Tabii ki milletin vekiline "yeterli imkân" sağlanmalı.
Milletvekilinin "cakası" da olacak, "düzgün bir maaşı" da.
Ama bu işin bir "mekanizması" olmalı.
Konu "yangından mal kaçırır gibi" ele alınmamalı.
"Gecenin karanlığında" konuşulmamalı.
Mesut Bey dedi ki "Köklü çözüm, bu işi Anayasal düzenleme ile bir esasa bağlamak."
- Sayın Yılmaz bu konu, Anayasa Mahkemesi'nden yine dönerse ne olacak?
- O zaman tek çıkış kalıyor... Anayasa değişikliği.
AB Bakanlığı
Uçakta yedi kişiydik. Mesut Yılmaz.. Sürekli "Aşağıya bakan... Dağların karı, nehirlerin suyuyla" ilgilenen Cumhur Ersümer.
"Fenerbahçe konusu açılınca, kafasının tası atan" Erkan Mumcu.
"Hiç konuşmayan" Sadettin Tantan.
"AB konuşulurken heyecanlanan" Mehmet Ali İrtemçelik.
"Diyarbakırlı" Yasin Ekinci.
Ve biz.
- Mesut Bey, AB için liderler zirvesi... Yapılacak işlerin takvime bağlanması... Ne diyorsunuz?
- Takvim de dahil, yapılacak işleri mutlaka görüşmemiz lazım... İdari yapıda da değişiklik gerekiyor.
- Ne gibi?
- Yeni bir Bakanlık.
- AB Bakanlığı mı?
- Evet.
Önyargılar
Tam üyelik, hangi sürede gerçekleşir Mesut Bey?
-Bizim performansımıza bağlı.
- Kamuoyu desteği var... Rüzgar hükümetin lehine esiyor.
- Tamam da... Somut konulara girilince, direnmeler gelebilir... Dışardaki önyargılar aşıldı... Ama içerdeki önyargılarla işimiz var.
- AB sürecinde... Apo konusu bir krize yol açar mı?
- AB'ye girmek isteyen bir Türkiye, buna benzer daha birçok sorunu aşmak zorunda.
'OHAL' kalksın
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu "Güneydoğu Müsteşarlığı" önermişti.
Yılmaz'a soru:
- Ne diyorsunuz?
- Evet, Sayın Ecevit, bu öneriyi bize aktardı.
- Yanıtınız?
- OHAL, tümüyle kalksın. Fakat, mevcut yapı içinde kalksın. İçişleri Bakanlığı bu konuda çalışıyor.
- Yani, Güneydoğu Müsteşarlığı'na sıcak bakmıyorsunuz.
- Sıcak bakmıyorum... Aşırı bürokratik bir yapılanma olur... Yeni bir örgütlenmeye gerek kalmadan, OHAL'i kaldıralım... Çözüm, mevcut yapı içinde olmalı.
Çankaya anlaşması
Yılbaşı yaklaşıyor. Yılbaşının, hemen sonrası bayram.
Bayramdan sonra ise...
"Çankaya konusu" gündeme oturur.
- Ne diyorsunuz Mesut Bey?.. Birinin inisiyatifi ele alması... "Şöyle yapalım... veya yapmayalım" demesi gerekmiyor mu?
- Yetkili olan Meclis... Bu yapı içinde de Meclis'te uzlaşma şart... Uzlaşma söz konusu olduğuna göre... Toplu inisiyatif gerek.
- Ama önce siyasi liderler... Koalisyon liderlerinin uzlaşması... Ortak inisiyatif... Ne dersiniz?
- Kendi aramızda bunu hiç ele almadık... Fakat... Sezdiğim... Zımni bir anlaşma var.
- Ayrıntı verir misiniz?
- Bu işi krize dönüştermeden ve koalisyon içinde halletmek.
Krizsiz çözüm
Mesut Bey, gerçi yanıtınız açık ama... Yine de soracağız... Yanlış anlama olmasın diye... Zımni anlaşmanın tarafları?
- Koalisyon ortakları.
- Biraz açar mısınız?
- IMF ile anlaşma... AB konusu... Bunlar önemli olaylar... Yani, koalisyon olarak büyük bir taahhüde girdik... Taahütlerin yerine getirilmesi için, istikrarı mutlaka korumamız lâzım.
- Yani... İstikrarın devamı için... Demirel'in süresinin uzatılması...
- Kronikleşmiş krizleri aşarken, yeni kriz yaratmamak gerek.
Uzlaşacağız
Mesut Bey... Daha açık... Çözüme dönük... Ne zaman konuşacaksınız?.. Ortaklar olarak yani.
- Ben söyledim... Sayın Ecevit de söyledi... Zaman içinde oluşur.
- Siz "üç yıl uzatma" dediniz.
- Evet... Sayın Ecevit "beş yıl" dedi.
- Bahçeli, bir şey söylemedi.
- Uzlaşacağız... Uzlaşacağımız şey Meclis'te kabul görecek olmalı, bu bir... İkincisi... Nitelikli çoğunlukla olmalı.
Pendik kazası
Uçağın tekerleri, Diyarbakır'da piste değerken... Turizm Bakanı Erkan Mumcu hâlâ "gergindi... Kederliydi."
"Pendik kazasını" unutamıyordu. Kafası "Ne olacak Fenerbahçe'nin hali?" sorusuyla... Konusuyla meşguldü. Mesut Bey'e döndük:
- Hükümet ortağısınız... Çare?
- Çare... Evet çare... Fenerbahçeliler, kendileri için, en doğrusunu bulurlar.
Ve bir Galatasaraylı olarak başladı kıkır kıkır gülmeye.