Sezen-Önder aþkýnýn resmidir
Sezen Aksu ile Önder Fýrat, 2.5 aydýr bir sýr gibi sakladýklarý aþklarýný ilk kez Leyla Umar'a açýkladýlar
Sezen Aksu, bir uçakta tanýþtýðým zaman 21 yaþýndaydý. Paris'te, Eiffel Kulesi'nde bir ay sürecek Türk gecelerinde þarký söylemek üzere uçaða binmiþ; korkudan koltuðunda tortop olmuþtu. Yüzü yemyeþildi; etrafýnda pervane olanlar Sezen'e dilim dilim limon yedirmeye çalýþýyorlardý. Paris'e ininceye kadar Sezen yarý baygýndý. Yere basýnca birden dünyanýn en neþeli insaný oluverdi.
O gece ilk kez Sezen'i dinledim. Yüzlerce Fransýz, ayakta; "Sezen, Sezen" diye baðýrýyor, dakikalarca alkýþlýyordu.
O dört hafta boyunca Sezen'i hemen her akþam dinledim ve tiryakisi oldum. Sadece sesine, þarkýlarýna deðil kiþiliðine de büyük bir hayranlýk duyduðum Sezen'le o günden beri nerede buluþsak birbirimize sarýlýp öylece birkaç dakika durur, hasret gideririz.
ADÝLE NAÞÝT'LE...
Küçüklerin efsane sevgilisi Adile Naþit evimin alt katýnda otururdu. Ömrümün en neþeli, en unutulmaz günlerini Adile Naþit'le geçirdim.
Sezen ve Müjde (Ar) Adile'nin en yakýn dostlarýydý.
Bir gün Adile'nin kanser olduðunu öðrendik. Onu en az bizim kadar seven Erol Simavi, Sezen'le Müjde'nin emrine verdiði arabasýyla Adile'yi Paris'e götürmelerini istedi. Çünkü Adile'nin uçaða binmesi imkânsýzdý. Bu iki genç kadýn bütün programlarýný iptal etti; Adile'lerini önemsiz bir hastalýk geçirdiðine inandýrarak Paris'e götürdüler. Orada aylarca bir anne þevkatiyle Adile'ye baktýlar. Ümit kalmadýðýný öðrenince hayatlarýnýn en iyi rollerini oynaya oynaya Ýstanbul'a getirdiler.
Adile'yi Alman Hastanesi'ndeki odasýnda nöbet tutarak bir an yalnýz býrakmayan Sezen ve Müjde o zamandan beri çok sevdiðim iki "mahlžk" oldu. Sýk deðilse bile üçümüz de Yengeç Burcu olduðumuz için ara sýra müþterek doðum günleri kutladýk.
SEZEN AÞKSIZ YAÞAYAMAZ
Sezen'le yýllardan beri tek bir kere röportaj yapamadým: hem de bütün arzuma raðmen... Ne zaman niyetlensem ya bir çekimdedir ya da stüdyolarda þarkýlarýný seslendirir. Ara sýra aþk veya evlilik haberlerini basýndan takip eder ve onun yanýndaki erkeðin ne kadar þanslý olduðunu bilirim. Sezen'in, birlikte çalýþtýðý gençlere geniþ ufuklar açtýðýný, Tarkan için ne fedakârlýklar yaptýðýný görür ve vericiliðin ne demek olduðunu derinden hissederim. Sezen'i yakýndan tanýyan erkeklerin ona sýrýlsýklam âþýk olduklarýný duydukça hiç þaþýrmam.
Ama Sezen'nin Önder Fýrat'la aþk yaþadýðý haber, SABAH'a "bomba" gibi düþtüðü gün doðrusu þaþýrdým... Þaþýrdým; çünkü Önder Fýrat hemen hemen her gün hiç olmazsa telefonda görüþtüðüm genç bir arkadaþým. Bazen abla, bazen anne olarak nasihatlerimi dinlemek için beni arayan Önder Fýrat "Sezen'e âþýk mýsýn?" soruma hiç düþünmeden "Evet" yanýtýný verdi. Ben de ona: "Öyleyse ömrünün en renkli günlerini geçirmeye hazýr ol" dedim.
Birkaç günden beri 3'üncü Köprü projesine "protestosu"nu son klibinde kendine has bir tarzda yansýtan Sezen'i nihayet önceki gece bir dostun evine Önder getirdi.
Sezen'le kendi usulümüzde sevgi alýþveriþinden sonra ikisinin mutluluðunu seyrettim. Sezen kývrak zekâsý, bitmeyen enerjisi ile masadakileri kýrýp geçirdi. Onu ilk defa tanýyanlar, "Yazýlanlar azmýþ; böyle bir insanla karþýlaþmak ne güzel" dediler.
Ýliþkilerini 2.5 aydan beri çok gizli sürdürdüklerini en yakýnlarýndan bile saklayabilen Önder ve Sezen: "Biz kimseden kaçmýyoruz" diyorlar ama herkesten uzakta yaþama kararý almýþa benziyorlar. Sezen ve Önder "Hadi" bizimle bir röportaj yap" deyinceye kadar onlarý yalnýz býrakmaya karar verdim.
LEYLA UMAR
|