


Tehlikeli virajlar
Kaplumbaða hacca gitmeye karar vermiþ... Ve yola koyulmuþ... Az gitmiþ, uz gitmiþ... Dere tepe düz gitmiþ... Altý yaz, bir güz gitmiþ.. Ama bir türlü Kabe'ye ulaþamamýþ.
Birisi "ulaþamazsýn tabii" demiþ:
- Sen bu çarpýk bacaklarla hacca nasýl gidersin kaplumbaða kardeþ?
Kaplumbaða yanýt vermiþ:
- Varmasýna varacaðým da... Geçtiðim bazý köylerin, yaramaz çocuklarý, ikide bir, beni sýrt üstü çevirmeseler... Zaman kaybetmesem... Hacca ulaþacaðým.
Bizim "demokrasiye ulaþým projemiz" de öyle.
Gidiyoruz, gidiyoruz...
"Hedefe" yaklaþýyoruz.
"Birileri" çýkýyor.
Bir "tuzak" kuruveriyorlar.
***
Dün Mesut Yýlmaz'la "üç parti" görüþtük.
Önce, Meclis'in ikinci katýndaki odasýnda çay içtik.
Sonra Meclis lokantasýnda yemek yedik.
Ardýndan...
Kahve için yine odasýna geçtik.
Mesut Bey "üç konuþmada da" ayný sözleri tekrarladý:
- Olacak... Mutlaka baþarýlacak.
Yýlmaz'ýn "olacak... Baþarýlacak" dediði "demokrasi."
"Yarým" deðil, tam demokrasi.
ANAP liderine katýlýyoruz.
Gerçekten de "olacak."
Yeter ki "tuzakçýnýn tuzaðýna" düþmeyelim.
***
Mesut Bey'e "büyük senaryoyu" sorduk:
- Üç kez Baþbakanlýk yaptýnýz... Þimdi koalisyon ortaðýsýnýz... Ýstihbarat falan geliyordur... Senaryo nedir?... Yani Kýþlalý'nýn katledilmesini falan fýrsat bilip... Haydi, ortalýðý biraz daha karýþtýralým... Haydi, askeri tahrik edelim... Sayýn Yýlmaz... Böyle bir senaryo... Bir oyun mu var?
Soru uzun.
Yanýt ise çok kýsa:
- Bu tutmaz.
***
Türkiye "bu filmi" defalarca seyretti.
Mesut Bey'in deyimiyle bu defa "tutmaz."
Ama "ya tutarsa" diye düþünüp, ayný oyunu yine sahnelemek isteyenlere ne demeli?
Yýlmaz:
- Zamaný ters... Tutmaz.
Senaryocu, bir dönem "solculuk, saðcýlýk senaryosu" yazmýþtý.
O senaryonun "bedelini" ödedik.
Ardýndan "Sžnni, Alevi" senaryosu.
Derken "Türk, Kürt" senaryosu.
Bedel ödeye ödeye "demokrasinin deðerini" kavrayan toplum, bütün senaryolarý çöpe atýnca...
Senaryocu, yeni bir "tezgaha" yöneldi.
"Laik, antilaik" senaryosuna.
Bu senaryoyu da çöpe atmayý baþarmak zorundayýz.
***
Siyaset kurumu elbette "farklý görüþleri" seslendirecektir.
Demokrasinin "özü" de budur.
Ama "öyle konular" var ki...
Siyaset "karþý görüþ" öne süremez.
Çatlak ses çýkaramaz.
"Demokrasi" bu konularýn baþýnda geliyor. Siyaset tek ses olarak "demokrasi... Her þeye raðmen demokrasi" diye haykýrabilmeli.
Sadece siyaset mi?
Gýdasýný demokrasiden alan "herkes... Her kesim... Her odak."
***
Veda ederken Mesut Bey'e sorduk:
- Bulanýklýk ne kadar sürer?.. Ortalýk ne zaman durulur?
Þu yanýtý bekliyorduk:
- Merak etme... Uzun sürmez.
Ama Yýlmaz "beklemediðimiz" bir yanýt verdi:
- Ne durulmasý?.. Artacaðýndan endiþe ederim.
Mesut Bey "bir þeyler biliyor ki" böyle konuþuyor.
Demek, senaryocu "yeni tezgahlarýn" peþinde. Demek önümüzde "tehlikeli virajlar" var.
Aman dikkat!..