kapat

17.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sabah Ýnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
Ýstanbul
Ýþte Ýnsan
Astroloji
Reklam
Sarý Sayfalar
Arþiv
Hazýrlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ.
RUHAT MENGÝ(rmengi@sabah.com.tr )


Beyaz Saray'a üç dürüm!

Amerika'da oturan Türk iþadamý Sahir Erozan Baþkan Clinton'ýn ziyareti ve AGÝT toplantýsý sýrasýnda Ýstanbul'daki evinde bir akþam yemeði verdi.

Türkiye'nin genç kuþak sanayicilerinin ve Beyaz Saray ekibi ile Amerikalý tanýnmýþ gazetecilerin davetli olduðu gecede yemekler, son yýllarda Ýstanbullularýn çok raðbet ettiði bir kebapçý tarafýndan hazýrlanmýþtý ve büyük sükse yaptý.

Hillary Clinton'ýn baþdanýþmaný Kelly Craighead'in hemen ertesi akþam Chelsea'yi de bu çok beðendiði yemekleri yapan Köþebaþý'na götürmesiyle restoranýn kaderi deðiþti. Müþteri sayýsý hemen birkaç katýna çýktý ve tabii fiyatlar da arttý.

Amerika'da Traveler dergisi, Köþebaþý'ný 1999'un dünya çapýnda en iyi restoranlarý listesine de alýnca kebapçýnýn ünü sansasyonel boyutlara ulaþtý.

Restoran sahiplerine hem New York'tan, hem de Washington'dan þube açmak için teklifler geldi.

Köþebaþý'nýn sahipleri þu sýralarda Washington'da açýlacak bir restorana kesin gözüyle bakýyorlar.

Böylece Chelsea ve Beyaz Saray'ýn üst düzey yetkililerinin de gözü arkada kalmamýþ olacak.

Tadýna doyamadýklarý çöp þiþ ve Adana kebaplarýný sýk sýk yiyebilecek, Beyaz Saray'a telefonla bol bol çöp þiþli dürüm ýsmarlayabilecekler.

Yakýnda Beyaz Saray'da çið köfte partileri düzenlendiðini duyarsak hiç þaþýrmayalým.

"Dinlerin kesiþtiði nokta"
Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araþtýrma Vakfý Salý akþamý, Türkiye Genç Ýþadamlarý Derneði (TÜGÝAD) ise Çarþamba akþamý Türkiye'de yaþayan tüm dinlere mensup insanlarýn liderlerini bir iftar yemeðinde bir araya getirdiler. Marmara Grubu'nun davetini ne yazýk ki kaçýrdým ama TÜGÝAD'ýn "Dinlerin Kesiþtiði Nokta" paneline yetiþtim.

Ýyi ki yetiþmiþim; Müslüman, Musevi, Rum, Ermeni, Süryani, Katolik, Bulgar Ortodoks gibi çeþitli cemaat ve dinlerin lider ve temsilcilerinin bu kadar özgür ve hoþgörülü bir þekilde, yan yana, birbirlerine en büyük saygý ve sevgiyi göstererek konuþmalarýný dinlemek ve herbirinin Türkiye'yi nasýl caný gibi, kaný gibi sevdiðini ve benimsediðini görmek büyük bir zevk oldu.

TÜGÝAD Baþkaný Muharrem Yýlmaz'ýn konuþmasýnýn ardýndan sýra ile konuþan tüm dini liderlerin "Dinlerin kesiþtiði nokta" tarifi birbirini tamamiyle destekliyordu;

Dinler insan sevgisinde, dürüstlükte, iyilikte, dostluk ve kardeþlikte, tevazu, anlayýþ, ahlâk ve erdemde buluþuyor. Hepsinin temeli bu.

Diyanet Ýþleri Baþkaný Mehmet Nuri Yýlmaz "Bütün dinler kendilerini tek bir güce teslim etmiþlerdir. Hepimiz ayný ýþýk etrafýnda dönen pervaneleriz. Yeter ki taassup iþin içine girmesin. Dinlerarasý barýþ gerçekleþmezse dünya barýþý bir hayalden ibarettir" dedi.

Hahambaþý vekili Rav Ýshak Haleva ise "Ýstanbul'da böyle bir kardeþlik panelinin oluþmasýný büyük bir þans olarak görüyorum. Umarým ki bu ýþýk Ýstanbul'dan bütün dünyaya yayýlýr" diyerek bitirdi sözlerini..

Biz de umalým ki öyle olsun!

Deprem olacak mý?

Yine papatya falýna mahkžm ettiler bizi. Yabancý uzmanlar "Yakýnda Marmara'da deprem olabilir" derken, bizimkilerin çoðu "Beklenmiyor" diyor. Hendek'te olan depremden bir gün önce okullar kapatýldýðýnda Hendekliler endiþelenerek çadýrlara taþýnmýþ ama yetkililer "Korkmayýn, deprem olmayacak" demiþlerdi. Ertesi gün oldu.

17 Aðustos Marmara depreminden bir süre önce yabancýlar "Türkiye'de yakýnda deprem olacak" uyarýsý yapmýþlardý. Bizimkiler "panik olmasýn" diye sessiz kaldýlar. Depremin ne zaman olacaðý kesinlikle bilinmiyor ama zaman dilimi yerkabuðu hareketlerinden ve depremin doðasýna bakýlarak tahmin edilebiliyor.

Onun için yabancý uzmanlarýn uyarýlarýna da kulak týkamamak lâzým.

"Korkudan hastalanacak kadar endiþelenmeyelim ama gerekli tüm önlemleri de alalým" diyorum ben!

Ödüle tazminat gerekir mi?
AB adaylýðýnýn en azýndan kafa yapýmýzý, çýkar söz konusu olunca herþeyin gözardý edildiði deðerler sistemimizi kolay kolay etkilemeyeceði hemen ortaya çýktý. Komediye bakar mýsýnýz;

Bir yanda vergisini ödeyen, bu arada depremzedelere yardým için imkânlarýný zorlayarak her türlü katkýda bulunan halkýn omuzuna aðýr bir ek deprem vergisi yüklenirken diðer yanda parlamenterlere kýyak emeklilik, mahkemeden geri dönmesin diye yüksek mahkeme üyelerini de içine alarak çýkarýlmaya çalýþýlýyor. Hem AB þartlarýný gerçekleþtirmek için lüzumsuz masraflarý kýsmak, onbinlerce odacýyý, çaycýyý iþten çýkarmak gerekir deniyor, hem de bunun söylendiðinin ertesi günü devlet, altýndan kalkamayacaðý bir yükün altýna sokuluyor. Veya halktan deprem vergisi diye toplanacak para Meclis üyelerinin cebine gönderilmeye çalýþýlýyor.

Neymiþ efendim; Temsil Tazminatý imiþ. Sanki bu ülke onlara " Beni lütfen sen temsil et" diye yalvarýyor.

Böyle bir konuma getirilmek zaten bir onur, bir "ödül" dür. Ödül için üste bir de tazminat gerekir mi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr