Türkiye'de yeni bir dönem başlıyor. Dün akşam bu dönemin en önemli adımlarından biri daha atıldı. 2000 yılından başlayarak IMF desteğinde uygulanacak enflasyonu düşürme programı çerçevesinde dövize büyük bir fren kondu. Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, dolar ve erodan oluşan döviz sepetinin değerini gün, ay, yıl vererek açıkladı. İş dünyasının, tasarruf sahiplerinin, tümüyle ekonominin önünü net biçimde görmesini sağladı. Bu, 1980 sonrasında olabilecek en büyük şeffaflık ve taahhüt. Çünkü döviz kurları ekonominin en büyük riski ve girdisi, tasarrufların da yaklaşık yüzde 40'ı düviz üzerinden.
* Dövizden kaçış -Yüksek enflasyonla 1980'den bu yana dolar da yüksek getiriler sağladı. Ancak enflasyonun düşürülmesiyle doların da yıldızı kayıyor. Hatta enflasyonu düşürmenin bir aracı haline geliyor. Devlet, aldığı ekonomik önlemler yanında dışardan gelecek sermayenin yardımıyla kurlara sert bir fren koydu. Bundan sonra artık dövize yatırımın bir cazibesi yok. Tasarrufların yüzde 40'ı olmasada bir bölümü veya büyük bölümü kendine yeni adres aramak durumunda kalacak.
* Faizden çözülme - Tasarruf pastasından Türk lirası faizler de yaklaşık yüzde 50 pay alıyor. Buna hazine bonosu, repo ve mevduat dahil. Dün akşama kadar bankalarda hesap açanlar, bono veya tahvil alanlar karlı çıkacak. Düşen enflasyon ve düşen faiz oranları reel getirilerini yükseltecek. Ancak vade yenilemeye sıra geldiğinde cazip oranları yeniden bulamayacaklar. Zaten Hazine'nin borçlanma ihtiyacının düşmesiyle bu cepheden de paralar çözülmek durumunda kalacak. Bonodan ve repodan çözülecek paranın bir miktarı mevduata gidebilir ve buradan reel ekonomiye kredi olarak kullandırılabilir.
* Yeni adres borsa - Hem dövizden hem de bono ve repodan çözülecek paranın gidebileceği bir alan borsa ve borsayla bağlantılı biçimde yatırım fonları olabilir. Faizlerin düşmesi ve Hazine'nin borçlanma ihtiyacının azalmayısla borsa en büyük rakibine karşılık üstünlük sağlamış oluyor. Borsa aynı zamanda yabancı yatırımcıların da ilgi odağı. Dünyanın en büyük aracı kuruluşları İstanbul Borsası'nı getiride dünya liderliğine aday gösteriyor.
Borsaya yönelik bu talep patlaması halen 2 dolar civarında bulunan fiyat endeksini tarihinde ilk kez olmak üzere 3 dolara çıkarabilir. Borsa 1990'da kırdığı 2 dolarlık düzeyini aradan geçen 10 yılda hem şirketlerin büyümesi hem de karlılıklarının artmasından ve yabancıların gösterdiği ilgiden yüzde 50 oranında artırabilir.
* Gayrimenkule ilgi - Faizlerin yüksekliğinden ve Marmara depreminden dolayı gayrimenkul piyasası zor günler geçiriyor. Ancak faiz ve döviz gibi yatırım araçlarına son derece duyarlı olan bu piyasa, ortaya çıkan son durumdan dolayı deprem bölgesi dışındaki alanlarda yeniden cazip hale gelebilir.
* Tarihi karar - Döviz Türkiye ekonomi için en önemli araçlardan biri. Bu konuda devlet tarihi bir karar almış durumda. Hem reel ekonomide hem de mali piyasalarda hesapların yeniden yapılması ve yeni pozisyonların alınması zamanı.
Sonuç - "Ev yeni duvar yeni, eleğim nereye asayım seni?"