


Fatih Hocama açık mektup...
Çok üzüldüm, gerçekten çok üzüldüm Fatih Hocam.. Sen de üzülmedin mi?..
Bu futbolu oynayan, bu golleri atan takımın puan cetvelinin son sırasında olması seni kahretmedi mi?..
İnanın sabaha kadar uyuyamadım öfkemden..
Galatasaray, yıllardır Şampiyonlar Liginde.. Chelsea maçı dışında, hep belli düzeyde oynadı. Karşısına dünyanın en iyi klüp takımları çıktı. Sonuçları geçin.. Hepsi ile başabaş oynadı.. Futbol düzeyinin dünyanın en iyi klüp takımları ile ayni olduğunu kanıtladı.
Artık bütün dünya kabul etti ki, Galatasaray dünyanın en iyi 25 takımından biridir!..
Buna rağmen, özlenen, beklenen tabela başarısına ulaşamadı..
Neden?..
Şimdi oturup oto eleştiri yapma zamanı Fatih Hocam!..
Sor bakalım kendi kendine "Ben nerde yanlış yaptım" diye..
Ben de sana biraz yardım edeyim!..
***
Libero Popescu ile stoper Popescu arasındaki Himalayalar kadar futbol ve oyuna katkı farkını Chelsea ve Herta maçlarında gördün herhalde hocam..
Dünyanın en iyi liberolarından biri elinde iken onu niye ısrarla stoper oynattın hocam..
Tandem stoperinde mutlak olması gereken vasıf sürat.. Bunu bile bile ağır Popescu'yu ısrarla stoper oynatıp, hem onu, hem takımı yakmadın mı hocam?..
***
Tandem oyun için iki hızlı ve iki çok az bireysel hata yapan stoper gerekir..
Dünyada seninkiler kadar bireysel hata yapan stoper var mı?..
Bülent.. Vedat.. Fatih.. En son Capone ve Popescu.. Bireysel hataları ile kaç gol yedirdiler Galatasaray'a.. Kaç kez yaktılar..
Bu kadar bireysel hata yapan savunmayı, kademesiz, çizgide ofsayt taktiği ile oynatmak ve bir de savunmayı ilerde kurmak, intihar değil de nedir Hocam?..
Savunma ile kaleci arasına atılan her top, Tafferel'in kırmızı kartı dahil, dert olmadı mı?.
Chelsea senin çizgi savunmanı ne kadar kolay aşıp gollere ulaştı.. Kendileri bile inanmadılar bu kadar kolay gol buluşlarına..
Hikmet Chelsea'de değildi tabii.. Ayni taktik inadın yüzünden ayni pozisyonları lig sonuncusu Bursa'ya da verdin. Ama orada Murat atamadı.. Tek fark buydu iki maç arasında hocam..
***
Orta sahaya ağır adamlar koyup, o Allahın belası "hazırlık pasları" ile topu durmadan yan ve geriye oynatıp rakip savunmaya taktik olarak altın değerindeki toparlanma zamanı kazandırdın.
Bir takımın en zayıf anı, topu kaptırdığı andır. Allahın belası "Hazırlık paslı" futbol rakibe zayıf an bırakmadı..
Galatasaray'ın kontratak yapmasını, rakipler değil, ısrarla geriye gelip topu Popescu ve Capone'nin ayağından alarak, yana ve geriye oynayan Tugay ve Emre önlediler.. Bu kadar aleni soruna bir çözüm getirmediğin için takımın gol yolları tıkandı.
Chelsea maçının tüm günahı pres yapmayan, koşmayan, topu ısrarla yana ve arkaya oynayan orta sahada iken, ikinci yarıya çıkarken bu sahada değişiklik yapmayarak, hezimetin yolunu açtın. Herta maçında orta saha koşuyor, inanılmaz bir pres yapıp Herta'yı öldürüyordu ama top kapılınca gene Emre geriye gelip topu alıyor, hızlı atağı kesiyor, yan pasla akını öldürüyordu. 45 dakikayı böyle ziyan ettikten sonra, ikinci yarıda derinlemesine oynamayı düşünebildi orta sahan ve tabelaya 45 dakikada "4" rakamı yazıldı.
***
Hakan konusunda seni alkışlar ve alnından öperim hocam..
Hayatının en güzel topunu oynadı Hakan.. Herta'yı tek başına dağıttı.
Kendisine kalsa maça gitmeyecekti bile. Aldın zorla götürdün ve sahaya çıkardın hocam..
Chelsea maçının zavallı Hakan'ından bir hafta sonra, böylesine bir "Goleador" yaratmayı başaracak güçte bir adamsın Hocam..
***
Fatih Hocam,
Lütfen oto eleştirini yap.. Bunu başarırsan, ünün gerçekten Türkiye sınırını aşar, dünyanın en büyük isimlerinden biri olursun..
İki büyük zaafın var Hocam.. Bunları yok et..
Birincisi..
İnad ediyorsun Hocam.. Büyük adamlar, liderler inatçı olmazlar.. Eleştirileri dikkatle izler, kafalarında tartışır ve doğruları bulurlar.. En haince yazılmış eleştiriden bile "Ders" çıkarabiliyorsan Hocam, büyürsün.. Çok büyürsün..
İkincisi..
Duygusalsın Hocam..
Bazı futbolcularına öfkeleniyor, hatta kinleniyorsun.. Affetmiyorsun.. Onları ancak mecbur kalırsan kullanıyor, kalmazsan yok ediyor, öldürüyorsun..
Yapma hocam,
Kararlarında sağduyun rol oynasın, duyguların değil.. Bunların hepsi senin çocukların.. Onlar başardıkça sen alkışlanıyorsun görmüyor musun?.. Hem medya, hem tribünler her maçın önünde ve arkasında seni bağırıyor, seni alkışlıyor..
Yenilgilerin suçlusu ise onlar oluyorlar.
O zaman bu çocukların hepsine sevgi ile sarılman, hepsini Hakan gibi kazanman gerekmez mi?..
Fatih Hocam,
Eğer ders alabilmişsek, bu yıl kaybedilmiş sayılmaz.. Gelecek yıllar tarihi başarılara sahne olur.
Türkiye'de sana rakip takım yokken, şampiyon olmak seni zafer sorhoşu yapmasın.. Gerçek başarı seni Avrupa'da bekliyor hocam..
Ancak orda başarırsan olursan "Başarılı" olursun..
Eylem ve söylemlerinle bana yanıt vermeye çalışma hocam.. Gerek yok.. Ben senin dostunum.. Bunu artık herhalde en iyi sen biliyorsundur. Gözlerini Galatasaray komleksi ve nefreti ile doldurmuş insanların oyunlarına düşme..
Sağduyulu düşün.. Sağduyulu yorumla, sağduyulu uygula..
Zafer yolları ardına kadar açılacaktır.
Beni hem coşturan, hem kahreden zaferini bir kez daha kutlar, gözlerinden öperim..
Takımı UEFA'ya, oradan da "Altın Günlere" taşıyacağına inanıyor ve alnından öpmeye hazırlanıyorum Hocam!..
Hoşça kal!..