kapat

25.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Bir cinayetin soyağacı
MHP İçel Milletvekili Güngör: Vicdanım rahat, Güçlü'yü ben öldürmedim. Yanımda Osman Durmuş vardı

MTA Genel Müdürü Atak: Ben beraat ettim, olayla hiç bir ilgim yok. Aftan yararlanmadım

Baş Müfettiş Somuncuoğlu: Gıyabında yargılandım, aftan yararlandım, olaya karışmadım

Tam 29 yıl önce işlenen Dr. Asteğmen Necdet Güçlü cinayetinden hapse mahkum edilen ve 1974 affından yararlanıp MHP'den İçel Milletvekili olan Ali Güngör, "Vicdanım rahat, Güçlü'yü ben öldürmedim. Aleyhime şahitlik yapanlar olduğu için suç üzerime kaldı" dedi.

Güngör, SABAH'a yaptığı açıklamada, "Bu olay hayatımın her safhasında önüme ve gündeme getirildi. Adım, bu nedenle aşırı sol örgütlerin ölüm listesinde yer aldı" dedi. Ali Güngör, Güçlü'nün öldürülmesi sırasında Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Dr. İbrahim Doğan, MTA Genel Müdürü Dursun Cengiz Atak ve Mehmet Somuncuoğlu'yla birlikte olduklarını belirterek, şunları anlattı: "Mahkemelerin verdiği her karar gerçeğin ifadesi değildir. Olayın göbeğinde olmama rağmen öldürülmesine karışmadım. Şerefle yaşıyorum. Tıp Fakültesine dekanın 'gelin görüşelim' daveti üzerine gittim. Okul işgal edilmişti. Dev-Genç'lilerin saldırısıyla karşı karşıya kaldık. Güçlü vuruldu. Benim silahım yoktu. Af çıktığında karar Yargıtay'dan dönmüştü. Dosya kapandı. Milletvekilliği benim için önemli değil."

ATAK SİSMİK 1'DE
MTA Genel Müdürü olan ve dün MTA Sismik 1 Gemisi ile Marmara Denizi'nde deprem araştırması yapan Dursun Cengiz Atak ise, şunları söyledi: "Ben o zaman Gazi Lisesi'nde okuyordum. Olay sırasında Türk Ocağı'nın kütüphanesindeydim. Polis baskın yaptı, beni de gözaltına aldılar. Olaya karışmadığım tespit edildi. Beraat ettim. Aftan yararlanmadım."

Somuncuoğlu, Güngör'ün "O da bizim yanımızdaydı" demesine rağmen olay yerinde bulunmadığını iddia ederek SABAH'a şunları söyledi: "Olay tarihinde Veterinerlik Fakültesi'nde okuyordum. Tıp Fakültesi'nde okuyan Osman Durmuş'la yakın arkadaştık. Ben gıyabımda yargılandım. Sonra af çıktı, yararlandım. Bildiğim kadarıyla Süleyman diye ülkücü bir genç kaçırılmıştı. Onu geri almak için bir grup fakülteye gidiyor, olay çıkıyor ve oradan geçen Güçlü de vurularak ölüyor..."

Osman Durmuş: Kaçmadım kaçak olmadım
Sağlık Bakanı iddialara cevap verdi: "Açın bakın gazeteleri; sizce suç var mı? O zaman af olur mu? Yalancı şahitler dizerek bizi suçlu göstermeye kalktılar. Yüce adalet, mahkemeye bile çağırmadı ve takipsizlik kararı verdi."

MHP'li milletvekilleri: Olayları ısıtmayalım
12 Eylül öncesindeki olaylara karışarak yargılanan milletvekileri şöyle konuştu:

MHP Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu: 1977'de 17 yaşındaydım, yaralama olayına karıştım. Cezamı yatıp çıktım. Daha sonra memnu haklarımın iadesini istedim. 22 yıl önceki bir olay. O dönem çok insanı yok etti, çok insanı üzdü. Türkiye'nin zor dönemiydi. Sağcı ve solcu ayrımı yapmadan tümünü şehit kabul ediyoruz.

MHP İstanbul Milletvekili Mehmet Gül: Anılan Mehmet Gül başka birisi. 10 yıl hapis yatmış, bir kısmından beraat etmiş, bir kısmı zamanaşımına uğramış. Hakkında iddiaaneme var. Ben o değilim. 1976-77'de Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptım. İllegal olaya karışmadım. Tanınan bir adamım, gündüz gözüyle banka soyacağım, bu olacak iş değil. O zamanlar kavgamız oldu tabii, suç işledik, polis içeri attı, cezamızı çekip çıktık. Bu olayları kızdırıp kızdırıp soğutmanın kimseye faydası yok.

Tıp Fakültesi baskınına adı karışanlar devletin tepe noktalarına geldi. Olayda yer aldığı mahkeme tutanaklarına geçen ancak yakalanamadığı için dosyası tefrik edilen Osman Durmuş, bugün Sağlık Bakanı.

MHP İçel Milletvekili Ali Güngör, Ziraat Yüksek Mühendisleri Genel Başkanlığı yaptı. MÇP'nin Genel Başkanvekiliydi.

Doğan aftan yararlanarak serbest kaldı ve doktor oldu. Doğan'ın TBMM'de görevli olduğu, bir kan verme kampanyası sırasında TBMM eski Başkanı Mustafa Kalemli'den kan alırken fotoğraflarının gazetelerde yayınlanmasıyla ortaya çıktı.

Güçlü cinayeti sanıkları silahları Teğmen Mustafa İlerisoy ve Üsteğmen Fehmi Altınbilek'den aldıklarını belirttiler.Otopsi raporunda mermi izinin 9 milimlik bir silaha ait olduğu belirtildi. Sanıkların kullandığı ve Teğmen Altınbilek ile İlerisoy'a ait iki silah 9 milimlikti. Ancak olay yerinde 9 milimlik boş kovan bulunamadı. İki subay da yargılanmadı. Kriminal rapor veren ve balistik incelemeyi yapan Muhittin Kaya, Kışlalı suikastinden sonra, İçişleri Bakanı Tantan'ın imzalı bir kararname ile Emniyet Genel Müdür Yardımcısı yapıldı.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır