kapat

25.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Önemli olan anlaşma
Devlet Bakanı Recep Önal, IMF ile anlaşmanın ardından dış borçlanmada faiz oranının tek haneli rakamlara ineceğini söyledi

Devlet Bakanı Recep Önal, IMF ile yapılacak anlaşmanın Aralık ayında tamamlanmasının ardından Türkiye'nin uluslararası piyasalardan yapacağı borçlanmada faizlerin dolar bazındoa tek haneli rakamlara ineceğini söyledi. Hazine'nin 2000 yılı bütçesinin görüşülmesi sırasında konuşan Önal şu noktaların altını çizdi:

"Döviz rezervimiz 30-35 milyar dolara çıktığında uluslararası piyasalarda ratingimiz yükselmeye başlamıştır. Bize daha önce dolar bazında yüzde 20 borç önerenler bu oranı yüzde 12-13'e düşürmüştür. Uluslararası piyasalardan borçlanmalarda faiz aralık ayında tamamlandığında tek haneli rakama inecektir."

Önal kontrollü bir bütçe uygulandığı mesajı verildiğinde özel sektör, bankalar ve devletin borçlanmalarında vadenin beş yılı aşabileceğini söyledi.

Önal, Marmara depremin ardından yurtdışından toplam 3.7 milyar dolar taahhüt edildiğini, bunların borç niteliğinde olduğunu söyledi.

Önal, IMF ile anlaşma çerçevesinde programın iç borçlanmada yüksek faiz sorununa kökten çözüm getirecek bir yaklaşımı ortaya koymakta olduğunu belirterek, "Bu kapsamda hedefimiz 1999 sonunda tahmini nakit iç borç stoğunu GSMH'ye oranını yüzde 27'ye sabitlemek, 2002 yılı sonunda yüzde 24'e düşürmektir'dedi.

DEPREMİN ETKİSİ
Önal, "17 Ağustos ve 12 Kasım tarihlerinde meydana gelen depremler, son bir yıllık dönemde gözlenen daralmanın ardından, canlanma sürecine giren ekonomimiz açısından, mevcut şartları olumsuz hale getirmiştir" dedi ve şöyle devam etti:

"Deprem bölgesinden tahsil edilecek vergilerin ertelenmesi, artan harcama ihtiyacı ciddi bir ek finansman gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Karşı karşıya olduğumuz olumsuzluklara rağmen hükümetimiz mevcut ekonomik sorunların aşılması için yürürlüğe koyduğu ekonomik politikaların uygulanmasına kararlılıkla devam etmektedir."

Son dakikada zorlu pazarlık
IMF ile 22 gün süren pazarlıkların en kritik bölümü 22 Kasım pazartesi günü gerçekleşti. 23 Kasım salı gününe kadar tam 21 saat süren toplantıda, Niyet Mektubu taslağının tüm detayları tek tek gözden geçirildi. IMF'nin, 2000 yılı için ek gelir ısrarı ve "takvim verin" dayatması görüşmelerin havasını değiştirdi. Cottarelli, saat farkı nedeniyle gece geç saatlerde defalarca Washington'la görüşmek zorunda kaldı. ABD'den, "Anlaştık açıklaması yapabilirsin" direktifini alan Cottarelli, 4 milyar doların aşılmasına geçit vermedi.

Geçtiğimiz hafta perşembe ve cuma günü Maliye Bakanı Sümer Oral ve ekibi ile görüşen Cottarelli, ağırlığı "kamu maliyesinde disiplin" konusuna verdi. Cottarelli, deprem vergisi, KDV artışı, sptapaj artışı konularında hükümetin taviz vermeyeceğini gördü, ancak Niyet Mektubu'na kesin taahhütlerin yazılmasını istedi. Bu arada, bütçe dışı fonların nakit akış dengesinin ortaya çıkarılmasında da teknik zorluklar yaşandı. 19 Kasım akşamı Ankara'dan ayrılmayı düşünen Cottarelli, ziyareti uzattı. Haftasonunu, Niyet Mektubu'na son şeklini vermek üzere değerlendiren Cottarelli ve ekibi, bir ara Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Johannes Linn ve Recep Önal'la da bir yemekte biraraya geldi. Önal, "IMF ve Dünya Bankası, ülkeler duvara tosladıktan sonra devreye giriyor. Ekonomilerin krize girmesini önleyici düzenlemelere göre statünüzü gözden geçirin. Türkiye'nin ödemeler dengesi sorunu yok ama ağır iç borç sorunu var. Bu sorunu aşmak için iki kuruluş en az 10 milyar dolarlık paket hazırlamalı" dedi..

Pazartesi günü saat 10.00'da başlayan nihai görüşmelerde, ağırlıklı olarak 2000 yılı hedefleri ele alındı. Cottarelli, "Programın başarısı 2000 yılındaki performansa bağlı" dedi ve mevcut vergi geliri hedefini destekleyici taahhütler istedi. Maliye, "Bütçe çerçevesindeki hedeflere ulaşma ve aylık gelir tahminlerini açıklama sözü verebiliriz. Bunun ötesine geçmek Meclis'in iradesini zorlamak olur" şeklinde açıklamalar yaptı. Cottarelli, borç yönetiminden özelleştirmeye kur politikasından tarım reformuna kadar kapsamlı sözler alması karşısında, ABD'yi aradı ve ısrarından vazgeçti.

Türk tarafı Fransa ve İngiltere Maliye Bakanları aracılığıyla IMF İcra Direktörleri Kurulu'na tesir etmeyi denedi. Ancak IMF'den gelen yanıt kısa ve netti: "Türkiye'ye kotasının 3 katı kadar kredi açabiliriz. Bu kredi, krizde olmayan bir ülkeye açılan en yüksek kredidir."

Cottarelli Türkiye'den ayrıldı
Atatürk Havalimanı'na Ankara'dan dün saat 09.30 sıralarında gelen Cottarelli, gelişinde olduğu gibi Şeref Salonu'nu kullanmayarak Dış Hatlar Yolcu Terminali'nden çıkış yaptı. THY'nin tarifeli seferiyle saat 11.40'ta New York'a uçan Carlo Cottarelli, bir süre CIP salonunda çalışmayı tercih etti. Sırtındaki çantası, spor giyimi ve rahat tavırlarıyla dikkatleri üzerine çeken Cottarelli, kendini bekleyen gazetecilerin "Niçin Şeref Salonu'nu kullanmıyorsunuz?" sorusuna "Bilmiyorum. Benim için büyük problem değil, ben sadeliği seviyorum" diye yanıt verdi. IMF ve Türkiye arasında 2 Temmuz'da yapılan anlaşma çerçevesinde anlaşmaya varılan niyet mektubunun gelecek hafta hükümetin onayına sunulacağı öğrenildi.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır