kapat

10.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Bilisim99
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RUHAT MENGİ(rmengi@sabah.com.tr )


Gizli Kahramanlar; İYG!

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın bir günlük kampanyayla 3 trilyonun üzerinde bağış toplayarak "Hayat mahalleleri" projesini başlatmasını hepimiz izledik. Öte yanda kendi çabasıyla deprem bölgelerinde çağdaş yaşam merkezleri kuran başka yardım kuruluşları var. Bunlar arasında en organize, en başarılı olanlardan biri İstanbul Yardım Grubu. Depremin hemen ertesinde sosyal çevresi ve imkânları geniş, vizyon sahibi birçok tanınmış işadamı, kişi ve kuruluş biraraya gelerek bu grubu oluşturmuş. Kısa süre sonra gruba çok sayıda yeni gönüllünün katılmasıyla grup büyümüş ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile ortak bir çalışmaya girerek Yalova Valiliği'nin tahsis ettiği arazi üzerine de, her türlü modern imkâna sahip 192 konutluk merkezin inşaatına başlanmış.

Bugün, alt yapı, üst yapı ve evlerin mobilyasıyla 1000 kişiye normal yaşam imkânı sağlayacak olan 192 konutluk merkezin çoğu tamamlanmış durumda.. Henüz tamamlanamayan kısım için ise İYG herkesin yardımını bekliyor.

(Bağışlar için hesap numaraları: Garanti Bankası Etiler Şubesi-İstanbul ÇYDD-İYG Fonu.

USD: 9006091-4, EURO:9006092-2, TL:6201389-1)

Haydi, bu yıl toplamı trilyonlar tutan iftar davetlerini, yılbaşı hediyelerini bırakalım da bu paraları, kendi çabalarıyla binlerce insanımızı yaşama döndürmeye çalışan örgütlere destek olarak verelim. TEGV'de yapamadıysak İYG'de yapalım bunu.

Karakışın ortasında, bir an için kendimizi depremzedelerin yerine koymak kararımızı kolaylaştırabilir.

Bu arada, yardım grupları en modern şartlara haiz prefabrik evleri, vergi soygununa gerek kalmadan iki-üç ayda bitirip teslim ediyor da devlet nasıl bunu yapamıyor, onu da soralım.

Cevap alamayacağımızı bile bile! Hepinize hayırlı Ramazan'lar diliyorum.

'Atatürk'ün tablosunu yapmak onurdur'
Vitali Hakko "Her ülkenin gurur duyacağı kendi markaları vardır" demiş ve gurur duyulacak bir markayı, Vakko'yu yaratmış. Sonra da yaşamı boyunca hiç yorulmadan ipek böceğinin kozayı örmesi gibi bu markayı geliştirmiş, "daha iyi"ye, "en iyi"ye ulaşmaya çalışmış.

Bugün Vakko sadece Türkiye'de değil birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika'da da bilinen, gurur duyulacak bir Türk markası. 7 Aralık Salı akşamı Beyoğlu Vakko'da mağazanın Millenium için yenilenen bölümlerinin açılışının da yapıldığı bir kutlama toplantısı vardı. Aynı akşam Vakko Sanat Galerisi'nde Fransız sanatçı Jean Daniel Lorieux'nün fotoğraflarını gazetelerde gördüğünüz sergisi de başladı. Siz sergiyle ilgili haberleri daha çok sanatçının ünlü bir sinema yıldızı ve manken olan güzel eşiyle bağlantılı olarak aldınız ama tabii aslında bugün kendi çalışma tarzında dünyada 'tek' olan Jean Daniel Lorieux'nün eserleri bence kesinlikle eşinin güzelliğinden veya Marx'ın torunu olup olmayışından çok daha ilgi çekici.

Sanatçı iki yıl önce başladığı yepyeni bir teknikle fotoğrafları bilgisayar yardımıyla tuvale aktarıyor ve yağlıboya tablo haline getiriyor.

Son olarak Fransa devlet başkanı Jacques Chirac ile Monaco Prensi Albert'in kendisine poz verdiklerini söyleyen Jean Daniel Lorieux s çok kimsenin tablosunu yaptığını ama Atatürk gibi ölümünden sonra bile olanca canlılığıyla yaşamaya devam eden bir kahramanın tablosunu yapmanın kendisini çok heyecanlandırdığını söylerken saygısı hareketlerine yansıyor.

Kemik yapısının güzelliğinden dolayı ve çok isteyerek çalıtığı için Atatürk'ü tuvale aktarmanın kolay olduğunu oysa örneğin Prens Albert'in tablosu üzerinde daha uzun süre çalışmak zorunda kaldığını anlatıyor.

"Atatürk'ün resmini yapmak benim için onurdur. Bir kopyasını da kendi özel koleksiyonum için yapacağım" diyen sanatçının sergisi devam ediyor. İmkânı olanların mutlaka görmesini öneriyorum.

Gidenler Vakko'nun yeni açılan Osmanlı motifleriyle dekorasyon ürünleri ve diğer bölümleri gezmeyi de unutmasınlar.

Kendi markalarıyla gurur duyacaklar.

Cem'e tezahürat!
Cumhurbaşkanı Meclis içinden olacaksa benim adayım İsmail Cem dedim, öyle çok destek telefonu, faksı ve 'e-mail'i geldi ki meğer birçok kişinin kafasındaki aday Cem'miş. Yalnız vurgulamam gereken bir nokta var burada; İsmail Cem çok kimse tarafından bir devlet adamında bulunması gereken erdemleri taşıyan siyasetçi olarak değerlendiriliyor ama bu tür siyasetçilere son zamanlarda sık rastlanmadığı için insanların bir çoğu da onun daha aktif ve etkin bir görev olan Başbakanlığa lâyık olduğuna, ayrıca DSP'nin genel başkanlığına gelirse solu birleştirecek özveri ve uyum niteliklerine sahip olduğuna inanıyorlar. Kısacası onu cumhurbaşkanı yapmaya "kıyamıyorlar.."

Örneğin Kanada Quebec'ten yazan okurumuz; Prof. Dr. Aygen Toruner "Başbakanlığı dünya standartlarında bir politika düzeyini sağlayarak, Türkiye'nin layık olduğu ve beklediği bir dürüstlükle yürütecek tek isim belki de" diyor. "Halk siyasetçiye güvenmiyor, inanmıyor" genellemesiyle kendini "daha iyi" hisseden parlamenterlerin durup bir düşünmeleri gerekiyor galiba!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır