|
|
Batı zenginleşiyor
Batılılar bin yıl önce yaşayan atalarına göre çok daha zengin. Hızlı sanayileşme, kişi başı geliri 20 bin doların üzerine çekti
Şimdiki batılılar bin yıl önce yaşayan atalarıyla kıyaslanamayacak kadar zengin oldular. Üstelik daha da zenginleşmeye devam ediyorlar. Aslında insanlık tarihine bakınca ekonomik aktivitenin oldukça uzun bir süre çok yavaş ilerlediği görülüyor. Büyüme çok yavaştı, yaşam standartlarını değiştirecek gücü yoktu.
1750'lerden itibaren tarihin katı yasası değişmeye başladı. Büyüme gözle görülür şekilde yükselirken, verimlilik arttı. Bunun başlıca sebebi sanayileşme oldu. Maddi başarı, son 250 yılda, geçmiş 10 bin yıla oranla çok daha fazla arttı. Doğal olarak yaşam standartları her yıl daha da yükseldi, eğer böyle olmazsa zaten bir terslik var demektir.
KIRILMA NOKTASI
İlk zamanlar su değirmenlerinin, yeldeğirmenlerinin bulunuşu, pusulanın ve matbaanın icadı ile yetenildi. 1450'lere kadar devam eden bu gelişmeler milli gelirde çok düşük yükselmelere neden oldu. Bu tarihten sonra refah seviyesi biraz daha hızlı çıkışa geçti. Ancak asıl değişim 1750'lerden sonra gerçekleşti. Tarımda makinalaşma, buharlı makinaların kullanılmaya başlanması, dökme demirden sağlanan fayda insanlardan alınan verimi de artırdı. Böylece neredeyse bin 800 yıl boyunca sağlanamayan kişi başına milli gelir artışı 200 yıllık süre içinde birdenbire uçuşa geçti. Batılıların için refah seviyesi bin 600 dolarlar civarında dolaşırken, 2000 yılına gelindiğinde 19 bin dolarlara fırladı.
NEDEN 18. YÜZYIL?
Peki refah seviyesinde bu kritik nokta neden 18. yüzyılda kırılabildi? Burada bilimadamları devreye giriyor. Avrupa bilimi 18. yüzyılda adeta bir çicek gibi açtı. Matematik ve astronomi dahisi Galileo teleskop ve diğer aletlerin keşfini gerçekleştirdi. Newton, Hooke ve Huygens onu izledi. Bilgi, teknolojiyle birleşince hızlı gelişimi kimse durduramadı. 1750'den sonraki 100 yıl içinde gemi yapımı, madencilik, tekstil, yiyecek işleme vb. konularda radikal buluşlar birbirini izledi. Örneğin pamuk eğirme makinasının bulunması İngiliz ekonomisini oldukça iyi yerlere taşıdı.
19. yüzyılın başlamasıyla Fransız Nicolas Appert, yiyeceklerin haşlandıktan sonra havası alınmış cam şişeler içinde saklanabileceğini keşfetti. Böylece konserve yiyecekler gündeme geldi. Bu kentsel hayatın gelişimi konusunda çok önemli bir buluş olarak yerini aldı.
1860'lardan sonra bilimin rolü daha fazla anlaşılmaya başlandı. Kimya konusunda yaşanan gelişmeler, yeni endüstri teknikleri konusunda rol oynadı, daha da önemlisi yeni materyal ve ürünlerin ortaya çıkmasına neden oldu.
GELİŞİM NEREYE KADAR?
Buluşları diğerleri izledi, doğal olarak insan hayatı ve medeni haklar da gelişim gösterdi. Sahip olma hakkı, sözleşmeler, patent kavramı ortaya çıktı. Bunun sonucunda zaman içinde farklı yapılarda ve büyüklüklerde kuruluş ortaya çıktı.
Peki bu hızlı gelişimin sonu var mı? Nükleer savaş, astreoidlerin düşmesi vb. sebepler tüm bu gelişmeleri tersine çevirebilir. Bu risklerin dışında 250 yıllık bir süreç o kadar da uzun değil. Önümüzdeki 250 yıl için yeni gelişmelerin olmaması için bir neden yok.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|