kapat

25.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Ödül kazandıran haplar

Yorgun hissediyorum myself. (Türkler "kendimi" der!) Yine yosun haplarına mı başlamalı? Bir şey değil, adımız hapçıya çıkacak! Millet güzel güzel restoranları, yediği yemekleri yazar, o da olmadı yemek tarifi verir. Bir de bana bak!

Bu yosun hapını, yedi taneden başlayarak, gün be gün 15'e çıkarıyorsunuz.

Miktarı 15 sayısında sabit tutuyor, haplarınızı muntazaman, her Allah'ın günü, yataktan kalkar kalkmaz yutuyorsunuz. (Tutuyor yutuyor uyağına dikkat ettiniz mi? Aferin)

Bu faideli, yeşil renkli, balık yemi kokulu (ıghh!) hap, saymakla bitmez hünerleri olan bir hap.

Vücudun dayanıklılık sistemini güçlendiriyor. Vücuda oksijen veriyor.

Vücudun pasını temizliyor, size kendinizi iyi hissettiriyor, ilik açıyor, düğme dikiyor, Singer zig zag gibi bir şey bu canım! Ödül bile aldırıyor. Örnek: Tomris Giritlioğlu.

****

Son bir haftadır vizyondaki filmi Salkım Hanım'ın Taneleri'nin kapalı gişe oynadığını duymaktayım. Henüz görmedim, Hayal Kurma Dersleri isimli filmimizi bitirir bitirmez gideceğim.

Tomris dedik, hap dedik, bağlantıyı da kuralım. Aylar önce sevgili Tomris'e, ne zorlu bir film çekeceğini bildiğimden, bir şişe yosun hapı temin ettiydim.

Acep içer mi içmez mi diye düşünürken, geçen gece yorgunluktan, yarı uyuyarak, yarı tek göz marifetiyle, Zaga'yı değerlendirmem altına aldığım bir sırada, hepsi birbirinden hoş ve yetenekli oyuncularından bir tanesi (Zafer Algöz müydü?) kendileri yorgunluktan sürünürken, Tomris'in yorulmak bilmeden çalışmasını yosun haplarına bağladılardı da ben de bu değerli filme nasıl bir katkıda bulunduğumu o an farkedip, iki gözümü birden zönk diye açtıydım. (Adımı duymuş gibi hissetme hali... Hapla nasıl bir özdeşleşmeyse?)

Yani nasıl söyleyeyim, koltuklarım kabardı. Bırakın Altın Portakal'ları birer ikişer götürmesini, Oscar'a aday adayı olmasına ne sebep olabilir sizce?

Tabii ki yosun hapları...

Siz Türk sinemasına olan katkımın filmlerde oynamaktan ibaret olduğunu sanın hâlâ!

Sevgili Tomris'ciğim, şu mutlu yorgunluğunu hele bir üzerinden at, yeni filmine başlamadan önce bir gör beni. Yeşil hapları stokladım, seni bekliyorum...

Bu arada "Salkım Hanım'ın Taneleri ne demek?" diye sorup dururlarmış kendisine. Tane, gerdanlık, daha doğrusu gerdanlığın taşları demekmiş yanılmıyorsam...

****

Buradan yola çıkarak, gazetede okuduğum bir haberi nakletmek, konuyla pek alakalı düşecek.

Güzel Türkiye'miz, mücevher tüketiminde (tüketme lafı, mücevheri yiyormuşuz gibi bir anlam içeriyor) Arap kardeşlerimizin arkasından dünya ikincisiymiş.

Mücevher özürlü bir kadın olarak, bu ikinciliği manalı bulduğumu söyleyemeyeceğim.

Mücevher deyince, Elizabeth Taylor'ın, ortası zümrüt, kenarı pırlantalı, pahalı takıları geliyor gözümün önüne...

Bu ve benzeri eşhas, değerli takılarını kasalarda kilit altında tutup, aynını yaptırıp, düğünde-davette onlarla arz-ı endam edermiş.

Paha biçilmez takılarınla kendi değerini ve tabii ki hediyeyse, edenin değerini ölçer, adrenalinin artmasın diye (çaldırma korkusu) takmaz, kasaya tıkarsın, hayata da bu taşların arkasından bakarsın...

Hiç işim olmaz!

Mücevherat merakım olmamasına rağmen, çatlayacağım ortamdan!

Ben Salkım Hanım'ın tanelerini saymaya gidiyorum.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır