Akşam yemeğinde tanıştığımız Prof. Dr. Peter Eigen, Harvard Kennedy Yönetim Okulu'nda ders veriyor.
Konusu çok ilgimi çekti ve bir dersine konuk olarak katıldım.
Eigen "yolsuzluk" konusunu işliyor.
Yeni konulan bir ders bu. İlgi ve katılım çok büyük.
Her öğrenciye ilginç bir sunum hazırlama görevi verilmiş.
İlk olarak Bolivyalı bir öğrenci kalktı ve ülkesindeki gaz boru hattı yolsuzluğunu anlattı.
Diğer öğrenciler bu örneği tartıştılar.
Derken bir Filipinli, yolsuzluk yapanları timsahlara benzeterek, hırsızlık biçimlerini ve bunlara karşı geliştirdiği mücadele metotlarını aktardı.
Taşınır bilgisayarından, sınıftaki büyük ekrana yansıttığı görüntülerde bol bol timsah çizimlerine yer vermişti: Büyük ve küçük timsahlar!
Dersin bir noktasında profesör, dünyanın her yerinde zengin kişilerin daha hırslı ve yolsuzluğa daha açık olduklarını anlattı. Verdiği örnekler arasında Marcos, Noriega, Duvalier gibi kişiler vardı.
Daha sonra bir örnek üzerinde durdular: Belediye kasasında çalışan bir kişi, toplanan paraları kendi hesabına yatırıp faiz geliri kazanmak isterse bu "görevi kötüye kullanmak" mı oluyordu yoksa "yolsuzluk" mu?
Bu konuda sınıf ikiye ayrılıp tartıştı.
Siyah bir öğrenci dedi ki: "Bize öğrettiğinize göre, mevkiini kamu yerine şahsi çıkarı için kullanmak yolsuzluk anlamına geliyor. Bu açıdan muhasebecinin yaptığı tam bir yolsuzluktur."
Bu görüş öğrencilerin çoğu tarafından kabul edildi.
Başka bir öğrenci Moğolistan'ı örnek gösterdi: "İki Moğol yetkili devletin parasıyla İngiltere borsasında oynamışlar ve işler kötü gidince Moğol ekonomisini çökertmişlerdi."
Bir kız öğrenci sağlık sektöründeki yolsuzluklar üzerine hazırladığı bildiriyi sundu.
Tartışmalar böyle devam edip gitti.