Bunların hepsi Fenerli olabilir. Ancak Fener'e hizmet için kurulmuş değiller. Yönetime girip, bir şeyler elde etmek, pastadan pay almak istiyorlar.
Şekil yanlış. F.Bahçe Kulübü'nün başkanı, para veren kişi olarak oraya getiriliyor. Bir adam bulunuyor, "Bu para verir" deniyor, yanına da kendi yandaşları dolduruluyor. Yönetimin hiçbir fonksiyonu yok. Yeter ki orada bulunsunlar, grupların isteklerini yerine getirsinler. Çünkü para vermiyorlar. Bu, "Aziz Yıldırım'da da böyle mi oldu?" derseniz, hayır.
Gruplar birleşip, maddi yükün tüm yönetime dağıldığı bir sistem kurmalıdır. Bugün, başkan para veriyor. Yönetimdeki arkadaşları, başkanı dolduruşa getiriyor. Başkan kendini futbol dahisi sanmaya başlayınca bir sürü yanlış yapılıyor. Ve tenkit edilince, eleştirenlerin düşmanı olduğunu sanıyor. Böylesine de bir cehalet içinde. Tenkit iyiye gitmek için yapılır. Başkan, kendini haklı çıkartmak için TV ve gazete müdürleriyle sıkı fıkı ilişkilere giriyor. İleride kendinin kullanılacağını bilmeden, hesaplamadan... Tesir altında da kalıyor. İşte Fener'in içine düştüğü durum, bugün bu.
Kamp sahaları gibi iyi şeyler de yapılıyor tabii... Ama herkes bir şeyler yapıyor Fener'e. Şampiyonlar Ligi kurulduktan sonra, devir değişti. Antrenör, futbolcu, tesisler, her şey daha farklı olacak artık. Çıta yükseliyor, ama bu arada da büyük para geliyor.
F.Bahçe, kongreye gidiyor. Aziz Yıldırım, "Ben başkan olmam, beni yıprattılar" diyor. Bence yıpratılmadı. Doğru dürüst eleştirileri böyle algıladı. Çünkü "Parayı ben veriyorum. En iyi ben biliyorum" diyor. Bu, diğer başkanlar için de böyleydi.
"İki ay önceden istifa etme kararı aldık" diyor Yıldırım. O zaman, yeni yönetime bırak Sergen kararını... Neden gönderiyorsun?
Büyük bir caima burası. F.Bahçe'ye ancak inandığın için, çok iyi olduğu için, F.Bahçe'ye layık olduğu için futbolcu ya da antrenör getirirsin, denemek için değil.
Şimdi önümüze bakalım. Kimin ne harcadığı, borcun miktarı çok önemli. Kimsenin bir şeyden haberi yok. Ne kadar para girdi? İbrahim Kutluay satıldı, Okocha, Baliç satıldı. Satılanlar belli, alınanlar belli. Bu hesapların çıkması lazım. Bu belirsizlik içinde "Ben başkan olacağım" diyemiyor kimse.
Şimdi grup başkanları toplanacak. Madem kurulmuş bu gruplar ve F.Bahçe üzerinde, daha doğrusu yandaşları üzerinde etkileri var, "Başkan bu, yanındaki ekip bu olsun... Ya da ekibini başkan seçsin" diyecekler. Ama başkana bırakılmasın her şey. Başkan kendi hislerine göre hareket etmesin. Kimseye kinlenmeye, kızmaya, darılmaya hakkı yok başkanın. Sonuçta başkanlıktan ayrıldıktan sonra sıradan bir Fenerli olacak. Buna gerek yok.
F.Bahçe'nin bu kongrede yolunu çok iyi seçmesi lazım.