|
|
G.Saray'ın şirketi
Kulüplerin şirketleşmesi yıllardır konuşulur. Kurtuluş yolu da bu gösterilir. Kulüpler nasıl şirketleşecek? Ticari bir şirket kurup, kulüp tarafından işletilmesi realist bir düşünce değildir.
Türkiye'nin futbol kulüpleri değil, spor kulüpleri var. Dernekler Kanunu'na göre faaliyet gösterirler. Avrupa'da futbol kulüpleri var. Halka açık şirket olan bazı kulüplerin evrakları, borsalarda muamele görür.
5 yıl önce İngiltere dışında, kıta Avrupası'nda hiçbir kulübün borsada muamele gören hisse senetleri yoktu. İlk biz F.Bahçe'de başlattık. Çok iyi geliştirdik. F.Bahçe Futbol A.Ş. adlı şirketi kuruyorduk. F.Bahçe Futbol Şubesi'nin bütün varlıkları, futbolcu değerleri dahil bu şirkete devredilecekti. Şirketin % 35 hisse senetlerini borsada satışa sunacaktık. "Underwriting" yani garantili bir sistemle anlaşmıştık. 60 milyon dolar kulüp kasasına girecekti. Genel kurul işi komisyona havale edince, F.Bahçe ve Türk futbolu tarihi, büyük imkanı kaçırdı. 11 Mayıs 1997'deki kongrede, 1998'in şubatındaki seçim kongresinde bir daha aday olmayacağımı belirtmiş, görevimi noktalamıştım.
G.Saray bizim yapmak istediğimizi yapmak istedi. Ancak patlayan dünya ekonomik krizi borsaları altüst etti. Bizim modelimizi kopya etmeye hazırlanırken, ekonomik krizin borsaları altüst etmesi, G.Saray'ın bizim tarz şirket kurma planını suya düşürdü.
Çok bilmiş Mehmet Cansun
G.Saray zor durumda. Herkese borcu var. Televizyonlarda Mehmet Cansun'un çok bilmiş havalarını gülerek izliyorum. Dün Turgay Şeren'i okudum. Meğerse hiçbir şey bilmiyor, üstelik de yalan söylüyormuş. G.Saray'ın borcu bankalara... Kulübün, banka faizinin altından kalkması imkansız. Florya'daki arsaların parasal değeri yoktur. Çünkü orası yeşil alandır. Konut yapılamaz. İnşaat yapılamaz. Büyük Başkan Selahattin Beyazıt'ın kulübe kazandırdığı Riva arsaları borcun bir kısmını karşılayabilir.
Yöneticilik fedakârlık ister. F.Bahçe'nin borcu yok. Borç şahıslara, yani biz F.Bahçeliler'e... G.Saraylı yöneticiler, "Biz farklıyız" dediler. "Cepten vermeyiz. Bankadan borç alırız" dediler. Kulübü batırdılar. UEFA, önümüzdeki yıllarda bankalara büyük borcu olan kulüplerin dünya futbolundan ayıklanma sistemini getirecek. Yani G.Saray Avrupa'da büyük kulüp olmak şöyle dursun, kulüp olarak lisansları dahi iptal edilebilir.
Zaten kulüp batmışken, Faruk Süren'in getirdiği bu model, kurdukları şirketin % 42'sinin ABD şirketine satılması G.Saray'ın kurtuluşudur. Çünkü kulübün gelirleri borcu karşılamak için kafi değildir. ABD şirketinin G.Saray'a ortak olması G.Saray'ı istedikleri dünya futbolunun sahnesine sokabilir. Faruk Süren haklı. Borç batağından kurtuluş ABD'li şirketle ortaklıktır. O ortaklık yıllar sonra G.Saray'ın imajını da, büyük kulüp olma sevdasını da Avrupa ve dünya futboluna taşıyabilir. Turgay'ın dediği, başkanına 'Neron', asbaşkanına 'Yalancı', yönetimine 'Kulübü batırdılar, perişan ettiler' düşünceleri doğruysa, kulüp ya ABD'li şirketle ortak olacaktır. Ya da kongre üyeleri 20 Kasım'da ellerini ceplerine atıp çok bilmiş Cansun'un ve arkadaşlarının kulübü borca sokmalarından ortaya çıkan parayı toplayacaklardır. Kongrenin Süren'e "Evet" demesi kulüp için kötünün iyisidir.
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|