Günümüz dünyasının en çok muhtaç olduğu değerlerden biri, insanı Allah'a ve diğer insanlara bağlayan sevgidir. İnsanların sevgi duygusu, nadasa bırakılmış, ihmal edilmiş ve yabani otları ile kaplanmış bir alan olarak kalmıştır. Sevgiye dayanan bir kültür ve medeniyet kuran ve kuracak olan tek bir kültür oluşturan insan, bu yönü ile hayvanlardan ayrılmaktadır. Sevgi bağları ile bir kültür oluşturan insanların ilişkileri, sert, donuk, cansız ve zalimane değildir. İdeolojilerin, gurupların ve mezheplerin uçlara kayıp düşmanlık haline gelmelerini önleyecek önemli mekanizmalardan biri ve en önemlisi sevgidir. Aklı kullanıp düşünmek, bilgi ve sevgi bu değerlerin ilk sıradakilerini oluşturmaktadır. Şimdi şu soruyu sorabiliriz: Nedir sevgi?
Sevgiyi ifade etmekte en zengin kelimeler Arapça'da yeralmaktadır. Sevginin tarife sığmadığı bir gerçektir. Ama çok ilginç tanımlar yapan ve anlatan düşünürler olmuştur. Sevgi, "muhabbet" kavramının doğduğu "hubb" kelimesinin manasıdır. Hubb'dan kaynaklanan habbu, buğday, arpa ve üzüm tanelerine verilen isimdir. Bu kelime, "dolu tanesi" anlamına da gelmektedir. Demek ki, her bitki ve meyvenin tane ve çekirdeği manasına gelen habbu, Türkçe'deki sevgiyi ifade etmektedir.
Kalbin içinde pıhtılaşmış kana, habbetu'l-kalb denir. Bir insanın diğerine aşık olduğu zaman bu ifade kullanılmaktadır. Birinin kalbinin kanı diğerinin kalbinin kanına vuruldu; yani ona aşık oldu; başka bir ifadeyle içindeki özden hoşlandı demektir. Bu manadan hareket edersek, sevgi denen habbe, "kalbin ortası" manasına geldiğini görmüş oluruz.
Bitkilerin "tohum" ve "tanelerini" ifade eden sevgi kavramı, bu anlamlarıyla eğitimi yakından ilgilendirmektedir. O bitkinin nasıl bir bitki olacağını ve ne tür meyve vereceğini belirleyen o özdür. Tohum ve çekirdeğin münbit bir araziye atıldığı zaman, içindeki kaderi dışa vurarak, ne olduğunu insanlara sunacaktır.
İnsanlığın, mutluluğunu, barışını ve güvenini büyütecek olan potansiyel güç, özlenen sevgide mevcuttur. Önemli olan, sevgi denen çekirdiği, büyüyebileceği, içindeki birikimi dışarı çıkaracağı bir eğitim ortamını bulmaktır. Tohumsuz, çekirdeksiz ve tanesiz bitkinin hiçbir çeşidi olamayacağına göre, sevgisiz de, insanın insanlığı, medeniyeti, olgunluğu ve mutluluğu olamayacaktır. İnsanlık, medeniyet, olgunluk ve mutluluk isteniyorsa, insanların gönlüne sevgi tohumları ekilmeli, sulanmalı ve yetiştirilmelidir. Çünkü mutluluğun ağacı insanların gönlündeki sevgi tohumundan çıkacaktır. Sevgiden hareket etmeyen, onu insanlar arasında amaçlamayan eğitim, çekirdekten, tohumdan ve özden yoksun demektir. Sevgi değerini işlemeyen eğitim, insanların, özellikle, gençlerin gönüllerini nadasa bırakmış olacaktır.
Tohum ekmeyen çiftçinin ürün alamayacağı gibi, sevgi aşılanmayan eğitim de insan yetiştiremeyecektir. Bu manalarıyla sevgi, cevher, tohum, çekirdek ve öz demektir. Gelelim insanlığa sevgi denen tohumları ekelim, ekelim de insanları özden birbirlerine bağlayalım.
BAYRAKTAR BAYRAKLI