kapat

10.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Bilisim99
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Bâri değmeli...

Meclisteki partiler, değişik görüşte.

Biri diyor ki Cumhurbaşkanını halk seçsin...

Öbürü diyor ki, hayır, meclis seçsin.

Beriki diyor ki, süreyi 3 yıl uzatalım... Daha beriki diyor ki, 3 yıl olmaz, 7 yıllık bir hak daha tanıyalım.

5+5 de ayrı bir tez...

.....

Biz, halk seçsin fikrine karşı değiliz... Ama halk seçip de ne olacak?

Parlamenter sistem aynı kaldıktan sonra, kim seçerse seçsin...

*

Ne var ki, halkın seçmesi, çetin kampanyaları beraberinde getireceği için adaylar çok yara alır diye endişe ederiz... Sonunda biri seçilir ama, Çankaya'ya çıkana kadar kolu kanadı kırılır. Meydanlarda karalanır. İtibar kaybeder.

Oysa Türkiye'nin yıpranmış bir Cumhurbaşkanı'na tahammülü yok.

*

Zaten Cumhurbaşkanını halk'ın seçmesi ne demek, bilir misiniz?

Yeni bir seçim demek.

Partiler arasında, yeni bir yarışma demek.

Belki yeni bir hükümet demek.

Ne için bütün bunlar?

Yetkileri aynı... Yine sorumsuz bir Cumhurbaşkanı seçmek için.

Değer mi?

*

Eğer köklü bir değişiklik isteniyorsa, o'nun adı gerçek bir reform'dur.

Yeni bir Anayasa.

Yeni bir Siyasi Partiler Kanunu.

Yeni bir Seçim Kanunu.

Belki Senato'nun tekrar ihdası.

Kısacası: Büyük bir paket.

Peki, böyle bir hazırlık görüyor musunuz?

Mayıs'a kalmış 6 ay... Ciddi bir reform için partiler arasında hiç bir fikir alışverişi, kapsamlı bir müzakere falan seziyor musunuz? Mecliste bir hareket var mı?

- Devletin yeni yapısı... Yeni çatısı.

Buna dair, yaprak kıpırdıyor mu hiç?

Hayır.

*

Ortada sadece halk seçsin'den ibaret, içi boş, mesnetsiz, amaçsız, plansız programsız bir tez.

- Karşı mısınız halkın seçmesine?

Hayır, değiliz...

Ama bütün bu yapı böyle kalacaksa, sistem aynen işleyecekse, niye halk seçsin?

Sonunda yine yetkileri şimdiki Anayasada yazılı, Meclisi feshetme yetkisinden yine mahrum, üstelik yine sorumsuz diye tanımlanacak biri seçileceğine göre, niye halk seçsin?

*

Uzak bir ihtimal.

Zaten hararetli savunucuları da az.

Ölü doğmuş bir tez.

Demek ki, bu iş, yine Mecliste çözülecek.

Herkes hesabını kitabını o'na göre yapsın...

Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı diye bir sorun yok.

Kendimizi zorlayıp, ille de sorun yaratmayalım.

Siviller, Anayasaya değiştiremeyeceğine göre, mevcuda katlanacağız.

Eğer katlanmayacaksak, halkın seçmesine bâri değmeli.

Ama söyleyin.

Bu durumda değer mi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır