kapat

28.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Bu eziyet değil de nedir?...

Bulgaristan burnumuzun dibi... 500 yıllık tarihi ilişkimiz mevcut... Vatandaşlarından bir kısmı Türk asıllı... Ayrıca da komşu kapımız...

Orada yaşayan ailelerin çoğu çeşitli nedenlerle parçalanmış, bir kısmı Bulgaristan'da yaşıyor, bir kısmı da burada... Ama iki yakada da yaşayan soydaşlarımızın bir takım dertleri hala halledilmemiş durumda.

Bakın, Karadeniz Ereğlisi'nden bana yazan Bulgaristan göçmeni İlter Önder ne diyor; "Sayın Vardar, ben 1989 yılında sürgün sonucu Türkiye'ye gelmek zorunda kalmış bir göçmenim. Doğal olarak ailemiz de parçalandı. Tabii ki sizin birleştirmenizi falan bekleyecek değilim. Ama şu tuhaf duruma ne dersiniz?... Kimi kimi şikayet edeceğimi bilemiyorum.

Problemimiz şu ki, benim büyükbabam ve babaannem bizi ziyarete gelemiyorlar. Türkiye Burgaz Konsolosluğu evli çiftlerden sadece birine vize veriyor ve çiftlerden biri Türkiye'den dönmeden diğeri vize alamıyor. Uygulamanın sebebi belli; vize ile gelenlerin kalmasını engellemek... Ancak 70 yaşını aşmış iki ihtiyar Türkiye'de kalır da ne yapar?... Bu insanlar dünya gözüyle bir daha kardeşlerini, çocuklarını, torunlarını göremezler mi?... Bu onların en doğal haklarından biri değil mi?... Ki diğer yandan 1000 DM veren herkes kaçak yollardan Makendonya ve Romanya üstünden Türkiye'ye giriş yapıyor. Ancak kocası olmuş olan bir emekli çocuğunu ziyarete gelemiyor. Çünkü gelmesi için ya evlenmesi ya da kendine bakamayacak durumda olması gerekiyor. Bu konuda yapabileceğim tek şey size yazmaktı. Konsolosluk görevlilerinin insanlara nasıl muamele yaptığı da ayri bir konu..."

Söyleyin şimdi bu adamlar ne yapsınlar?... Bu soydaşlarımız kimi kime şikayet edecekler?... Uygulanan politika ne politikası, bu politikayı kim karalaştırmış?... Kararlaştırılan bu politika insanlık kurallarını hiçe sayıyor mu, saymıyor mu?... Bir ilgilenen varsa, lütfen bana haber versin.

Enteresan bir teşekkür ilanı!

Önceki gün bana gelen enteresan bir teşekkür ilanını!... sizlere okutmak istiyorum. Yorumu yapacak olan ben değilim. Anlayan anlayacaktır.

"ORDU YARDIMLAŞMA KURUMUNA
17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve tüm ülkeyi yasa boğan deprem felaketinde Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun iştirak halde bulunduğu; OYAK İnşaat tarafından gönderilen iş makineleri sayesinde enkaz altında kalan sevdiklerimizi ve mallarımızı kurtarabildik, OSMAN Tır Filoları sayesinde nakliye problemimiz çözüldü, TUKAŞ Konserve Sanayinin gönderdiği konservelerle gıda ihtiyacımız giderildi, OYAK kredi bölümünün verdiği faizsiz krediler sayesinde üyelerini nakit sıkıntısında bırakmadı, bunun yanında OYAK-RENAULT, ESBANK OYAK MENKUL DEĞERLER, OYPA vb. işletmeler tarafından yapılan yardımlar sayesinde biz depremzede OYAK mensuplarının acılarını hafifletmiş ve büyük moral vermiştir. ORDU YARDIMLAŞMA KURULUNA TEŞEKKÜR EDERİZ...

Gölcük Oyak Mensupları"

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır