın ahlakına sığmaz; ayrıca telafisi mümkün olmayan yaralar açar.
MEHMET NURİ YILMAZ
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|