


Ya sonra?
Hatırlamakta fayda var.
Demirel... 1964'ten beri siyasette...
Ecevit... 1957'den beri siyasette...
Mesut Yılmaz... 1983'ten beri siyasette... 9 yıldır da lider.
Tansu Çiller... 1991'den beri siyasette... 6 yıldır da lider.
Erbakan, Kutan... 70'lerden beri tam 4 kere iktidar oldular. Yâni hep var'lar.
Bahçeli yeni lider ama MHP'si 3. kere iktidar ortağı.
....
Bunları niye hatırlatıyorum.
Bozuk ekonominin faturası halk'a çıkarıldı.
Peki, ekonomiyi, halk mı bu hâle getirdi?
Hayır.
İşçi, memur, emekli, esnaf, köylü, çiftçi, balıkçı, şoför, öğretmen, polis... hiç birinin kabahatı yok.
Ama şimdi kemerleri onlar sıkacak... En az 3 yıl, herkes sıkıntı çekecek.
*
Ekonomiyi kimler bu hâle getirdiyse, onlar versin hesabını diyecek halimiz yok.
Gelmiş geçmiş devlet adamlarına tazminat davası açacak halimiz de yok. Esasen bunun emsali yok.
Olanlar olmuş.
Ne Özal'ın ruhunu rahatsız edebiliriz, ne de Demirel'e sitem edebiliriz...
Bilakis... Herbirinin verdiği hizmetleri şükranla anmaktayız.
Peki, kim ödeyecek bu paraları?.. Kim kapatacak bu delikleri?
Biz... Yine biz.
Çare yok...
*
Büyük tesellimiz var.
Türkiye'de ilk def'a bir ciddiyet ve kararlılık rüzgârı esiyor.
Sorumluluğu paylaşmak ve ülkeyi düzlüğe çıkarmak için bir gönüllüler ordusu halinde hepimiz fedakarlığa hazırız... Bütün kurumlar hazır... Sokaktaki seyyar köfteci bile vergi vermeye hazır...
Yâni kim bozduysa o düzeltsin diyen yok...
Herkes ateş hattında.
İşte ulusal şuur, kollektif ruh...
Bunlar çok güzel.
Nitekim Cumhurbaşkanı 'Türkiye patlamaya hazır' diyor. Gerçekten hazır.
*
Ama, halk ya hüsrana uğrarsa.
Bu def'a da devlet, elindeki imkânları ya çarçur ederse... Savurganlık ya aynen sürerse... bu KİT'ler bizi halâ ya sömürürse, bu arpalıklar bol keseden yine ya peşkeş çekilirse...
- Alın, herşeyimizi alın...
Bir vergi daha, bir vergi daha koyun...
Seferberlik ilân edin, katrilyonlar toplayın... Arabamızın 3 tekerleği sizindir, evlerimizin 1 odası sizindir... Alın, cebimizdeki her 100 lira'nın 80'i sizin olsun.
Ama Allah rızası için, bu def'a hesâbınızı kitabınızı iyi yapın...
Neden, biliyor musunuz?
- Çünkü bu son'dur... Son.
*
Milleti böylesine bir inanç çizgisinde bir daha yakalayamazsınız.
Türkiye'de güzel şeyler olacak diye bir kanaat doğdu... O kanaat yaygınlaştı. Hatta perçinlendi...
Ama insanlar yine yıkılırsa, o enkaz bir daha kalkmaz.
Ankara'dakilere söylüyorum:
- Şanslısınız... Çünkü ciddiyet ve kararlılık içerisinde büyük fedâkârlığa hazırlanan kocca bir millet var avcunuzda...
- Şanssızsınız... Çünkü bu son...
A Takımını, yani bütün uzmanlarınızı sahaya sürmeniz lâzım... Şaka değil bu... Eğer fırsatı kaçırırsanız, bu millet, bir daha bu devletle barışmaz... İşte o'na göre.