|
|
Çakıcı seneye aramızda
Af tasarısının ilk haliyle yasalaşması durumunda, Çakıcı yargılandığı 'çete teşekkülü' suçundan en fazla bir yıl yiyecek
Alaattin Çakıcı'nın, "Cürüm işlemek için çete oluşturmak" suçundan İstanbul DGM'de yargılanacağı davada zamanaşımı riski yok. Çakıcı, bu eylemden suçlu bulunur ve cezanın üst limiti olan 3 yıl hapse çarptırılırsa, infaz yasası gereğince en çok 21 ay cezaevinde kalacak.
Bu süre içinde af çıkarsa Çakıcı'nın cezasının üçte birinin affedilmesi olasılığı var. Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen af yasasında Çakıcı'nın yargılandığı suç da ceza indirimi kapsamındaydı. Yasanın Meclis'e geri dönmesinden sonra çete suçu af kapsamından çıktı, koalisyon ortakları uzlaşma sağlayamadığı için af askıya alındı. Hükümet, yasayı ilk haliyle benimserse, Çakıcı ceza indiriminden yararlanabilecek. Ve en fazla bir yıl hapis yatıp, gelecek yıl başlarında aramıza katılacak.
BAKANLIK GAFLARI
Hıncal Uluç'un yaralanması olayını azmettirdiği iddiasıyla yargılanan Çakıcı'nın, zamanaşımı sayesinde cezadan kurtulmasına Adalet Bakanlığı'nın inanılmaz gafı neden oldu. Bakanlık Uluç davasında, TCK'nin 104. maddesinde yer alan "yakalama zamanaşımını keser" hükmüne güvendi ve Çakıcı'nın Fransa'da yakalanmasını zamanaşımını kesen gerekçe olarak değerlendirdi. Ancak Mahkeme, Bakanlıktan farklı değerlendirme yaptı ve Çakıcı'nın yurtdışında yakalanmasını zamanaşımını kesen gerekçe olarak kabul etmedi ve dava düştü.
ÖZTEK DÖNEMİ
Uluç davasında zamanaşımı süresi, 18 Nisan seçimlerinden önce kurulan seçim hükümetinin bağımsız Adalet Bakanı Prof. Dr. Selçuk Öztek döneminde doldu. Öztek, risk konusunda Bakanlık bürokratları tarafından uyarılmadığını söyledi: "Çakıcı hakkındaki suçlamalarda hangi suçun, hangi tarihte zamanaşımına uğrayacağını bilemem. Bürokratların da herhangi bir uyarısı olmadı. Zamanında haber verilseydi, Çakıcı'yı Fransa'da sorgulama yolunu değerlendirirdim."
Çakıcı'nın Fransa'da sorgulanması için ilk girişimi başlatan, ancak daha sonra bu yöntemin "iade ihtimalini zayıflatacağı" gerekçesiyle, sorgulama başvurusunu bekleten Adalet eski Bakanı Denizkurdu da şu değerlendirmeyi yaptı: "Çakıcı'nın Fransa'da yakalanması bana göre zamanaşımının durması için yeterli bir gerekçe. Ancak Adalet Bakanlığı'nın işi riske atmaması gerekirdi. Ben 4 Ocak 1999 tarihinde görevi Sayın Öztek'e devrettim. Zamanaşımının dolduğu tarihte görevde olsaydım, işi riske atmamak için sorgulama talebinde bulunur ve bu hatayı yapmazdım."
Ecevit el koydu
ÇAKICI konusunda karşı karşıya gelen İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ile Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk dün Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın makamında bir araya geldi. Özkan iki bakanı da medya aracılığıyla suçlama yapmaktan kaçınmaya ve uyumlu çalışmaya davet etti. Türk, görüşmede, Fransa'nın iade talebine uygun hareket ettiklerini, bu nedenle sorgulamanın Emniyet tarafından yapılmadığını söyledi. Tantan ise, yargılama amacıyla sorgulama olmasa da, başka olayların aydınlatılması için, sorgulamanın İçişleri Bakanlığı tarafından yapılması gerektiğini söyledi. Özkan bu bilgileri Başbakan Bülent Ecevit'e aktardı.
Bu arada Çakıcı'nın diğer davalardan yargılanabilmesi için Adalet Bakanlığı girişimler başlattı. Bakanlık, muvaffakatname almak için Fransız makamlarıyla temasa geçti. Çakıcı'nın yargılandığı mahkemelere birer yazı gönderildi. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi Engin Civan'ın, 3. Ağır Ceza Mahkemesi Adil Öngen'in ve İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi de Emin Cankurtaran'ın vurulmasına azmettirmek suçlarından yargılanan Çakıcı'ya ifade vermek isteyip istemediğinin sorulması için Kartal Cezaevi Savcılığı'na birer yazı gönderdi. Çakıcı, Fransız makamlarının izin vermesi durumunda ifade verebilecek.
Türkan HİÇYILMAZ (SHA)
Muhalefetin tepkisi
FAZİLET: 45 günde serbest
FP Genel Başkan Yardımcısı Veysel Candan, Çakıcı'nın 45 gün içinde serbest bırakılacağını iddia etti: "Yargılama ayrı, sorgulama ayrıdır. Fransa, yargılanmak üzere iade etmiştir. Bazı siyasetçiler, bürokratlar cesaret edemiyorlar, koltuklarından olacaklar diye sorgulanmıyor. Çakıcı 45 gün içinde serbest bırakılacak."
DYP: Utanmasalar affederler
DYP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Sağlam, kamuoyunun Çakıcı'nın yargılanmasını değil, bildiklerini anlatmasını merak ettiğini söyledi. "Çakıcı'nın bildiklerini saklamasıyla kim korunuyor" diye soran Sağlam, "Çakıcı (ifademi aldılar) diyor. İçişleri Bakanlığı (almadık) diyor. AB'ye aday olan ülkemizde tam bir adalet skandalı yaşanıyor. Utanmasalar Çakıcı'yı affedecekler" diye konuştu.
CHP: Serbest kalsın diye getirildi
CHP Genel Başkanı Altan Öymen, Çakıcı ile ilgili bir davanın zamanaşımına uğramasının skandal olduğunu söyledi. Bu konudaki sorumluluğun Adalet Bakanlığı'na ait olduğunu, bunun nedeninin de söz konusu dava ile ilgili yazının bir yıl bekletilmesi olduğunu söyleyen Öymen, "Şu ana kadar yaşanan gelişmeler, Çakıcı'nın serbest bırakılmak için getirildiği gibi bir izlenim ortaya çıkarıyor" dedi.
Bakan Türk burnundan soluyor
ÇAKICI olayı nedeniyle sıkışan Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, hıncını gazetecilerden çıkarıyor. Ankara Adliyesi'nde önceki gün açılan tutuklu ve hükümlülerin yaptığı el işi eserlerinden oluşan serginin açılışına katılan Türk, sorulara cevap vermezken, korumaları gazetecileri elleriyle iterek engel oldu.
Türk, dün de asabi bir görüntü sergiledi. Başbakanlık'ta Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'la ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'la görüştükten sonra gazetecilerin sorularını duymazlıktan gelerek kaçarcasına uzaklaşıp gitti. Başbakan Bülent Ecevit de dün gazetecilerin Çakıcı soruları üzerine "Kriz diye birşey yok" dedi.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|