Artık dünya kenti olan İstanbul'da öylesine değişik zenginlikler var ki... Kimi zaman elimizi uzatsak yakalayacağımız, ama çoğu zaman bilmediğimiz için önünden geçip gidiverdiğimiz...
İşte Tarlabaşı Bulvarı'nın hemen başındaki Udonya Japon Restoranı da öyle... Birileri söz etmişti, ama gitmek kısmet olmamıştı. Geçenlerde sevgili Deniz İnsel'in çağrısıyla kalkıp gittik. Ve birlikte olduğumuz işin uzmanı Tuğrul Şavkay ne der bilmem ama çok iyi bir gece geçirdik. (Ayrıca Tuğrul'un da çok beğendiğini biliyorum)
Japon mutfağı çiğ balıktan ibaret değil kuşkusuz. Yıllar önce bu ülkede bir hafta geçirdiğim için biliyorum. Ancak çiğ balıksız bir Japon mutfağı da düşünülemez.
İşte o akşam, başta ton ve levrek, ama ayni zamanda karidesten midyeye çeşitli deniz ürünlerini çiğ olarak yerken, bu konuda kafa yorduk.
Çiğ balık yemek öyle kolay değil. Kendine özgü törensel bir iş. Öncelikle balığı tutar tutmaz eksi 120 dereceye atıp şok uygulamananız gerekiyor. Sonra da eksi 70'den sıcak olmayan bir ısıda korumanız... Ancak böyle o nefis lezzet ve tehlikesiz sağlık koşulları sağlanmış oluyor.
Restoranı işleten Katsumi Makishi, Hülya Akal ve Atilla Tamer bizlere gerçek bir şölen sunuyorlar. Mezelerden sonra görkemli balık tabakları, Yaki Udon denen tavuklu ve sebzeli sıcak erişte, tatlı olarak da nefis bir bitki jölesi... Hepsi hiç de sandığım kadar sert olmayan ve sıcak ya da soğuk içilebilen sake eşliğinde...
Bu mutfakta ayrıca her türlü ızgara ve tencere yemekleri de var. Sandığımızdan çok daha zengin bir mutfak. Tatlıları dışında...
Ana yemekler 10-15 dolar arası. Sushi, Tempura, Teriyaki gibi deyimleri öğrenmek ve besinlerin değerini ve lezzetini bozmadan sunmaya dayanan bu mutfağı daha iyi tanımak istiyorsanız, Tarlabaşı 26 nodaki Udonya'yı mutlaka deneyin.
(Tel: 256 93 18)