kapat

28.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Cadı kazanı..

Türkiye yıllarca birbirine söven siyasetçilerden çekmişti. Bu cadı kazanına şimdi yüksek yargının başındakiler de düştü.

Allah sonumuzu hayır eylesin!

Ankara'daki arkadaşımız Nuri Kayış, son zamanlarda "militan hukukçular"ın çoğalmaya başladığını ve bunun ülkeyi sıkıntıya soktuğunu yazdı.

Sıkıntıyı doğuran yanlışı bu hukukçular nerede yapıyor?

"Coşkulu vatan-millet sevgileriyle hukukun temel ilkelerine uymak arasındaki dengeyi kuramadıkları noktada.."

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın yanlışı da burada doğuyor.

Savaş şunu dedi:
"Teröristlerin eylem yapmadan yakalanmaları, faili meçhullerin aydınlatılması ve yasadışı örgütlerle gerçekten mücadele edilmesi isteniyorsa, terörle yüz yüze gelmiş çağdaş ve demokratik ülkelerin bu konuda yaptığı yasal düzenlemeleri yapmaktan başka çare bulunmamaktadır."

Savaş'ın yanlışları
Haklı olabilir.. Ama şu var:

Bu önerinin hayata geçirilmesini sağlayacak yasaları parlamento yapacaktır.

Siz parlamentoyu ve siyasetçileri toptancı bir anlayışla hıyanet ölçeğinde bir gafletin tutsağı olmakla suçlarsanız, kendi önerilerinizi sabote etmiş olursunuz.

Savaş bu yanlışı yapmıştır.

Parlamentonun bu önlemlerin bir tekini bile aldırmayacağını ve bu yüzden terörün artarak devam edeceğini söylemiştir.

Bu önyargıdan hareketle "Kalkın ey ehli vatan" edasıyla doğrudan millete çağrı yapması ise yanlışına tüy dikmiştir.

Cumhuriyet'e yönelen tehditler, demokrasiyi gözden çıkarmamızı gerektirecek ölçüye mi dayandı?

Oysa 28 Şubat süreci, temel eğitim reformu, Refah Partisi'nin kapatılması ve Apo'nun yakalanarak PKK kalkışmasının söndürülmesi, tam aksine Türkiye'nin dinci ve bölücü terör karşısında aktif bir savunma kararlılığı içinde olduğunu kanıtlıyor.

Siyasetin yanlışı
Yaratıcı arayışlara yeteneği olmayan Türk siyasetçisi gerginliği ve kavgayı seviyor. Çünkü bu hava, çıkarlarına uyan özürlü demokrasinin devamını sağlıyor.

Korkarız ki partiler Vural Savaş'ın üslup yanlışını bahane ederek önerilerini hiç dikkate almayacaklardır.

Hakim kararı olmadan telefonların dinlenmesi ve terör mahkumlarının askeri cezaevlerine kapatılması kabul edilemez ama öteki önerileri tartışılmaya değerdir.

Mesut Yılmaz "Laik devlet, her mütedeyyin vatandaşını tehdit olarak görmekten vazgeçmelidir" dedi.

Bu söz, Vural Savaş'ın dediklerine cevap olamaz. Kimse itikat sahibi insanları tehdit olarak görmüyor.

Konuşulan dinci terördür.

Din devleti kurmak hayali ile örgütlenen, cinayet işleyen teröristlerdir.

Vural Savaş'ın yanlışlarını oy avcılığı için sömürmek, uçurumdan atlamaya karar vermiş bir adamın bu iş için son model, pahalı bir araba edinmeye çalışmasına benziyor.

Bıktık artık, oynamayın!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır