Bu yazı Eczacılık Fakültesi'ni bitirdikten sonra diplomalarını Dolar veya Mark karşılığında kiraya veren eczacılara ithaf olunur. Durum böyle gittiği takdirde başınıza ileride buna benzer olaylar gelirse hiç şaşmayın...
Size iki eczacının başına gelenleri anlatmak istiyorum. Bunlardan birisi Eczacı Feridun Tahir Bora. Diplomasını Diyadinli Yusuf Ziya Özmen'e belli bir maaş karşılığı vermiş. Eczane adına yapılan ilaçların ve dolayısıyla borçların bir gün başına ne işler açacağını düşünmeden, eczanenin tüm sorumluluğunun kendisine ait olduğunu bilse bile Diyadin'e hiç uğramamış. Sonra eczane adına öylesine ödenmeyen ilaç borçları birikmiş ki çareyi diplomasını geri çekmekte görmüş. Çığ gibi büyüyen borçlar karşısında diploması geri çektirilmeyip, ruhsatı rehin alınan bu eczacı daha sonra her gün gelen haciz ve icradan kurtulmak için çareyi ortadan kaybolmakta bulmuş.
Evet tarih tekerrürden ibarettir. 1992 senesinde yine Yusuf Ziya Özmen, İzmir'den eczacı Metin Çanak'ı Diyadin'de getirmiştir. Gaye burada kendisine rakip olarak açılacak ikinci bir eczaneyi engellemektir. Bu şahıs eczane açılırken eczacı Metin Çanak'tan boş bir senet alıp, pulun tanzim tarihini 1993 olarak yapmıştır. Çok kısa bir zaman sonra eczacı, ezcanesini kapatıp ilçeyi terk ederken bu borç senedinin geri iadesini istemiştir. Özmen ise, eczacının imzaladığı boş senedin yerine bir başka boş senedi yırtarak kendisine herhangi bir senedinin kalmadığını söyleyerek onu aldatmış.
Şimdi ise bu iki eczacının kaderlerinin birleştiği noktayı anlatmak istiyorum. Görüldüğü gibi Yusuf Ziya Özmen'in eczane işlerinin ters gitmesi ve eczacının Diyadin'den diplomasını çekmek istemesi, bir gün ona kepenk indirtmiştir. Bir eczane kapatılırken gerekli mercilere bildirilerek buranın kapanışı ve ruhsat iptali yapılması gerekirken, kimseye haber vermeden Diyadin'den kaçarak 1 sene kayıplara karışmıştır. Bu bir sene içinde hem eczacı, hem de Özmen emniyet, savcılık ve de protesto olan senetlerden dolayı aranır. Ama her ikisi de kayıptır. Bu arada Özmen'in aklına elindeki 6 sene önce eczacı Metin Çakmak'tan aldığı boş senet gelir. Önce Metin Çakmak'a kapalı olan eczanesinin başına geçip mesul müdür olmasını ister. Teklifi kabul edilmeyince de boş senedin üzerine 14 milyar lira yazıp, faizleriyle birlikte 37.5 milyar liralık hacizi gerçekleştirir. Ve bu para ile eczacı Feridun Tahir Bora'nın kesinleşen cezalarını kaldırarak borçlarını öder.
Bir senedir Diyadin'de aranan ve ödenmeyen milyarlarca senetleri bulunan bu eczacı Özmen'in diğer eczacıdan tahsil ettiği paralarla temize çıkar. Bu ne biçim iştir?... Koca bir yıl hiçbir sağlık kuruluşuna haber vermeden çekip gideceksin, sonra da bir şey olmamış gibi kepenk açacaksın. Bu bir sene zarfında yapılan teftişler sonucu, eczane kapalı olduğuna dair tutanakların Sağlık Müdürlüğü'ne bildirilmesine rağmen, eczanenin yeniden faaliyete nasıl geçiyor?
Bundan sonra işler daha da arapsaçına dönüyor... Onları da anlatmaya kalksam kafamız epey karışacak. Onun için diyorum ki, Ağrı vilayetimize yeni gelen Valimiz ve Sağlık Müdürümüzün bu işe bir el atması lazım. Her ikisinin de bu olayların üstesinden geleceğine inanıyorum. Eczacılık gibi seviyeli ve halk nazarında itibar görmüş bir mesleğin bu derece ayağa düşürülmesi hiç de iyi değil... Vali bey onların bir kulağını çekerse konu hallolur.