|
|
Ya bunlar nasıldı Pagliuca?
İki gol... İki muhteşem gol... Pagliuca'nın kaderinde hayatının en güzel gollerini G.Saray'dan yemek var herhalde. Önce Hasan, o ne soğukkanlı topu kontrol ediş, düzeltiş ve çaprazdan harika çakış. Sonra Ümit... Gene aynı çaprazda, gene aynı terse, köşeye bu defa topu bekletmeden, fevkalade akıllı bir plase... Bu gollere şapka çıkarılır. Pagliuca da sanırım öyle yaptı.
G.Saray ilk yarıyı gol atmayı düşünerek ve riskleri göze alarak oynadı. Sol kanatta, dörtlü savunmanın sol kanadında K.Hakan'ın boşalan yerini de kontrol etmekle stoper Ahmet görevlendirilmişti. Orta kanadın solunda oynayan Hasan Şaş, geriye çok az geliyor, adeta 3. forvet gibi oynuyordu. Fatih Terim, ileride Hakan'ın yanında hızlı Okan'ı oynatmayı tercih etmişti. Hasan Şaş, G.Saray hücumlarında sol kanatta harikalar yaratıp Bologna savunmasını bu tarafa doğru çekerken, boşalan sağ kanadı Fatih, Ümit ve Okan üçlü verkaçlarla darmadağın ettiler. Ve iki muhteşem gol bu kanattan geldi.
Orta alan maçı kazandırdı
Aslında devre 2-0 ve ötesinde bitmeliydi. Ama Taffarel'in kendisine hiç yakışmayan bir hatası ilk gol sevincini kısa sürdürdü. Rastgele ortalanan topa en yakın adam oydu. Önce çıktı. Rahatça alır diye bekliyorduk, karar değiştirdi, kalesine çekilmeye karar verdi ve Bologna'ya ümit veren golü hediye etti.
Taffarel'in bu kararsızlıklarını Galatasaray zaman zaman pahalı ödüyor. Ama bu defa öyle olmadı. İlk devre, özellikle ilk devre bu yılın en güzel futbollarından birini sergileyen Galatasaray, harikulade top dolaştırarak ve çok şık verkaçlar kovalayarak Bologna'nın tozunu attı.
İkinci devre Fatih'in takımda yaptığı önemli değişikliklerle başladı. Oyun 5-3-2'ye döndü. Ümit sağ kanada geçerken Fatih ve Capone göbekte, Ahmet solda oynadı. Hücum Hasan-Hakan ikilisine bırakılırken, Okan orta alana geldi.
G.Saray'ın maçı götüren ve kazandıran yönü, orta alanıydı. Suat, Emre, ve Okan bütün toplara koşarak, rakibin bu sahada oyunu kurmasını, kontrollu akın yapmasını engellediler ve savunmaya altın dakikalar kazandırdılar. G.Saray bu yarıyı genelde kendi sahasında kabul edince, ikinci 45 dakika özellikle tribünler için bir heyecan, sahadakiler için de bir sinir mücadelesi oldu. İtalyan futbolunun bütün pislikleri içinde insafsız faul yapan Bolognalılar, G.Saray'ı bir sakatlar ordusuna çevirdi. Bütün değişiklikleri maçın sonuna saklayan Terim, yine de takımının 10 kişi kalmasını önleyemedi.
Bu yıl Avrupa sahalarında bu kadar beceriksiz, bu kadar korkak, bu kadar eyyamcı bir hakem görmemiştik. Bu hakem yüzünden G.Saray, tur sevincini bile yaşayamadı. Sanırım başta Fatih Terim, herkes pazar günü sahaya hangi 11'in çıkacağını merak ediyor?
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|