|
|
M. Ali Kışlalı ne ima etti?
Ahmet Taner Kışlalı'nın ağabeyi gazeteci Mehmet Ali Kışlalı, önceki gün yayımlanan köşe yazısında, Martin Luther King cinayetiyle, kardeşininki arasında bir benzerlik kurdu
Ankara'da 21 Ekim'de, evinin önünde uğradığı bombalı suikast sonucu yaşamını yitiren Prof. Ahmet Taner Kışlalı'nın ağabeyi gazeteci Mehmet Ali Kışlalı, önceki gün kaleme aldığı "M.L. King'i kim öldürdü?" başlıklı yazısıyla zihinlerde soru işaretine yol açtı. Makalede Kışlalı, insan hakları ve siyahların savunucusu Rahip Martin Luther King cinayetinin, gizli servisler tarafından organize edildiğini ifade ederek, dünyanın her ülkesinde "devletin çıkarlarını koruma" adına örtülü operasyonlar yapıldığını söylüyor.
KOMPLO TEORİSİ İYİDİR
1968 yılında işlenmiş bu cinayetin faili James Earl Ray ve azmettiricisi Loyd Jowers yakalanıp hüküm giymesine rağmen, başta King Ailesi olmak üzere ABD kamuoyunun tatmin olmadığını ifade eden Kışlalı, gerçeğin 30 yılı aşkın bir mücadele sonucu ortaya çıktığına dikkat çekiyor. Kışlalı şöyle devam ediyor: "ABD'de CIA ve FBI gibi güvenlik örgütlerinin 'devlet çıkarları' adına örtülü operasyonlar düzenledikleri bilinmeyen bir şey değildir. Dünyanın her ülkesinde 'devletin çıkarlarını koruma' adına örtülü operasyonlar düzenlendiğini ortaya koyan, bu operasyonların ayrıntılı hikayelerini içeren çok yayın yapılmıştır. Bundan dolayı da en mantığa uzak komplo teorilerinin bile üzerinde durmaksızın reddedilmesinin mümkün olamayacağı neticesine varılmıştır."
Türk Silahlı Kuvvetleri'ni en iyi bilen gazeteci Kışlalı'nın, kardeşinin öldürülmesinin ardından "derin bir sessizliğe" bürünmesi, spekülasyonları güçlendiriyor. Zaman gazetesinde salı günü yayımlanan röportajında, "Bir intikam hissim yok. Onun dönmesi mümkün değil. O canileri bulsalar, cezalandırsalar ne değişecek benim için.." diyen Kışlalı, iki gün sonra Radikal'deki köşe yazısında, King'in ailesinin cinayeti aydınlatmak için nasıl 30 yıl mücadele ettiğini anlattı..
Kışlalı, aynı röportajda "Kimseye, en üst makama bile, hiçbir şey sormadım. Çok değerli bir varlığımı kaybettim" derken, yazısında "Anlaşılan olayların peşi bırakılmadığında, ne kadar zaman geçerse geçsin, bir yere varılabiliyor" dedi. Devletin işleyişini iyi bilen bir gazetecinin söylediklerinden, önemli bir aydın olan kardeşinin "devletin içinden birileri" tarafından "bilinçli bir kurban" olarak seçilip öldürülmüş olabileceği şüphesini taşıdığı anlamı çıkıyor. Cinayetin çözülmesi için de irade gerektiği...
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|