kapat

22.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


İsrail-Suriye

Bu iki ülke arasında başlaması beklenen barış sürecini büyüteç altına koymaya devam edeceğiz bugün..

Bu barışın bizim için ne anlama geldiği ve gelmesi gerektiği noktaları üzerinde duracağız..

Bizim İsrail ile çok önemli anlaşmalarımız var.. Hem askeri, hem siyasi, hem ekonomik.. O zaman, Türkiye'nin, İsrail'e, "Suriye ile barış sözünden ne anlıyorsunuz?" diye sorma hakkı vardır..

İsrail'in de, sürecin her safhasında Türkiye'ye bilgi vermesi, hatta Türkiye'den çeşitli konularda neler düşündüğünü sorması da gerekmektedir..

Çünkü bu konu, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir konudur..

Sonra İsrail, Hafız Esad yönetiminin Türkiye konusunda kendilerinden neler istediğini, Türkiye konusuna nasıl yaklaştığını Ankara'ya mutlaka anlatmak zorundadır..

Çünkü Suriye, hala Hatay'ın kendi topraklarında olduğunu sanmaktadır. Bu yüzden Golan ile Hatay'ın statüsünü birbirine karıştırma ve dönüp Ankara'dan Hatay'ı isteme, alamazsa da konuyu uluslararası mahkemelere taşıma olasılığı vardır..

Ve bu, İsrail ile barış sonrası gündeme gelmesi çok güçlü bir olasılıktır..

Sonra, İsrail-Suriye barış görüşmelerinde "Suların kullanımı" önemli bir madde olarak masaya gelecektir..

Suriye'nin Türkiye'nin sınır aşan suları konusunda bugüne kadar uyguladığı politika bellidir..

İsrail, bu konuda Suriye ile bir anlaşmaya varırsa, dönüp Türkiye'ye baskı yapacak mıdır? Çünkü Suriye bunu İsrail'den mutlaka isteyecektir..

Barış yapmanın mutlaka bir bedeli vardır. Ama bu bedelin en azından bir kısmının Türkiye'nin sırtından ödenmesi mümkün değildir..

Bakın Suriye, İsrail ile başlayacak olan süreçten "Barış sağlanırsa, bir düşmanımız artık komşumuz olacak" diye söz etmekte, ama "Düşmanımız dostumuz olacak" dememektedir..

İsrail yönetiminin, Suriye ile barış yaparken, bunu iki kere düşünmesi gerektiğine inanıyoruz.. Hem dostluğumuz, hem de kendileri için..

Çünkü Esad, verdiği sözleri tutmamasıyla tanınmaktadır. Biz, Öcalan ve PKK konusunda bunları yaşadık.. İsrail de terör konusunda yaşadı..

Ayrıca Suriye'nin, barış sonrası terör silahını bir anda bırakacağının hiçbir garantisi de yoktur..

Altına imza attığı barış antlaşmasını da bir anda çöpe atabilir.. O an çıkarı neyse onu yapar Suriye lideri..

Ama Türkiye, altına imza attığı hiçbir konuda sonradan geri adım atmaz.. İsrailli dostlarımız da bunu gayet iyi bilirler..

Biz, İsrailli yetkililerin, Türkiye'nin kaygılarını anlayacağına inanıyor ve iki ülke arasında 20 yılda alınan mesafenin ve bugün gelinen mükemmel noktanın zedelenmesine izin vermeyeceklerine inanıyoruz..

Bundan sonrası İsrail Başbakanı Ehud Barak ve barış sürecinde görev alacak olan diğer İsraillilere kalmıştır.. Sizleri yakından izleyeceğiz..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır