


Yeni dönem başlıyor
Salı gecesi yapılan basın toplantısını televizyonda canlı izledik. Kürsüde Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, IMF Türkiye masası şefi Hazine Carlo Coterelli ve Hazine Müsteşarı Selçuk Demiral vardı.
Özetle, IMF'ye hitaben yazılacak "niyet mektubunun" hazır olduğunu ilan ettiler. Son günlerde piyasalarda dolaşan "anlaşmazlık varmış" rivayeti böylece yalanlandı.
Bu aşamadan sonra bir sürpriz ihtimali yok. IMF yürütme kurulunun Noel öncesi yapacağı toplantıda Türkiye ile imzalanacak "stand-by anlaşması" onaylanır. Yeni yıla öyle gireriz.
Kamuoyu bu işin ciddiyetine ne kadar inanıyor? Galiba çok inanmıyor. Haklı olabilir. Geçmişte kaç defa yarı yolda vazgeçmiştik. O nedenle "bu sefer de yürütemezler" diye düşünenlerin sayısı yüksek.
Biz daha iyimseriz. Saf yada iyiniyetli olduğumuzdan değil. Ecevit hükümetinin IMF destekli bir enflasyonla mücadele programı uygulamaktan başka çözümü yok.
Bu sütunda daha önce yazdık. Birbuçuk yıldır Türkiye ekonomisi büyük bir açmazın içinde. Milli gelir ve üretim azalıyor. Ama enflasyon ve faizler düşmüyor. Biraz zorla da olsa, hükümet de sonunda bu acı gerçeği öğrendi.
Nasıl alışacağız
Yeni dönemin en büyük yeniliği düşük enflasyon olacak. Buna hazırlıklı değiliz. Şaka gibi ama gerçek. 25 yıldır Türkiye yüksek enflasyonla yaşıyor. 35 yaşının altındaki nesiller düşük enflasyon nedir bilmiyor.
Aydan aya, haftadan haftaya, azçok bütün malların fiyatlarının yükselmesi bize doğal geliyor. Aynı şekilde, döviz kurlarının da günden güne değişmesini bekliyoruz.
Sadece tüketici açısından bakmayalım. Hepimiz aynı zamanda üreticiyiz. Ücretliler yılda iki defa zam almaya alışkın. Firmalar maliyetleri yükselince ürettikleri mal ve hizmetin fiyatını arttırmaya alışkın.
Tasarrufçu için de benzer sorunlar var. Şimdiye kadar parasını dövize yatırınca kendisini güvende hissediyordu. Ay başında maaşını alan hemen döviz büfesine gidiyordu.
Bir kesim ise yüksek faizlerden yararlanıyordu. Nisbeten küçük tasarruf miktarı ile hiç de fena sayılmayacak ek gelir elde ediyordu.
Enflasyon düşünce ne olacak? Eski alışkanlıklarımızdan hemen vazgeçebilecek miyiz? Yüksek ücret zamları talep edecek miyiz? Her fırsatta ürettiğimizin fiyatını arttırma geleneğini sürdürecek miyiz? Gene döviz büfeleri önünde kuyruklar oluşturacak mıyız?
Dereyi görmeden...
Okuyucularım "hoca, ağır ol, daha dereyi görmeden paçaları sıvama" diyecekler. Hem doğru, hem de yanlış. Doğru, çünkü enflasyonun tek haneli sayılara gerilemesi en az iki yıl alacak. Yanlış, çünkü yılbaşından sonra enflasyonun düşüşü hızlanacak.
Zaman dediğiniz çok çabuk geçer. Göz açıp kapayıncaya kadar kendimizi 2001 yılında buluruz. Bizim de görevimiz sizleri uzun dönemde olacaklar hakkında önceden uyarmak.
Yavaş yavaş düşük enflasyon fikrine kendimizi alıştırırsak iyi olur. Yıldız falından o çıkıyor. Kolay gelsin...
https://www.ibun.edu.tr/akat