Zor bir yıl geçiren turizmciler, turizm sektörünün öne çıkacağı yeni yüzyıla girerken, maddi sorunlar başta olmak üzere sektörün önündeki problemlerin çözüme kavuşturulmasını istiyor.
Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Ali Güreli ve Yönetim Kurulu üyeleri, önceki gün ziyaret ettikleri Cumhurbaşkanı Demirel'e, 22 sayfalık "Sektör Raporu" sundular. "Yeni milenyumun eşiğinde Türk turizminin duraklama dönemine girdiği, alınacak tedbirlerle yeniden yükselişe geçebileceği" vurgulanan raporda, "Türkiye'nin, daha hızlı karar alıp, uygulayan devlet-hükümet ve özel sektör yapısı ile hareket etmesi zarureti vardır" görüşü yer aldı. Raporda, sektörün önünü tıkayan sorunlar şöyle sıralandı:
* TANITIM: Bu alandaki en önemli üç sorun; "politikasızlık", "kaynak yetersizliği" ve "uygulamayı, hükümet değişikliklerinden etkilenmeden götürebilecek özerk bir yapının bulunmayışı"dır.
TURİZM İŞLETMELERİ: 1980'li yıllarda teşvikle yapılan tesislerin büyük bölümü yenilenme yatırımına ihtiyaç duyuyor.
MALİ SORUNLAR: Rakip ülkelerde sektöre uygulanan KDV oranları daha düşüktür. Bu da Türkiye'ye yüzde 5 ile yüzde 7.5 arasında fiyat dezavantajı sağlamaktadır. Kredi faizleri yüksek ve vadeleri kısadır. Sektörün sağladığı gelir dövizle olduğu halde ihracat geliri sayılmamaktadır.
ALTYAPI SORUNLARI: Başta Atatürk havalimanı olmak üzere, Türkiye'nin tüm turistik girişleri kapasite ve servis anlamında yetersizdir. Bu konudaki öncelikler sektörün görüşü alınmadan belirlendiğinden, yatırımlar sürse de yetersizlik ve ihtiyaç bitmeyecektir.
Turizm işletmeleri, "döviz getiren ihracatçı kuruluş" ve hizmetleri de "döviz getirici mal ve hizmet aracı" kapsamına alınmalıdır.
Konaklamaya yönelik modernizasyon, yenileme ve bakım için düşük faizli orta vadeli kredi imkanları yaratılmalıdır.
Turizm işletmelerinin faaliyetlerinin yılın belli zamanlarda yoğunlaştığı dikkate alınmalı ve vergi/SSK primi ödemelerinde buna göre esnek bir yapılanma benimsenmelidir.
Sektörün kur makasından etkilenmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır.
KDV ve ayakbastı parası Türkiye'nin turizmdeki rakip ülkeleri oranına indirilmelidir.
Bankalar, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi sektörle daha yakın çalışmalıdır. İç turizmin geliştirilmesi açısından "Tatil Kredisi" yaygınlaştırılmalıdır.
Yabancı tur operatörlerine ve konaklama zincirlerine, Türkiye'de yatırımın özendirilmesi amacıyla, kamu arazilerinin tahsisinde sektörden olanlara öncelik verilmelidir.