kapat

11.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Bir deniz macerası

Düşününüz... Boş bir yolda arabanıza kurulmuş belli bir hızla gidiyorsunuz. Sağınızda birbiri ardına park etmiş araçlar var.

Birden onlardan biri önünüze fırlıyor. Öylesine ki, size fren yapıp durma imkanı vermeden... Bindirmeniz an meselesi... Var gücünüzle frene asılıyorsunuz. Ve araba altınızda kaymaya başlıyor...

Yine düşününüz... İçinde bulunduğunuz araba, hızla denize doğru yaklaşıyor. Göz göre göre Boğaz'ın sularına doğru gidiyorsunuz. Stop etmiş motorda frenler tutmuyor. Görünürde size engel olacak birşeyler yok. Kıyıdaki birkaç balıkçı, birkaç genç arabayı tutmaya çalışıyorlar. Ama mümkün mü?

Ve nihayet düşününüz... Arabanız sulara gömülüyor. Pencereyi otomatiğe basarak biraz aralamayı akıl ediyorsunuz. Ama sular içeri girer girmez, elektrik donanımı stop ediyor, pencereniz bir karış aralıkla kalıyor.

Tek yapacağınız, can havliyle o aralıktan çıkıp kendinizi 20 metre derinlikten sulara bırakmak... Öyle yapıyorsunuz. Biraz sonra su yüzündesiniz: buz gibi suda bayılmak üzere, tam bir şok içinde... Millet "aa, kadın kurtuldu" diye bağırıyor. Ve birkaç kişi sizi çıkarmak üzere suya atlıyor...

İşte Deniz Adanalı tüm bunları yaşadı. Bir öğlen vakti, eski patronu Vitali Hakko'nun Yıldız Şale köşkündeki sergisi dolayısıyla verdiği yemeğe yetişmeye çalışırken, başına bunlar geldi.

Adanalı benim geç tanıdığım dostlarımdandır. Ama ne demişler: geç olsun da güç olmasın... Onda az insanda gördüğüm erdemler bulurum; inanılmaz bir enerji, bitmeyen bir mücadele hevesi... Ülke sorunlarıyla yakından ilgilenme, haksız, yanlış, ters bulduğu her olayda, bir tür sivil örgütlenmeye gereksinme duyan her felakette veya yanlışlıkta mutlaka birşeyler yapma, bir kampanya başlatma, kendisi gibi düşünenleri biraraya getirip sonuçlar alma isteği ve iradesi... Siyasal, toplumsal, çevreci, demokratik, özgürlükçü hertürlü girişimin başında gönüllü olarak yer almaya hazır olan ve de alan Deniz Adanalı...

İşte bu Deniz Adanalı ölümlerden döndü. Biz dostlarının yüreğini ağzına getirerek... Ama yine kendisine yakışır biçimde iradesini ve gücünü sonuna dek kullanarak, mücadele ederek.. Ondan teslim olmayı bekler miydiniz?

Bu işin tek yararı oldu; onu ne denli sevdiğimizi belirtmek fırsatı bulduk. Ziyaret ettiğim evi çiçek bahçesi gibiydi. Telefonlar ise durmuyordu. "Arkamdan ne güzel bir yazı yazardın" diyerek dalga geçti. Ben ise bu yazıyı arkasından değil, o hayattayken yazabildiğime son derece memnunum.

Ya o araba? Sorumsuzca yola fırlayarak bir hayatı tehlikeye atan o beyaz araba ve onun milletçe sahip olduğumuz trafik sorumsuzluğunun eşsiz bir örneği olan sahibi? Deniz işin peşini bırakmamış, araştırıyor. Umarım bulunur da, ceza almaz gerçi (yasalar elvermiyor) ama şöyle hep birlikte onu bir güzel haşlarız!...


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır