kapat

02.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


En son ne zaman otobüse bindiniz?

Türkmenistan'ın en büyük bayramı "27 Ekim Bayramı." Geçen hafta bu bayramın "sekizincisi" kutlandı... Bağımsız devlet olmanın sekizinci yılı...

Bayram nedeniyle "Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda" bir tören yapıldı.

Törene "Bakanlar" katıldılar.

Tabii "üst bürokrasi" de.

Türkmenistan'da iş yapan Türk müteahhitleri de.

Sonra "din adamları."

Törene "Hocaefendi de" davetliydi, "Papaz" da.

Devlet Başkanı Türkmenbaşı, bayram konuşmasında bazı "mesajlar" verdi.

İlk mesaj salonda bulunan yöneticilere:

- Dürüst olun... Ahlaklı olun.

İkinci mesaj tüm Türkmenler'e:

- Çalışın... Daha çok çalışın.

Üçüncü mesaj, din adamlarına:

- Din işi farklıdır, devlet işi farklı.

Sıra geldi Türkiye'den bahsetmeye...

***

Türkmenbaşı "Türkiye'yi ovdü."

'Türk müteahhitlerini" ovdü.

Ve sözü "Türkmen gazı konusuna" getirdi:

- Türk ocaklarında Türkmen gazı yanacak... Türkiye istese de yanacak, istemese de...

Türkmen dilinde ocak, "ev... Aile" anlamında kullanılır.

Bizde de öyle değil mi?

"Ocağı batmak... Ocağı kör kalmak... Ocağına darı ekmek... Ocağına incir dikmek... Ocağı sönmek" Anadolu'da yaygın olarak kullanılan deyimler.

***

Törenin sonuna doğru...

Türkmenbaşı, Bakanlar Kurulu üyelerine döndü:

- Türkmen halkı ne durumdadır? Biliyor musunuz?

Bakanların bir kısmı "biliyoruz" anlamında başlarını salladılar.

Bir kısmı da "sözün sonu nereye varacak" diye beklemeye başladılar.

Türkmenbaşı:

- Sabah halk işine nasıl gidiyor?.. Trafik sıkışık mı, değil mi?.. Halk ne yiyor, ne içiyor?.. Mutlu mutsuz mu?.. Halk, kendi arasında ne konuşuyor?.. Bunların farkında mısınız?

Türkmenbaşı devam etti:

- Otobüse en son ne zaman bindiniz?..

Ve sonra "Polis Müdürü'ne" döndü:

- Hepsinin (Bakanların) makam otomobillerinin plakalarını al... Trafiğe bildir... İşe gidiş saatlerinde makam otomobiline binmesinler... Otobüsle gitsinler... Eğer makam otomobiline binen olursa... Emrediyorum... Polis, otomobilin kontak anahtarını alsın.

***

Türkmenbaşı, Polis Müdürü'ne "emir verirken" şakacı bir tavır sergiledi.

"Sert mesajı" gülücüklerle süsledi.

Ama "kararı" kesindi:

- Bakanlar otobüse binecek.

***

Büyük sorumluluk yüklenen insanlardan bir makam aracı esirgenemez.

Ayrıca onların "zamanları" çok değerli.

Bu zaman "belediye otobüslerinde" tüketilmemeli.

Ama bir de "madalyonun tersi" var...

Yönetici halktan kopuk mu, değil mi?

Dilerseniz şu soruya teker teker hepimiz yanıt verelim:

- Belediye otobüsüne en son ne zaman bindik?

***

76 yıl önce... 28 Ocak 1923'te, TBMM'de (gizli oturumda) Müdafaai Milliye Vekili Kazım Paşa konuşuyor:

- ..... Sorunlar çözülecektir... Çarık giyeceğiz, kuru ekmek yiyeceğiz... Ama bu işi halledeceğiz.

Sonra Erzurum Milletvekili Salih Efendi söz istiyor:

- Paşam buyurdunuz ki çarık giyeceğiz, kuru ekmek yiyeceğiz, bu işi halledeceğiz... Fakat siz otomobillerde keyfiniz yerinde iken, diğeri çarığı da kaybetmiştir... Bu böyledir... Bunlar zapta geçsin.

***

Sahi, pazara... Salı pazarı da olabilir, bitpazarı da... En son ne zaman gittiniz?

Otobüse en son ne zaman bindiniz?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır