


Merhumu nasıl bilirdiniz?
Plan ve Bütçe Komisyonu'nun üyesi değildi ama... 18 Kasım Perşembe günü... Ölümünden üç gün önce... Komisyona geldi.
"Söz istiyorum" dedi.
Başkan da...
"Beş dakikalığına" söz verdi.
Bu konuşma, merhumun "TBMM çatısı altında yaptığı son konuşma."
Konuşma "iki bölümden" oluşuyor.
Birinci bölümden bir demet:
* Artık milletimiz birinci sınıf hükümet istiyor.
* Birinci sınıf Bakan istiyor.
* Birinci sınıf devlet müessesesi istiyor.
* Birinci sınıf hizmet istiyor.
* Devlet ciddiyeti surat asmakla olmaz.
* Devlet ciddiyeti, milletin imkanlarının, millete bihakkın verilmesiyle mümkün olur. (Tutanaklardan)
Sahi...
Merhumun bu sözlerine, hangimiz imza atmayız?
***
Konuşmanın "ikinci bölümüne" gelince...
Gaziantep çevre yolu "Dülükbaba ormanlarından" geçecek.
Merhum, "son konuşmasında" dedi ki:
- Gaziantep'in çok değerli Valisi de yolun ormanın içinden geçmesine karşıdır... Sayın Bakanım... Ne olur, tek ağaç kesilmesin... İhtimamınızı bekliyor, saygılar sunuyorum.
Konuşma bitince...
Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın, yanındaki bürokratlara döndü:
- Konu hemen incelensin... Ne yapılacaksa, çevreye zarar vermeden... Ağaç kesilmeden yapılsın.
Sonra da...
Merhum ile Bakan el sıkıştılar.
***
Gaziantep'te yayınlanan yerel SABAH gazetesinin yedinci sayfasında dün bir "ilan" yayınlandı.
Gaziantep Rotary Kulübü, Fazilet Partili Mehmet Bedri İncetahtacı için "başsağlığı" ilanını durduk yerde vermedi.
Merhum "seviliyordu."
"Uzlaşma mesajları" veriyordu.
"Sivriliklere" karşı çıkıyordu.
"Af krallara mahsustur" diyerek, af yasasını eleştiriyordu.
"Türkiye'de yeteri kadar cami var... Hayır işlemek isteyenler biraz da okul yapsınlar" diyerek, partisindeki "radikal unsurlarla" ters düşüyordu.
***
Gaziantep'in sevilen Belediye Başkanı Celal Doğan da dün merhumun cenaze törenindeydi.
"Merhumu nasıl bildiğini" konuştuk.
Dedi ki...
* Fazilet'in uygar yüzüydü.
* Toplumun her kesimiyle barışıktı.
* Laik Cumhuriyet'le kavga içinde değildi.
* Gaziantep, değerli bir evladını kaybetti.
***
"Gerçek Fazilet" hangi Fazilet?
Merhum İncetahtacı'nın temsil ettiği Fazilet mi? Eğer öyleyse sorun yok...
"Böyle" bir Fazilet'e...
Laik Cumhuriyet'le barışık... Büyük Atatürk'e saygılı bir Fazilet'e "hem Fazilet tabanının" ihtiyacı var.
Hem de Türkiye'nin.
Ve "böyle bir Fazilet'te" de, "kökten dincilerin" yeri olmamalı.
Fazilet, İncetahtacı'nın zamansız kaybı vesilesiyle bir "özeleştiri... Muhasebe" ihtiyacını duymalı.
***
Gaziantep-Ulucami'nin imamı, cemaate sordu:
- Merhumu, nasıl bilirdiniz?
İyi bilirdik hocaefendi...
Hakkımızı helal ediyoruz.