Orada yaşayan ailelerin çoğu çeşitli nedenlerle parçalanmış, bir kısmı Bulgaristan'da yaşıyor, bir kısmı da burada... Ama iki yakada da yaşayan soydaşlarımızın bir takım dertleri hala halledilmemiş durumda.
Bakın, Karadeniz Ereğlisi'nden bana yazan Bulgaristan göçmeni İlter Önder ne diyor; "Sayın Vardar, ben 1989 yılında sürgün sonucu Türkiye'ye gelmek zorunda kalmış bir göçmenim. Doğal olarak ailemiz de parçalandı. Tabii ki sizin birleştirmenizi falan bekleyecek değilim. Ama şu tuhaf duruma ne dersiniz?... Kimi kimi şikayet edeceğimi bilemiyorum.
Problemimiz şu ki, benim büyükbabam ve babaannem bizi ziyarete gelemiyorlar. Türkiye Burgaz Konsolosluğu evli çiftlerden sadece birine vize veriyor ve çiftlerden biri Türkiye'den dönmeden diğeri vize alamıyor. Uygulamanın sebebi belli; vize ile gelenlerin kalmasını engellemek... Ancak 70 yaşını aşmış iki ihtiyar Türkiye'de kalır da ne yapar?... Bu insanlar dünya gözüyle bir daha kardeşlerini, çocuklarını, torunlarını göremezler mi?... Bu onların en doğal haklarından biri değil mi?... Ki diğer yandan 1000 DM veren herkes kaçak yollardan Makendonya ve Romanya üstünden Türkiye'ye giriş yapıyor. Ancak kocası olmuş olan bir emekli çocuğunu ziyarete gelemiyor. Çünkü gelmesi için ya evlenmesi ya da kendine bakamayacak durumda olması gerekiyor. Bu konuda yapabileceğim tek şey size yazmaktı. Konsolosluk görevlilerinin insanlara nasıl muamele yaptığı da ayri bir konu..."
Söyleyin şimdi bu adamlar ne yapsınlar?... Bu soydaşlarımız kimi kime şikayet edecekler?... Uygulanan politika ne politikası, bu politikayı kim karalaştırmış?... Kararlaştırılan bu politika insanlık kurallarını hiçe sayıyor mu, saymıyor mu?... Bir ilgilenen varsa, lütfen bana haber versin.
Enteresan bir teşekkür ilanı!
Önceki gün bana gelen enteresan bir teşekkür ilanını!... sizlere okutmak istiyorum. Yorumu yapacak olan ben değilim. Anlayan anlayacaktır.