Bu akşam Fenerbahçe Stadı'na Aziz Yıldırım ile Faruk Süren kol kola girmeli.. Bu ikili, santraya kadar yürüyüp, tribünlere, kardeşliğin ne olduğunu, sporun centilmenliğini göstermeli...
Onlar santrada beklerken; sahanın bir ucunda Boliç ile Okan görünmeli...
Diğer uçtan da Fener'in kaptanı kaleci Rüştü ile Galatasaray'ın kaptanı Hakan Şükür gelmeli...
Ama el ele...
Sonra bu 6 kişi santrada buluşmalı... Sevgi yumağı olmalı... Öpüşmeli, gülüşmeli... Fair-Play için, tribünlere söz vermeli...
Bunlar yeter mi?
Asla!
Bu altılı, bu akşam Türkiye'nin merkezi olan Kadıköy'de stadın tam ortasında bütün Türkiye'ye haykırmalı:
"Biz buyuz işte... Sevgi doluyuz... Dostuz... Centilmeniz... Sportmeniz..."
Bu da yetmez mi?
Asla!
Sonra, Cumhurbaşkanı'ndan zor seçilen hakem 3'lüsü, altı kişinin yanına gelmeli... Ve onlarla tek tek öpüşmeli...
Ardından, centilmence mücadeleye and içmiş 22 genç adam yeşil çimenlerin üzerinde fırtına gibi esmeli... Ama birbirlerini ezmemeli...
Tribünler sarı-lacivert ve sarı-kırmızı diye ikiye bölünmemeli... İstanbul semalarını bu renklerden oluşmuş bir gökkuşağı süslemeli... Santra yuvarlağından doğup, yüreklerde biten bir gökkuşağı..
Ve hakedenler işte o gökkuşağından geçip, hakettiği yere gitmeli...
Bunlar olmaz mı?
Olmalı...
Ama bunun için önce yöneticiler çenelerini tutmalı...
Fenerbahçe taraftarları "Cim-bomlular gelmesin" dememeli...
Galatasaraylılar, "Fener mi; kolay lokma" lâfları etmemeli...
Basın "Ölüm-kalım savaşı" manşetlerini indirmeli... Her iki camiayı da centilmenliğe davet etmeli...
Taraftarlar, sahaya şişe değil, konfeti atmalı...
Rakip takımdan bile olsa hak edeni alkışlamalı...
Bu rezalete el koy Başkan!
AVCILAR'da deprem sonrası sorunlar giderek büyüyor...
Yüzlerce aile ilçeyi terketti, terkediyor...
Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci ise her konuşmamızda "Deprem şoku atlatıldı. Avcılar'ın bir başka ilçeden farkı kalmadı Erdal Abi" diyor..
Bu arada, Denizköşkler Tunay Sokak ve çevresinde oturanlar bana faksla, telefonla, "Biz Başkan'a inandık, Avcılar'da kaldık ama inanın pişman olduk" diye dert yanıyor...
Sebep mi?
Migros'un arkasındaki Borusan'a ait olan alanda yaşanan rezalet!
Bu alanı işgal eden kişiler, onlarca baraka-kondu tipinde barınaklar yaparak kaçak su-elektrik kullanıyor...
20 metre ilerlerinde iki çöp konteynırı olduğu halde çöplerini sokağın ortasına atıyor...
Bu yaptıkları yetmiyormuş gibi, barakalarına pimaş boru döşeyerek atık suları sokağa veriyor...
Denilebilir ki; bu kişilerin evleri depremden hasar gördü, mecburen buralarda yaşıyor...
Çevre sakinleri aksini iddia ediyor, "Hepsinin evleri sağlam. Evleri hasarlı olsa Kaymakamlığa müracaat ederlerdi" diyor...
Bence Başkan Mustafa Değirmenci hemen bu sabah Borusan'a ait bu alana gitmeli ve çevreyi denetlemeli.. İnanıyorum ki; rezilliği görecek ve "Dur" diyecek...
Bu köşede yazıldı Boğaziçi Elektrik el atıp halletti
* KÜÇÜKÇEKMECE Sefaköy Beşyol Durağı'nda bulunan Sultan Murat İlköğretim Okulu önündeki aydınlatma lâmbalarının arızaları giderilerek yanar duruma getirildi.
* KOCASİNAN Gültepe Sokağı'nda yanmadığı ifade edilen lâmbalar onarıldı.
* E-5 yolunun Sefaköy'den köprüye kadar sorumluluğumuz altında olan aydınlatma lâmbalarının arızaları giderildi.
* SARIYER Kireçburnu Ada Sokak'taki yanmayan aydınlatma lâmbaları yanar duruma getirilerek şikayet konusu ortadan kaldırıldı.
* ÇAĞLAYAN Esen Sokak'ta meydana gelen enerji kesintilerinin bu çevreyi besleyen trafonun aşırı yüklü çalışmasından kaynaklandığı anlaşıldı ve bu trafo değiştirilerek şikayet konusu tamamen izale edildi.
Mustafa Kavlu
Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü
Dispanser neden kapatılıyor?
KIZILAY Fatih Şubesi, Balat Dispanseri'nin yıl sonunda kapatılması kararını almış..
Gerekçe? Belli değil...
Ancak bilinen, bu kararın Unkapanı, Ayvansaray ve Vefa Stadı arasındaki üçgende yaşayan dar gelirli binlerce aileyi etkileyecek olması..
Çünkü söz ettiğim bu üçgen içinde bir başka sağlık kuruluşu veya dispanser yok... Olsa bile halkın istenen bedeli ödeyip muayene olmasına imkân yok... Kızılay'ın böyle bir karar almasını anlamak ve kabullenmek mümkün değil...
Balatlılar, yıllardır bu dispanserin elden geçirilmesini, kapalı olan röntgen bölümünün hizmete girmesini beklerken, kapatılacak olmasına isyan ediyor...
Bana faks gönderen Balat sakinleri, esnaf, Balat Güzelleştirme Derneği, bölge eczacı temsilcileri ve muhtarlar, kararı esef verici olarak nitelendiriyor.
Vardı diyorum; çünkü her yerde olduğu gibi buradaki parka göz dikenler önce toprağın üzerine mıcır döküp parkı otoparka çevirdiler...
Yetinmediler; işi ilerletip bir kulübe ve ardından oto yıkama atölyesi inşa ettiler... Bununla da kalmadılar, "Bulvar Otopark" yazan tabela astırdılar...
Parkın içindeki tarihi duvarın arkasında bir yapı var. Bu yapıyı branda çekip kapattılar...
Fatih Belediye Başkanı Eşref Albayrak'a soruyorum;
Park otoparka çevrilirken neredeydiniz?
Bu işgali sona erdirmeyi düşünüyor musunuz?
Eğer;
* Özel arazilere girip avlanıyorsanız,
* Yetkiyi kabullenip, sorumluluğu reddediyorsanız,
* Yeni gelenlere aşşağılayıcı bakışlar fırlatıyorsanız,
* Dairenizde bir ampul eksildiğinde, merdivendekini alıyorsanız,
İstanbullu değilsiniz