Şok kasedin ikinci yüzü
Bayrampaşa'yı "Adalet Bakanı gibi" yöneten Kenan Ali Gürsel, Cezaevi Müdürü Özdağ'a telefonda şöyle diyor: 2. Müdür Müslüm Teke'ye dedim ki, "Kızını sinkaf edeceğim; fotoğrafını çekip göndereceğim."
Bayrampaşa Cezaevi'nde yaklaşık 2 ay kadar önce yeraltı dünyasının ünlü isimleri Alaattin Çakıcı ile Sedat Peker'in adamları arasında çıkan ve 8 kişinin ölümüyle sonuçlanan korkunç skandalla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. SABAH, mahkeme tutanaklarına ulaşarak, olayda Sedat Peker'in yakınlarından Hakan Çillioğlu tarafından öldürülen ve daha sonra Bayrampaşa Cezaevi'ni "fiilen yönettiği" ortaya çıkan Alaattin Çakıcı'nın yeğeni Kenan Ali Gürsel ile, Cezaevi Müdürü Mahir Özdağ arasında gerçekleşen konuşmaların ikinci bölümünün çözümünü de ele geçirdi.
Daha önce Gürsel'in Müdür Özdağ'a Adalet Bakanı gibi emirler verdiği ilk telefon konuşmasını da ele geçiren SABAH muhabirlerinin elde ettiği mahkeme tutanaklarına göre, mahkum Kenan Ali Gürsel ile Bayrampaşa Cezaevi Müdürü Mahir Özdağ arasında geçen telefon konuşmaları, şöyle:
Müdür ÖZDAĞ: Kenancığım merhaba..
Mahkum GÜRSEL: Saygılar abi..
ÖZDAĞ: Nasılsın canım? Moralini niye bozdun? O çakalı yeni mi tanıyorsun? (Cezaevi 2. Müdürü Müslüm Teke'yi kastediyor)
GÜRSEL: Şimdi bu bizim biliyorsun burada bir p.ç vardı Hakan Çillioğlu..
ÖZDAĞ: He, biliyorum..
GÜRSEL: Buna burada tezgâh kuruldu, 3 tane kiralık burada geziyor anlıyor musun? Dedim ki Hakan'a, "Oğlum buradan, koğuştan dışarı çıkma; ben seni korurum ama koğuştan dışarı çıkarsan seni koruyamam"..
ÖZDAĞ: Evet..
MÜDÜRÜN KIZINA TEHDİT
GÜRSEL: Çünkü ben kendimi zor koruyorum hapishanede.. Neyse, aradım. O arada Müslüm Bey'e dedim ki, "Müdürüm" dedim, "Bu adamı hapishaneden dışarı alın." Müslüm, "Ya Ali", dedi "Senin yüzünden çok yorulduk" dedi. Bunun üzerine ben de, "Senin kızını .... kızını..."
ÖZDAĞ: Yapma yav?!
GÜRSEL: "Kızını" dedim; "Kızını sinkaf edeceğim; fotoğrafını çekip göndereceğim" dedim.. Ben ne yapmışım bu hapishanede abi?
ÖZDAĞ: Yav sen o hapishanenin dengesisin.
GÜRSEL: Dengesiyim de abi, bu kelimeyi ben hakettim mi abi?
ÖZDAĞ: O aptal eşşek bunu bilmiyor mu?
GÜRSEL: Abi ben o kelimeyi hak ettim mi? Diyor ki, "Biz", diyor "Yani senin yüzünden karımı sattım ben"... Bunlar burada silah satıyorlardı, ben engelledim.
"EŞEKLİK ETMİŞLER"
ÖZDAĞ: Şerefsizler!.
GÜRSEL: Ama 17 yaşında bir kızı var okuyan...
ÖZDAĞ: Bak, sen aslan gibi delikanlı bir adamsın..
GÜRSEL: O zaman ben onu vurdurtturacam abi. Ama ben onun kızına birşey demiyorum.. Onun kızı benim kardeşim, benim bacım ama onun .... Abi bana o kelimeyi.. Bir dakika...
ÖZDAĞ: Bak ağır delikanlısın, hafif bir adam değilsin, ağırlığı olan birisin. O hapishane; senin orda olman var ya..
GÜRSEL: Evet..
ÖZDAĞ: Samimiyetle, namusumla söylüyorum bir şanstır. Kenan Ali Gürsel gibi bir adamın Bayrampaşa'da olması Bayrampaşa için bir şanstır.
GÜRSEL: Şanstır.. Tabii abi..
ÖZDAĞ: Bu eşşekler, bu öküzler bunu bilmiyorsa; onların eşşekliğine sayıcan. Sen o konuda hiç canını sıkma, moralini bozma. Ben onun yüzüne tüküreceğim. Hakan Çillioğlu'nu biliyorum, bana yalvardı..
GÜRSEL: Kiralık abi..
ÖZDAĞ: Ayıptır söylemesi bir sürü para teklif etti. Dedim ki, "Hakan, karşında satılık adam yok. Benim para karşılığı birşey yaptığımı gördün mü? Bana 'Koğuş aç, şunu yap' diyorsun". Yanına 12, 13 adam alacakmış.. Bulunduğu koğuşta bir mümessil vardı; neydi onun adı?
GÜRSEL: Remzi Özçelik..
ÖZDAĞ: Hıh.. Remzi'yi çağırdım, bir çay içtik sohbet ettik. Bana, "Bu çakal zıplıyor, sahip ol" dedi. Bu Hakan çakalın teki. Ulan sen hangi cesaretle onbir dışarı çık, onbir basacan. Sen önce ... koru çakal.
"MAKAMINDA VURACAĞIM"
GÜRSEL: Ondan sonra abi, bu müdürler var ya abi, bak şimdi C 19'a soktular adamı. Anlıyor musun? Adamı sokarken beline silah verdiler, telefon verdiler. Müslüm verdi.. Dedim ki Müslüm'e, "Aç ulan... kavatı aç git. Başsavcıya şikayet et, Ferzan Bey'e aç. Seni.." dedim, "Makamında vuracağım ona göre kendinden kolla beni" edim. Abi, birşey söyleyeyim mi sana..
ÖZDAĞ: Bir aptallık daha yaptılar.. Benim yanıma göndermeye kalktılar.
GÜRSEL: Senin yanına değil mi abi; hı.. Orada ölsün değil mi abi? Abi bak, ben burada kurulu düzeni dün bozdum. Bozulduktan sonra Burhanettin beni aradı. Bozuldu abi, tezgahı ben bozdum abi..
ÖZDAĞ: Dediler ki, Hakan Çillioğlu.. "Sakın" dedim, "Almayın..". Dediler ki, "Başsavcının emri var". "Olsun" dedim, "Başsavcıyı arıyorum, sakın almayın" dedim. Başsavcıyı aradım, Ferzan Bey'i, "Kusura bakmayın, ben adamı alamam.. Onu tanıyorum.. O odam oraya girerse, battaniyeye sarılı çıkar" dedim. "Tamam Mahir" dedi, "Söyle kapalıcılara, onu Topal'ın olduğu yere koysunlar.." dedi.. Topal'ın oğlu yattı ya bir ara...
GÜRSEL: Evet evet..
ÖZDAĞ: Ben aradım cezaevini, "Oğlum" dedim, "Bak alınmayın ama, kapalıyı da uyarın, onu Topal'ın çıktığı yere koysunlar" dedim, C-19'a ne gerek var? Orada çakal muamelesi görürdü, idarede tuvalete giderken üç saat kapı çalardı, altına sıçacak duruma gelirdi, orada ufalır ufalır dururdu. Şimdi C-19'da da problem çıkarır o...
GÜRSEL: Çıkartacak..
ÖZDAĞ: Ya, sen bana bak.. Allahıma kitabıma sana net birşey söylüyorum, o Bayrampaşa var ya, Allahına dua etsin orada bir Kenan Ali Gürsel var, bir delikanlı var...
GÜRSEL: Evet, evet..
ÖZDAĞ: Ben bunu açık ve net söylerim, gerekirse Ferzan Çitici'nin önünde de söylerim. Yani o cezaevini idare mi yönetiyor? Bok yönetiyor idare, ne idaresi yav!!
GÜRSEL: Maaşı alanlar onlar, cezaevini yöneten benim abi.
ÖZDAĞ: Yani memleket biliyor, bu çakal bilmiyor mu? Ben onun yüzüne tükürmezsem namerdim..
GÜRSEL: Abi, o bana bir kelime sarfetti. Bu birinci değil, bunu ikinci de yaptı üçüncü de yaptı.. Ben bunun birincisini Hasip beyin hatırı için affettim. İkincisi Nevzat beyin hatırı için affettim. Üçüncüsünü de senin için affedeyim. Dördüncüsünde de abi öldüreyim...
"BENİM İÇİN AFFET"
ÖZDAĞ: Tamam, bak üçüncüsünde benim için affedecen.. Bak şimdi, ara; de ki, "Seni üçüncüde de Mahir abi adına bağışladım, azat ediyorum"..
GÜRSEL: Ben abi, onu arayıp kendimi küçük düşürmem abi..
ÖZDAĞ: O senden korkuyor arayamaz..
GÜRSEL: Korkacak.. O benim yanıma gelecek koğuşa ha.. Onlar zannediyor ki, benim silahım yok. Benim A kapısında bile silahım var. A kapısında!
ÖZDAĞ: Bak senin gözlerinden öpüyorum, benim hatırım yok mu senin yanında ya..
GÜRSEL: Abi karı satıyor bunlar burda ya..
ÖZDAĞ: Sen bir büyüklük yap, canımsın..
GÜRSEL: Abi, bu yapar abi be..
ÖZDAĞ: Yaparsa ben sana birşey demiyorum artık... Canımsın bak, seni büyütüyorum, büyüksün
GÜRSEL: Ben burda adaletsizlik yapmıyorum, yolumu bulmanın peşinde değilim, çakallık yapmıyorum. Bir şartla affederim onu. Tükürmek değil, senin elini öperse affederim onu...
ÖZDAĞ: Öpecek; söz veriyorum sana. İstersen senin yanında da yüzüne tüküreceğim...
GÜRSEL: Bu el öpme sonraya kalmasın..
ÖZDAĞ: Pazartesi mesaiye gelecem. Çağırtacam, elimi öptürecem senin gözünün önünde..
GÜRSEL: Şimdi arıyorum abi..
ÖZDAĞ: Sen aslansın.. Bu çakallar yüzünden moralini niye bozuyorsun yav?
HAPİSHANENİN YÖNETİMİ
GÜRSEL: Ben onları mı bunaltıyorum abi? Ben bu hapishanede her ay yüzbin dolar para yiyorum abi.. Daire satıp, daire yiyorum.. Kaldı, orda on tane daire kaldı.. Yok ya! Bu i... maaşı alıyor içeri girmiyor, hapishaneyi idare eden biziz abi!
ÖZDAĞ: Biliyorum..
GÜRSEL: Bu ayki maaşı da bana getirsin abi..
(Gülüşmeler)
ÖZDAĞ: Senin onun maaşına ihtiyacın mı var?!
GÜRSEL: Mahir abi, kurulu tezgahı bozdum abi. Yoksa Hakan Çillioğlu geberecekti abi..
ÖZDAĞ: Bak orda bozuldu bak.. O çakallar farkında olmadan yukarıdan aşağıya teslim edecekler. Yani Mahir Özdağ'ın yanında ölsün.
GÜRSEL: Zaten sana kuruluyor tezgah. Senin başın orda kopsun ki, Yusuf bey göreve başlasın. Oradaki ikinci müdürlerin hiçbiri senin dostun değil, Ahmet bey hariç...
ÖZDAĞ: Bak o konuyu daha güzel çözmüşsün..
GÜRSEL: Alaattin abi akıllı olmayan insana kardeş der mi abi? Anladın mı? Bunların sen o sloganlarını yeme. Adamlar beni sevmek zorunda değiller, sevmesinler.. Ben de hiçbirini sevmiyorum. Bir tek birinci müdürü seviyorum, Muharrem beyi..
ÖZDAĞ: Vallahi delikanlı adam..
GÜRSEL: Delikanlı adam.. Elini öpmezsem anam avradım olsun. Gelsin Yusuf bey, bir tane bacağına ateş ettirmeyenin anasını avradını... Ama benim ihtiyacım yok, Allah bana kanlı parayı nasip etmesin..
ÖZDAĞ: Amin cümlemizi..
GÜRSEL: Allah bana kanlı parayı nasip ettiği an, kafamı almayı nasip etsin bana!
ÖZDAĞ: Senin zaten o kanlı parada işin olmaz..
|