BÜYÜK Önder Atatürk'ün vasiyetiyle 1925'te, Haseki'de kurulan Türkiye'nin ilk hemşirelik okulunun kapatılma girişimlerini eleştiren yazımız üzerine, bizi çok duygulandıran mektuplar aldık. Kızılay Özel Hemşirelik Lisesi Mezun ve Mensupları Derneği adına Doğan Kasadolu şunları yazdı:
"KIZILAY Hemşire Okulu'nun kapanmaması mücadelesinde bizleri yalnız bırakmıyorsunuz. Sağolun, varolun.
İNŞALLAH bu mücadelemizi sonuna kadar takiple, sizlerin de büyük katkılarıyla başarıya ulaşacak, Atamız'ın vasiyeti ve emaneti olan güzel okulumuz, güzel nesilleri yetiştirmeye devam edecektir. Herşey gönlünüzce olsun. Bir kez daha SABAH-İSTANBUL'a tüm okul mezun ve mensupları adına teşekkür ediyorum."
BİZ de Sayın Kasadolu'ya duygu yüklü satırları için teşekkür ediyoruz. Lisenin 1956, 1968, 1992, 1983 ve 1987 mezunları adına Sayın Yüksel Kangiray'dan da şu faksı aldık:
"YAZINIZ Kızılay mezunları olan biz hemşireleri çok duygulandırdı ve yüreklendirdi. Okulumuza sahip çıkmanız ve gösterdiğiniz duyarlılıktan dolayı sizi kutlarız."
YAZIMIZDA, Atatürk'ün emaneti olan okulu rahat bırakmalarını istediğimiz Kızılay üst yönetimi, genel kurulu bile beklemeden istifa etti. Böylelikle okulun rant hesaplarına kurban edilmemesi için çabalayanların önünden, büyük bir engel kalkmış oldu.
BİR kez daha hatırlatalım: Bu okulun bulunduğu köşke, Türk kadınının onur ve çağdaşlık simgelerinden Halide Edip Adıvar, eşi Dr. Adnan Adıvar'la evlendiği zaman gelin gitmişti. Köşkün bulunduğu yerin adını taşıyan "Sinekli Bakkal Sokağı" başta olmak üzere, bir çok önemli eserini burada kaleme aldı. Büyük Atatürk'ün telkinleriyle Halide Edip, "hemşire okulu" olarak kullanılmak üzere köşkü Kızılay'a hibe etti.
1925'ten beri sağlık ordumuza nice aydın, Atatürkçü, çağdaş, yüreği insan sevgisiyle dolu hemşireler yetiştirmiş olan bu okulu kapatmak isteyenler, Kızılay yönetiminden çekilmiş gibi görünüyor. Ama önemli olan kişiler değil zihniyet. Genel Kurul'da Kızılay'ın o zihniyetten tamamen arındırılıp tertemiz, bembeyaz bir sayfa açacağına inanıyoruz.